Reklamı Kapat

Git derdini Marko Paşa’ya anlat…

Marko Paşa, Rum kökenli bir Osmanlı paşası, bir tıp adamı ve Meclis-i Ayan üyesiydi.

Hastalarını uzun uzun dinler, dertlerine tıbbi yönden yardımcı olmakla birlikte onlara manevi huzur ve rahatlık verirdi.

Bu özelliği halk arasında yayıldı ve “yakınmayı dinleyecek muhatap olmadığını” anlatabilmek için; “Anlat derdini Marko Paşa’ya”deyimi halk arasında yaygınlaştı.

Devir Osmanlı devriydi ve “vatandaş” değil, “Padişah’ın kulları” vardı!

Padişah ve yakın çevresinin “halka hesap vermek” ve gönlünü almak gibi bir yükümlülükleri yoktu.

Zamanla Şahlık, Padişahlık ve Krallık dönemleri sona erdi.

İstisnalar dışında, hemen her ülke, Anayasal ve demokratik kurallara göre devlet düzenleri kurdu.

“HUKUK DEVLETİ” kavramı bu düzenin en temel koşuluydu.

Hukuk Devleti, “yönetimin halka hesap verdiği” devlet düzeniydi

 ve  “GÜÇLER AYRILIĞI” temel ilkesine dayanıyordu.

Yani; Yasama, Yürütme ve Yargı güçlerinin tek elde toplanmadığı, özellikle Yürütme’nin yani siyasi iktidarın Yasama ve Yargı denetimine tabi olduğu bir demokratik düzendi bu.

Gelelim asıl konumuza;

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçtiğimiz günden bu yana, “Ulus adına denetim görevi” olan TBMM’nin görev ve yetki tanımı değişti!

·       Milletvekillerinin Gensoru ve Sözlü soru önergesi” verme hakları ortadan kalktı! Üstelik, Bakanlar da “Meclis dışı” kişilerden oluşuyordu ve Meclis’te hesap verme koşulu da yoktu. Milletvekilleri yalnızca “Yazılı Soru Önergesi” verebilirlerdi!

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçildikten sonra, geçtiğimiz yılın ilk 6 ayına kadar Milletin vekilleri toplam 29 bin 218 yazılı soru önergesi vermişler. Ancak, 12 bin 771 soru önergesi yanıtsız kalmış!

Oysa, yasa gereği en geç 15 gün içinde koşulsuz yanıtlanması gerekiyor!

·       Meclis’in Cumhurbaşkanı’nı denetleme yetkisi yok. Çıkardığı Kararnameleri denetleme yetkisi de yok.

Yeni İç Tüzük’e göre;

Grup adına önerge veren bir milletvekilinin gerekçeyi açıklamak için konuşma süresi yalnızca 5 dakika!

·       Milletvekillerinin ve vatandaşların her türlü soru ve sorunları için başvurabileceği tek kurum CİMER-Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi.

·       Muhalefetin 2 bin 962 teklifi gündeme bile alınmamış!

·       TBMM’nin BÜTÇE’yi onaylaması ya da reddetmesi “YOK” hükmünde!

Oysa, GÜÇLÜ MECLİS düzeninde vatandaş, her türlü sorununun çözümünü öncelikle seçtiği Milletvekillerinden bekler ve isterdi.

Şimdi, Milletin vekillerinin “Yazılı soru önergeleri” bile yanıtsız kalıyor!

Vatandaş, 2013’den 2019 sonuna kadar “Kamu Denetçiliği Kurumu’na” 80 bin 535 başvuru yapmış!

 Bu sayı 2020’nin ilk 10 ayında 87 bin 144’e yükselmiş!

Yani, son 7 yılda yapılan toplam başvurudan daha fazla başvuru…

Vatandaşın yaşadığı sorunlarda bir patlama yaşanıyor!

Belli ki, vatandaşın yaşadığı sorunlara ne Meclis’te ne de Kamu Denetçiliği Kurumu’nda etkin bir çözüm bulunamıyor!

21. yüzyılın Türkiye’sinde yeni bir Marko Paşa mı aramalıyız?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Tayfun - Ben Merak ediyorum bu sözlerinizden padişah sözünü çekip CHP sözünü koysak ne değişirdi "Devir Osmanlı devriydi ve “vatandaş” değil, “Padişah’ın kulları” vardı!..Padişah ve yakın çevresinin “halka hesap vermek” ve gönlünü almak gibi bir yükümlülükleri yoktu." CHP nin getirdiği şapka kanuna karşı çıktı föter giymeyi kabul etmedi diye bu ülkede şehirler bombalandı insanlar dar ağaçlarında sallandırıldı. 1946 yılına kadar sözde demokraside tek parti ile seçime girildi. Osmanlıda bile 32 tane parti vardı insanlar nasıl padişaha kul oluyorlardı?. Padişah her yere heykellerini diktirip kulları padişahın heykeli önünde "ey ulu padişah" ayini yapıp padişaha kul mu oluyordu ?.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 18 Ocak 22:23


Anket Dilovası Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?