Reklamı Kapat

Zengine virüs bulaşır mı?  

Geçtiğimiz hafta sonu vatandaşlar evlerine kapanırken, Uludağ başta olmak üzere kayak merkezlerindeki oteller ve pist alanları dolmuş taşmış. Gece eğlencelerinde ise ne maske, ne mesafe umursanmamış!

Bir iki gazetede yer alan haberlerde; “Zengine virüs yok, fakire mi var?” gibi başlıklar atılmış!

Böyle soru mu olur?

Elbette zengine – eğer kültürel bilinci de varsa- virüs bulaşamaz!

Ne haddine?

Virüs, “BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ ZAYIF” insanları sever!

Kimdir bu insanlar?

“Sağlıklı ve dengeli BESLENEMEYEN” yoksul insanlardır.

“Beslenme” sözcüğünü bilerek büyük yazdım.

Çünkü, “karın doyurmak”  ile “BESLENMEK” aynı şey değildir!

Zengin insanlar, en güzel besin kaynakları ile beslenirler.

Öyle, görev yapar gibi kısa sürede bir şeyler atıştırıp kalkmazlar! Sofrada uzun otururlar. Sindire sindire çiğnerler lokmalarını.

Yalnızca bu mu?

BAĞIŞIKLIKLARINI GÜÇLÜ KILMAK için ek olarak çeşitli vitaminlerin yanı sıra,  Propolis ve Arı Sütü gibi doğal ve güçlü bağışıklık güçlendirici ürünler tüketirler.

Virüsler bağışıklığı güçlü insanları sevmezler!

Zenginler çok odalı, bahçeli, yüksek ve havadar evlerde yaşarlar. Hemen her gün hizmetkarlar o saray gibi evleri temizler.

Ya fakirler?

Yaşadıkları çevre “sağlıklı bir çevre” değildir!

Evleri, tek oda mutfak ya da iki göz odadır.

Genellikle çok çocukludurlar.

Efendiler, “çok çocuk yapın” diye teşvik eder!    

“O çocuklar nasıl beslenecek, nasıl bir eğitim görüp de üretken ve nitelikli insanlar olacak” diye düşünmezler!

Giderek maddi güçsüzlüğün pençesine düşerek “sadaka düzeni” içinde “zincirsiz köleler” olurlar!

İş için, ekmek için, yaşamak için boyun eğerler bu köle düzenine!

Onlar, “sağlıklı ve dengeli beslenme” nedir bilmezler!

“KARIN DOYURMAK” bile zordur çünkü!

Pazar yerlerine karanlık çökmeye başlayınca, pazarcıların yerlere döktükleri sebze ve meyve artıklarıyla beslenmek nimettir çoğu için.

Ya da “insanca bir yaşam” olanağı vermeyen bir iş ve ücretin tutsağıdırlar!

Onlar “ek vitamin, propolis, arı sütü” gibi bağışıklık güçlendirici ürünlerden de habersizdir.

Haberleri olsa ne yazar?

O ürünleri yüzlerce lira ödeyerek satın alabilmek ne mümkün?

Her koşulda çalışmak zorundadır yoksul insanlar;

Salgın dönemlerinde de madenlerde, fabrikalarda, tarlalarda, sokaklarda, hayatın her alanında çalışmak zorundadırlar.

Çalışmak zorunda olduğu için, “yasak” olmasına rağmen belediye otobüsüne binmek ve işine ulaşmak için inat eder 65 yaş üstü yoksul!

Her sert esen rüzgarda, fırtınalı havalarda ağaçların en cılız ve kuru dalları kırılır!

Her doğal afette, her salgında öncelikle ve çoğunlukla yoksulların ölmesi de bu yüzdendir!

Kapitalist bir düzende, yoksul olanın “İNSANCA YAŞAMA OLANAĞI” da yoktur!

Tek bildiği “KADER” dir yoksulun!

Kadere karşı insanca bir mücadele vermesi, önlem alması da öğretilmez ona.

Boyun eğmesi, “MERAK” etmemesi, “SORU SORMAMASI” istenir!

Ekonomik ve toplumsal düzenin tuzakları yok edilmeden, yoksullar bilinçlenmeden, cellatlarını tanımadan, yoksulların virüslerden kurtulması mümkün değildir!                                                                                                                                                                 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

04

izmitli - Rabbim her şeyin hayırlısının nasip etsin. İnançlıyım ama neden her şey fakire valla zenginler virüsten çok etkilenmedi. Yada kolay atlattı protein beslenme ben en son ne zaman kırmızı et yediğimi hatırlamıyorum.. Kim darlık içinde yaşamak ister ki hiç kimse

zengin paylaşmayı mı bilmiyor? fakir para kazanmayı mı?

tek bildiğim yoruldummmmmmmmmmmmmm

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 02 Şubat 14:38
03

JeoM Behzat Gönül - Salgın başladığında Nisan 2020 civarı, İstanbul Kapalı Çarşıda dükkanı olan ölen 42 kişiden 24 kuyumcu suryani idi. Bu durum; maske, mesafe ve temizli ile de aciklanabilir. Her durumda yaziniza katiliyorum. Iyi beslenrmeyen ve bağışıklığını güçlendiremeyenler daha çabuk salgın hastalıklara yakalanmaktadır. Parası olanın da bir beslenme kültürü varsa faydalı olur ve kaliteli beslenir.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 01 Şubat 17:14
02

Cenk Cemil - Sayın Yazar, Koronavirüs'ün gözlemlediğimiz kadara iti beslenen zenginleri ve iyi beslenmeyen fakirleri ayrıd ettiğini hiç sanmıyoruz ! Bugüne kadarki, haberlerde Profesörler de dahil olmak üzere pek çok bilinçli ve tuzu-kuru insanın bu virüsten vefat ettiğini gördük, duyduk ve biliyoruz. Virüsler ve belâlar asla zengin-fakir ayırımı yapmaz ! İkinci olarak, devamlı fakirlere efendilerinin çok çocuk yapmalarını tavsiye ettiğinden ve onalrın çocukalrının çokluğundan bahsetmektesiniz. Bakınız bu hususta büyük bir yanılgı içindesiniz ! Şöyle ki, hiç kimse kendisinin kaç çocuk sahibi olacağını ve zürriyetinin ne kadara kalabalık olacağını bilmez-bilemez ! Bu bilgi ve tasarruf tamamen Allahımıza aittir. Bu dünyaya gelmesi murad edilmiş her nefis dünyaya gelecektir. Buna hiç bir güç engel olamaz ! Nice insanlar ve evli çiftler vardır ki, bir çocuk sahibi olmal için bir amuda kalkmadıkları kalmaktadır ! İEğer, çocuk sahibi olmak isteğe bağlı olsaydı en önce bu insanlar olurdu ! Ha, insanlar bunun için bir tedbir alamaz mı? Alabilri elbette ama, tedbir almamız veya almamamız da ve bu düşüncelere sahip olmamız da Alahtandır. Vesselâm.

Yanıtla . 0Beğen . 2Beğenme 01 Şubat 13:33
01

Davut Doğrucu - ABD de yapılan araştırmada Corona"dan ölenlerin büyük çoğunluğu zenciler ve latin göçmenleriymiş,nedeni yoksulluk,barınma sorunları,sağlık kurumlarına ulaşmakta maddi imkanlarının olmaması.

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 31 Ocak 21:14


Anket Dilovası Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?