“Örgütlü toplum” korkusu ve derneklere kayyum

Sevgili okurlarım, artık iş çığrından çıktı, iktidar kendine muhalif olabilecek bütün kesimleri bir bir nokta atışlarıyla vurmaya başladı.

Medyayı bitirdi, yargıyı bitirdi, üniversiteleri bitirdi, sendikaları bitirdi, meslek odalarını bitirdi, belediyeleri ve siyasi partileri kıskaç altına aldı, şimdi sıra “demokratik kitle örgütlerine” yani “derneklere” geldi.

Kafaya koydu, dernekleri “sivil toplum örgütü” olmaktan çıkarıp, “devlet dairesi” haline getirecek.

Bunu nasıl yapacak?

AKP, 2020’nin son günlerinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne “Kitle İmha Silahlarının Önlenmesine İlişkin Kanun” adı altında bir yasa önerisi sundu. 

“Torba yasa” taktiğiyle…

“Torba yasa” kurnazlığıyla…

İşte bu “torba yasa” içinde, “derneklerle ilgili yeni düzenlemeler” de vardı.

Tabii, anlatmaya gerek yok, bu yasa jet hızıyla geçti.

Derneklerle ilgili nasıl bir düzenleme yapıldı?

Herhangi bir dernek yöneticisi hakkında, dernek faaliyetleri kapsamında “terör soruşturması” açılırsa, tüm yönetim kurulu görevden alınabilecek, kayyum atanabilecek, mal varlığına el konabilecek.

Özü bu.

Ve buna cumhurbaşkanı veya içişleri bakanı, yani tek bir kişi karar verebilecek.

AKP iktidarının, muhaliflerini her fırsatta “terörist” veya “casus” ilan ettiği bir dönemde bu yasal düzenlemenin yapılması, sağduyu sahibi herkesi endişelendiriyor.

Bir de dikkat edin, “mahkeme kararı olursa” demiyor, herhangi bir dernek yöneticisi hakkında “soruşturma açılmasını” yeterli görüyor.

Türkiye’de bundan kolay ne var?

Ülkemizde yaratılan şu siyasal iklimde, “teröristlikle” ve “casuslukla” suçlanamayacak ve “hakkında soruşturma açılamayacak” kaç kişi var?

Kabul edilemez bir şey bu.

Bir derneğin çalışmalarını ve yöneticilerinin görüşlerini “AKP çizgisine” aykırı mı buldun…

Veya buna da gerek yok, bir dernek ve yöneticileri talep edilmesine rağmen AKP’ye destek olmuyor mu…

Hemen uyduruk bir suç duyurusu ve açılan bir soruşturma ile o derneğin işini bitirecekler.

Yönetim görevden alınıp kayyum atanacak ve kayyum, derneğin yeni yönetimini “AKP çizgisindeki isimlerden” belirleyecek.

“Dernekler de artık devlet dairesi gibi olacak” demem, bundan…

Yargı, “yok” sayılıyor

Sevgili okurlarım, dernek nedir, vakıf nedir, bütünüyle “sivil toplum örgütü” nedir, iyi bilirim.

Zamanında dernek ve vakıflarda görev almayı, “topluma hizmet aracı” olarak gördüm ve gereğini yaptım.

Artık derneklerden çekildim, vakıf mütevelli heyetlerindeki varlığımı sürdürüyorum.

Derneklerde bir dizi “denetim mekanizması” vardır.

“İç denetimi” vardır, yönetim kurulunun yanı sıra “denetleme kurulu” da seçilir, bu kurul yönetimin çalışmalarını ve harcamalarını sürekli denetler.

İsteyen dernekler, kendilerini ayrıca “bağımsız denetçilere” de denetlettirebilir.

Daha ötesi, bütün dernekler il dernekler müdürlüğüne bağlıdır ve bu müdürlük tarafından Dernekler Yasası’na göre denetlenir.

Gelirleri, giderleri, bankadaki ve kasadaki paraları, kaç üyesi olduğu, üyelerinin kimlik bilgileri, çalışmaları, yardım alıp almadıkları, mal varlığının bulunup bulunmadığı… Aklınıza ne gelirse…

Bir dernek veya yöneticilerinden biri suç işlerse, yürürlükteki yasalara göre zaten gereken yapılıyor.

Bu son yasal düzenleme, yargıyı devre dışı bırakıyor, yargıyı “yok” kabul ediyor, direkt “idari bir kararla” derneği ve yöneticilerini cezalandırmaya kalkıyor.

Tamamen “Ben böyle istiyorum, ben istediğimi cezalandırırım” zihniyeti!

Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde, derneklerle ilgili böyle “keyfi uygulama” yoktur.

Dernekçiliğin özünde, “özerklik” ve “bağımsızlık” vardır.

“Sivil toplum örgütü” denmesinin de nedeni budur.

Demokrasi, “sivil toplumdan” beslenir.

Sivil toplum örgütleri ve demokratik kitle örgütleri, demokrasinin olmazsa olmazıdır.  

Örgütlenmek, örgütlenerek ortak görüş açıklayabilmek, böylece kamuoyu oluşturmak ve baskı grubu kurmak; demokratik bir haktır. 

Yapılan son yasa düzenlemesi, “örgütlenme özgürlüğünü” yok ediyor.

Mevcut örgütleri de kimliksizleştiriyor.

Türkiye, hızla “örgütsüz topluma doğru” sürükleniyor.

Çünkü örgütlü toplum, baskıcı rejimlerin en korktuğu şeydir.

Demokratik bir ortamı…

Özgür düşünen, soran sorgulayan, hak arayan, konuşan insanların yaşadığı bir toplumu, baskıcı rejimler kaldıramaz.

Son düzenleme bu nedenle yapıldı.

Sivil toplum örgütleri, “AKP kıstasları esas alınarak” ayıklanacak, bir bir avlanacak.

Biz, benzer uygulamaları daha önce de gördük.

12 Mart 1971’de… 12 Eylül 1980’de…

Anayasanın rafa kaldırıldığı, demokrasinin askıya alındığı o “karanlık” dönemlerde…

İyi de, o dönemlerin “adı” başkaydı.

Ya şimdi ne diyeceğiz yaşadıklarımıza?

Kapanan çıkış yolları

Toplumlar, sıkıntıya girdiklerinde bu sıkıntılı durumdan ancak “medya” ve “sivil toplum örgütleri” aracılığıyla düzlüğe çıkabilirler.

Bu, benim değil, sosyal ve siyasal bilimcilerin görüşü.

Bilim adamları; medya ve demokratik kitle örgütlerini, “topluma yol gösteren unsurlar” olarak değerlendiriyorlar.

Ülkemizde medya, çoktan ele geçirildi.

Bu son yasa düzenlemesiyle de, “sivil toplum örgütleri” sizlere ömür.

Yani toplumun “bütün çıkış yollarını” kapatıyorlar.

Bu, “kabul edilemez” bir durum.

Ülkemize yazık ediyoruz.

Söyleyeceğim bu!


  


     

   

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

bayraktarlı - kalemine yureğine sağlık, sorun yazdıklarını okuyacak ve anlayacak seçmen kitlesi,

seçmenin milletvekili seçme hakkı olmayan sisteme demokrasi diyorlar..

aynı yöntemleri deneyerek farklı sonuç elde edemezsiniz....

sorun seçim sistemi.çözümde seçim sistemi

liderler güçlü. seçmen magdur.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 14 Ocak 09:12


Anket Başiskele Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?