Reklamı Kapat

Dizi dizi masallar!...

Yaşımız 65’i beş geçti!

Yaşadığımız virüs salgınına karşı bizi koruma altına aldılar!

Seyahat özgürlüğümüz kısıtlandı.

Kitle taşıma araçlarına binemiyoruz.

Hafta içinde yalnızca üç saatlik bir sokak özgürlüğümüz var.

Bu kısa süreli özürlüğümüzü bile tam olarak yaşayamıyoruz.

Saat 10’u bulunca, sokağa çıkıyorum. Gazetelerimi ve evin ihtiyaçlarını alıp tekrar eve dönüyorum.

Kimi gün 15-20 dakikalık yürüyüşler de yapıyorum.

Ama çoğu zaman en geç bir saat içinde evdeyim.

Sonra, gazeteleri okuyor, ilginç kupürleri arşivime alıyorum. 

Etkilendiğim konular üzerinde yazılarımı yazıyorum.

Bu zorunlu ev hapsinin bir iyi yönü, olağanın dışında kitap okuyabilmek.  Barış Terkoğlu ile Barış Pehlivanoğlu’nun ortak araştırmalarının ürünü olan CENDERE ile “Kozmik Oda’ya” yapılan alçakça saldırıyı anlatan KOZMİK ALBAY. Sırada, Zindaşti Olayı’nın perde arkasını anlatan “BARONLAR SAVAŞI” adlı kitap var.

Bu mütevazı uğraşlarıma rağmen yine de zaman geçmiyor. 

Sosyal ve kültürel çalışmaları “yaşam biçimi” olarak gören bir kişi olarak, yaşımız ilerlemiş olsa da ev hapsi zor geliyor! 

Akşamları “DİZİ FİLMLER” izlemeye başladım!

Daha önce de izlediğim birkaç dizi vardı ama artık, hemen her diziyi izlemeye başladım! 

İlginç olan şu ki; “”Dizi filmler birer DİZİ MASAL” gibi!

Bir iki istisna dışında, hemen hepsinde zengin insanların sorunları üzerine kuruluyor senaryolar! 

Görkemli köşklerde, sorunsuz ve büyük bir lüks içinde yaşayan insanların aşk, ihtiras ve entrikaları anlatılıyor! 

Örneğin; birbirine delicesine aşık iki insanın gurur nedeniyle ard arda küsüp barışmalarını izliyorsunuz! 

Ya da ekonomik ve siyasal açıdan güçlü bir adamın karısı ile olan çatışması anlatılıyor uzun uzun! 

Kuşkum yok ki, bu dizlerin kahramanları için üzülen pek çok insanımız vardır!

Rahmetli annem ve yengemin, kocaman leğenlerde çamaşır yıkarken, kendi çilelerini unutup İran Şahı’nın çocuğu olmadığı için boşadığı Prenses Süreyya’ya üzülmeleri geliyor aklıma!

Onca yoksulluğuna karşın bu dizilerin kahramanlarına üzülen insanlarımızı düşünüyorum!

Sinema filmleri ve reklamlar ise bir başka alem.

Özellikle, pahalı pırlanta yüzükler için “her kadının hakkı” diyen reklam yıldızına çok gıcık oluyorum!  

Oysa, özellikle son bir yıldır ekonomik ve toplumsal yaşamda büyük sorunlar yaşıyoruz. 

İşsizlik, geçim sıkıntısı, esnafın ve tarım üreticilerinin geçim sorunları... Aile içi şiddet olayları…

 Öğrenci olan çocuklarımız ve gençlerimiz de hem yeterli “öğrenim” olanaklarından yoksunlar hem de psikolojik sorunlar içindeler.

Sağlık sorunları her şeyin üzerinde.

Merak ediyorum;

Bu dizi filmlerin senaryolarını yazanlar bu ülkede yaşamıyorlar mı?

Dar ve orta gelirli insanların “gerçek sorunları” üzerine düşünmek ve bu sorunları yansıtacak dizi senaryoları yazmayı istemezler mi?

Yoksa, onlar istese bile “yapımcı” bulmaları mümkün mü? 

Yapımcı bulsalar, bu dizileri yayımlayacak TV kanalı bulabilirler mi?

TV kanalı bulsalar, RTÜK ve medyaya egemen olan güç engel olmaz mı?

Sonra düşünüyorum;

“Sana ne kardeşim? Yaşın 65’i geçmiş, sen hala toplumsal sorunları düşünüyor, dertleniyor, eleştiriyorsun! Bu kafada gidersen, sen adam olamazsın” diyorum! 

Şaka bir yana, “adam olmak” önemli değil, önemli olan “İNSAN” olabilmek ve “İNSANCA” düşünceler içinde olabilmek.

“BÜYÜKLERE MASALLAR” ile yaşamak ruhuma acı veriyor.

Ya sizin için?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder

# aile

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Dilovası Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?