Reklamı Kapat

Tarımda şahlanmışız da haberimiz olmamış

Yeri geldikçe iktidarın tarım ve gıda politikalarını eleştiriyorum.

Bir ay kadar oldu, böyle bir yazımın çıktığı gün, AKP İl Başkanı Mehmet Ellibeş aradı.

“Yazınızı okudum, tam da bugün Tarım ve Orman Bakanlığı bir çalışmasını gönderdi. Size ulaştırsam bir göz atar mısınız?” dedi.

Ve bakanlıktan gelen 34 sayfalık çalışmayı İl Başkan Yardımcısı İbrahim Gürsel’le gönderdi.

Kentimizin ve ülkemizin gündemi o kadar yoğundu ki, araya sokuşturmak istemedim, dün açıp okudum, bugün görüşlerimi yazıyorum.

Önce Mehmet Ellibeş'e duyarlılığı, İbrahim Gürsel’e de bakanlığın çalışmasını zahmet edip evime kadar getirdiğinden teşekkür ederim.

Yaşam felsefemiz ve görüşlerimiz farklı olsa da, diyalogda her zaman yarar vardır.

Bakanlığın çalışmasını, inanın, “Acaba bugüne kadar yazdıklarımda bir yanlışlık var mıydı?” sorusunu hep aklımda tutarak okudum.

 
İddialar ve gerçekler

Tarım ve Orman Bakanlığı uzmanlarının hazırladığı çalışma, “Kamuoyunda Gündeme Gelen Asılsız İddialar ve Gerçekler” başlığını taşıyor.

Çalışma, Aralık 2020’de tamamlanmış ve parti teşkilatlarına gönderilmiş.

Kitapçığın baş tarafında, kamuoyunda gündeme gelen kendilerine göre asılsız iddialar 25 başlık altında toplanmış.

Sonraki sayfalarda her iddia ile ilgili rakamsal karşılaştırmalar yapılmış.

“2002’de bu kadardı, 2019’da bu kadar oldu” gibi…

Bazı örnekler vereyim:

*”Tarımsal GSYH’da önemli artışlar sağlandı…” 2002’de 24 milyar dolarmış, 2019’da 48.9 milyar dolara çıkmış.

*”Tarımsal ihracatımızı 4.8 kat artırdık…” 2002’de 3.8 milyar dolarmış, 2019’da 18 milyar dolara yükselmiş.

*”Tarımsal destekleri artırdık…” 2002’de 1.8 milyar Türk Lirası imiş, 2019’da destek rakamı 17.4 milyar Türk Lirası olmuş.

*”Bitkisel üretimimiz yüzde 25 arttı…” 2002’de 98 milyon ton üretim yapılmış, 2020’de üretim miktarı 124 milyon tona çıkmış.

*”5 üründe dünya lideriyiz. Dünya üretimindeki payımız; fındıkta yüzde 67, incirde yüzde 27, kirazda yüzde 26, ayvada yüzde 25, kayısıda yüzde 25.” (Bu açıklama, “Ülke olarak yeterli olduğumuz hiçbir ürün yok” iddiası üzerine yapılmış.)

*”Buğday mamulleri ihracatında dünyada birinci sıradayız. Buğday mamulleri ihracatında ülkemiz 2002 yılında dünyada 11.sırada iken, 2005’ten beri dünyada 1.sırada yer almaktadır. Buğdayda, ihracat bazlı ithalat yapıyoruz. Aldığımız buğdayı un, makarna, irmik, bisküvi, bulgur olarak ihraç ediyoruz. Son 17 yılda 64 milyon ton ithalat yapılmışken, 76 milyon ton ihracat yapılmıştır.”

*”Gübre ve yemde KDV’yi kaldırdık.”

*”Türkiye tohum üreten ve tohum ihraç eden bir ülkedir. Tohumluk üretimimiz son 17 yılda 8 kat arttı. Tohum ihracatımız ise aynı dönemde 9 kat artış gösterdi. 2002’de 145 bin ton, 2019’da ise 1 milyon 143 bin ton tohum ürettik. 2002’de 17 milyon dolarlık, 2019’da ise 155 milyon dolarlık tohum ihraç ettik.”

*”Hayvan varlığında önemli artışlar sağladık. AB ülkeleri arasında toplam hayvan varlığı sayısında lider konumundayız. Büyükbaş hayvan sayısını yüzde 8, küçükbaş hayvan sayısını yüzde 20, kanatlı hayvan sayısını yüzde 39, arı kovanı sayısını yüzde 100 artırdık.”

Kitapçıkta başka bilgiler de var.

“Orman varlığı” ile ilgili…

“Topraklarımızın korunması” ile ilgili…

“Fidan üretimi” ile ilgili…

 
Elbette artış var, ama önemli olan sonuç

Kitapçığı dikkatle okudum.

Klasik “algı yaratma” amaçlı hazırlanmış.

Sürekli “rakam artışları” gösteriliyor.

İktidara geldiğimizde şöyleydi, şimdi böyle oldu…

Aradan 17-18 yıl geçmiş, elbette artacak, eksilecek hali yok ya.

Bu artış, nüfus artış oranına paralel mi, halkın ihtiyacını karşılıyor mu, önemli olan bu.

Tamam, üretiyoruz…

Tamam, bazı ürünlerde ihracatımız da var…

Ama sonuç ne?

Kitapçıkta bardağın hep dolu tarafı gösterilmiş, boş tarafından hiç söz edilmemiş.

Örneğin şu soruların cevabı yok.

*Türkiye, tarımda kendi kendine yeter bir ülke mi?

*Yeter bir ülkeyse, neden et ve canlı hayvan ithal ediyoruz? Neden halkımız dünyanın en pahalı etini yiyor?

*Neden baklagiller gibi pek çok ürünün sürekli ithalatçısı durumuna geldik?

*Neden sürekli yem ithalatçısıyız?

*Neden “yağlı tohumda” kendi kendimize yetemiyoruz?

*Neden zaman zaman patates ve soğan ithal eden ülke durumuna geliyoruz?

*Tarımda üretim planlaması neden yok?

*Tarımda madem her şey yolunda da, neden “tarımdan kopuş” hızlandı.

*Yine madem hayvancılıkta Avrupa lideriyiz de, neden İrlanda’dan, Polonya’dan, Uruguay’dan, Belçika’dan ve İngiltere’den “tereyağı” ithal ediyoruz?

Yazacak o kadar çok şey var, sayfalar tutar.

Ne yazık ki, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın verdiği bilgiler, tarımda ülkemizin gerçekleriyle ötüşmüyor.   

Bakanlığa göre, tarımda da şahlanmış gidiyoruz, ama yaşadıklarımız öyle değil.

Tarım ürünlerini üreten çiftçinin durumu ortada…

Tarım ürünlerini tüketen halkın da durumu ortada!

Halinden memnun olan var mı?

İki taraf da “Yandım Allah!” diyor.

Ben bir kez daha Tarım ve Orman Bakanlığı’nın bu çalışmasından bizleri haberdar ettiği için AKP İl Başkanı Mehmet Ellibeş’e teşekkür ediyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder

# AKP, destek

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Dilovası Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?