Reklamı Kapat

Tanju Cılızoğlu üzerine…

Bana gelinceye kadar sanıyorum yüzlerce kişi onun hakkında bir şeyler yazabilir. Tanışmamız benim şehrin merkezindeki otoparkta yer bulamayıp, gidip motosiklet almam dönemine denk geliyor. 


Gerçi daha öncesinde yaptığı televizyon programlarından, gazetelerdeki yazdıklarından, eski garajdaki yere yapılan alışveriş merkezindeki kitapçıda istediği kitaplar gelmediği için kapışan, ısrarla ve inatla otomobil almayı reddeden, her işini yaya ve dolmuş-otobüsle gören birisi olarak tanıdığımı belirtmeliyim.


Bu kadar canlı, dinamik, hızlı düşünen, yaratıcı ve basının en girişimci yüzü olarak tanıdığım Cılızoğlu, son yazdığı kitabını bana bir kafede karşılaşınca imzalayıp vermişti. Kitabın ismi “güzel yaşadım” idi. O kadar hiperaktif bir kişi idi ki nerdeyse her hafta bir güzel yerde kahvaltı etmeye davet ederdi. Tanımak istediğim ama fırsatını bulamadığım bazı önemli şahısları onun masasında görünce çok şaşırıyordum.


Ailece gittiğimiz kahvaltılarda, menü fena şekilde değişirdi. Sabah yeni sağılmış süt kaynatılıp bir su bardağında önüne getirilirdi. En taze domates ve biberler henüz dalından yeni koparılmış gibiydi. Zeytin, peynir, tereyağ ve balı anlatmama gerek yok sanırım. Sonra demlikle getirilmiş tavşan kanı kıvamındaki çaylar… Üstüne sade Türk Kahvesi ve ardından bir sonraki buluşmaya kadar sürecek sohbet özlemi ile dağılırdık.


Değişim 41 isimli haftalık gazetesini ısrarla yayınlamayı sürdürdü. Önceki dönemlerde yayınladığı gazetelerde spor kısmına ismimi editör olarak yazardı. Ama sanıyorum benim motosiklet ile buluşmam ve ısrarla bu aracın toplumumuzda daha çok yer alması için gösterdiğim gayretler karşısında her zaman şaşkın olduğunu belirtmeden geçmezdi. 


Üniversite’nin Kültür ve Kongre Merkezi yapılmış fakat iyi bir gösteri ile sanki bir açılış yapılma fikri giderek ısınmıştı. Sonunda gerçekleşti. Bu gibi etkinliklerde aracınızı kapıya yakın yerlerde park etmek isterseniz en az 30-40 dakika önce gitmeniz gereklidir. Ancak sizlerin şimdi öğreneceğiniz küçük bir ayrıcalığa sahiptim: Konser ya da gösteri başlamadan 10 dakika önce kapıya gider ve orada aracımı çalışır vaziyette bırakırdım. Aracımı tanıyan görevliler, nasıl yapıyorlardı bilmiyorum ama konser bitiminde otomobilimi yine motoru çalışır şekilde aynı noktada bekletirlerdi. Şimdi sıkı durun..


Kıymetli sanatçımız, piyanist, eserlerin en iyi yorumcusu İdil Biret o günün misafiri idi. Onu getiren araç, daha sonra park etmek için uzak bir yere gitmişti. Konser bitti, dışarıya çıkıldı, Tanju Cılızoğlu’nun elinde İdil Biret’in konser kostümleri var. Bizle karşılaştı. Arabamızın nerede olduğunu sordu. Önümüzde çalışır durumda olan aracı gösterdik. Artık kostümler eşimin kollarında, İdil Biret benim aracımda ve Kocaeli Sanayi Odasının sosyal tesislerine doğru yola koyulmuştuk bile… 


Oraya vardığımızda yemeğin doğal üyesi olarak kaldık. Tanju Cılızoğlu yine reaktif davranmış, konser sonrasındaki olası gecikmeyi önlemişti. Siz olsanız ne yapardınız?


O kadar çok anı, söyleşi, yazı, bilim, ticaret, gazeteci ve siyaset adamları ile tanışmalar, yaşamın pırıltılı yansımaları ve farklı bir ruh hali… Yazdığı kitabı gibi, güzel yaşadı… Güzellikleri bize yansıttı. Şimdi başka bir dünyaya gitti. Işıklarda olsun… Eşi Gamze’ye, kızı Dilara’ya sabırlar diliyorum…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yavuz Taşkıran - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Dilovası Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?