Reklamı Kapat

“Helal aşı” bekleyenler şimdi ne yapacak?

“Helal” sömürüsü, işi iyice azıttı.

Öyle azıttı ki, iş geldi “insan yaşamını riske atmaya” kadar dayandı.

İnananların, “helal” konusundaki özenine bir diyeceğim yok.

İnançları, yaşam biçimleri öyledir…

Benim esas üzerinde durduğum, “helal” konusunun “siyasi ve ticari sömürü aracı” olarak kullanılması.

Ortalık vıcık vıcık!

Son yıllarda “İslami iklim” yaratıldı ya, fırsatçılar bu iklimden yararlanma peşinde.

Her şeyin “helal”ini çıkarıp, inananları kandırma peşindeler.

Helal gazoz…

Helal turşu…

Son zamanlarda bende takıntı oldu, markete girdiğimde raflardaki “helal” ürünlere de göz atıyorum.

Alacağımdan değil, merakımdan…

Acaba bu ara hangi gıdanın “helal”ini çıkarmışlar diye araştırıyorum.

Aynı marka ürünün bazı ambalajlarında “helal” diye yazıyor, bazılarında yazmıyor.

“Helal” yazana bakıyorum, örneğin son baktığım bir gazoz markasıydı, üzerinde “Bu gazozun dolumu İslami usullere göre yapılmıştır” yazılıydı.

Allahallah, “İslami usullere göre gazoz dolumu” da neyin nesi?

Herhalde “abdestli olarak çalışmaktan” söz ediliyor olmalı.

“Helal turşu” ambalajına baktım, onun üzerindeki yazı da “Bu turşu İslami usullere göre kurulmuştur” şeklindeydi.

Kim bilir başka ne “helaller” var.

Milleti düpedüz Allah’la aldatıyorlar.

Güzel dinimizi ticarete alet ediyorlar.

Günümüzde, “Allah ile aldatmak” en kârlı ticari yöntem oldu.

İnsanların dini duygularını sömürerek rant elde ediyorlar.

Bir düşünün, 10-15 yıl önce piyasada “helal gıda” aldatmacası var mıydı?

Şimdi ise bazı “dinsel kabuller”, haksız kazanç sağlama aracı yapıldı.

Eskiden, kesilen hayvanın, “eti yenen helal bir hayvan” olup olmadığına bakılırdı.

Şimdi “İslami usulle kesim” üçkâğıtçılığı çıkarıldı.

Sanki ülkemizde hayvanlar “İslami usule göre” kesilmiyormuş gibi…

Bir de arada sertifika şirketleri türedi.

“Helal gıda üretenlere sertifika verilir…”

Buyurun size bir rant kapısı daha!

Buyurun size yeni bir “Allah’la aldatma” daha!

“Zemzem kola”yı hatırlıyor musunuz?

“Dinsel istismar”, dönem dönem virve yapıyor.

Böyle bir dönemde hatırlayın piyasa “İslami meşrubatlar”la doluydu.

Zemzem kola…

Mekke kola…

Kıble kola…

Şimdi hemen hemen bütün sektörlerde “İslami markalar” türetildi.

“Tekbir Giyim” de var…

“Salavat Kafe” de…

Söylemem şu:

Güzel dinimizi de kendimize benzettik.

Siyasi ve ticari rant haline getirdik.

Kim bilir, belki bu nedenle başımız bir türlü beladan kurtulmuyor.

Toplum olarak bir türlü huzur bulamıyoruz.

“Helal sömürüsü” bakın ne hale geldi

“Helal” konusuna kafam fena takık.

Gelişmeleri yakından izliyorum.

Gün geçmiyor ki, yeni bir “helal gıda” çıkmasın.

Helal soda…

Helal peynir…

Helal yoğurt…

Helal ayran…

Helal köfte…

Helal döner…

Helal ekmek…

Helal pasta…

Helal yumurta…

Bu gidişte yakında bütün gıdaların üzerinde “helal” damgasını göreceğiz.

Sonunda “helal ilaç” ve “helal tıbbi malzeme” de Türkiye’nin gündeminde

Biliyorsunuz, sonunda olan olmuş “helal ilaç”, “helal tıbbi malzeme” ve “helal kozmetik” de Türkiye’nin gündemine girmişti.

İşin bu noktaya geleceği belliydi.

Bu konuda tartışma en üst düzeyde başlamıştı.

Prof. Dr. Cevdet Erdöl başlatmıştı tartışmayı.

Erdöl, biliyorsunuz AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın özel doktoru ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin rektörü.

Cevdet Erdöl, şöyle demişti:      

 “Ülkemizde, gıda ve ilaç endüstrisinde yoğun bir şekilde Batılı ülkelerde üretilen jelatin kullanılmaktadır ve bu ürünün ana kaynakları içerisinde, ekonomik ve teknik bazı avantajları nedeniyle ağırlıklı olarak domuz deri ve kemikleri yer almaktadır. Helal olmayan katkılar içeren ilaç ve tıbbi cihazların, Müslümanlarca tüketilmesi endişe verici olup, bu durum genlerimizi, geleneklerimizi, inancımızı tehdit etmektedir. Bu hayati meseleyi zaruret kavramıyla geçiştirmemeli ve biran önce ‘helal ilaç-helal tıbbi malzeme’ konusunda kendi alternatiflerimizi geliştirmeliyiz.”

Bu işin sonu nereye varır biliyor musunuz?

Madem öyle…

Neden sadece yediğimiz içtiğimiz gıdalar ve kullandığımız ilaçlar “helal” olsun…

A’dan Z’ye her şeyimizin “helal” olmasına dikkat edelim.

Elimizden düşürmediğimiz telefonlar…

Masamızdaki bilgisayarlar…

Altımızdaki arabalar…

Evimizdeki buzdolabı, çamaşır makinesi ve televizyonlar…

Giydiğimiz pantolon ve gömlek…

Acaba “helal” mi, İslami kurallara göre mi üretiliyor, bunlara da dikkat edelim.

Bana sorarsanız, bu “helal” konusu insanların ruh sağlığını bozacak noktaya getiriliyor.

Her şey bitti…

Her şey dört dörtlük de…

İş yediğimiz gıdalar ve kullandığımız eşyaların “helal” olup olmadığına mı kaldı?

Bu milleti hep sömürdüler…

Şimdi sömürme sırası “din ticareti” yapanlarda mı?

“Helal aşı” konusu

Şimdi gelelim, “helal aşı” konusuna.

Son günlerde sosyal medyada, “Helal aşı üretilmeden ben aşı olmam” türü mesajlar dolaşmaya başladı.

Bakın burası çok önemli.

Dünyada 57 İslam ülkesi var ve bu 57 İslam ülkesinin 57’si de “Hıristiyan ülkelerinden aşı” bekliyor.

Eee, ne olacak şimdi?

“Helal aşı” şartı koşanlar, nasıl aşılanacak?

57 İslam ülkesinden biri dahi insanlığı kasıp kavuran korona virüsüne karşı aşı üretemiyor.

Bu dönemde esas üzerinde durulması gereken konu bu!

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder

# AKP, aşı

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

erol demirbek - halkın fakir ve cahil bırakılmışlığını gaddarca sömüren .

Yanıtla . 2Beğen . 2Beğenme 31 Ocak 22:57


Anket Dilovası Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?