Dilovası’na gitmeden  Karamürsel’e hiç gelmeyin  sevgili Tahir Büyükakın…

Cumartesi ve Pazar günleri dışarı çıkış yasağı Karamürsel sahilinde büyük bir sessizliği dinlemek için fırsat olması gerekirdi.

Ancak bu sessizlik dinlemek isterken karşı sahillerden gelen gürültüleri dinlemek, ağır metal kokuları koklamak zorunda kaldık. Eh! Hep denizden iyot kokusu gelecek değil ya! 

Bu koku ve sesleri nerde olursa olsun iyi tanırım.

2002 yılında AKParti iktidara gelince ilk işi DSP dönemi atanan tüm idarecileri sürgüne göndermek olmuştu. Bende öğretmenevi idarecisi olduğum için nasibimi aldım ve Dilovası’na sürgün edildim. 

Doğu veya Güneydoğu bölgelerinde bile bulamayacağınız bir yere Dilovası Akşemsettin İlköğretim okuluna sürgün gittim. Türkçe bilmeyen ilkokul 3. Sınıfta 12 -13 yaşında çocukların olduğu bir okul düşünün. Ve bu çocuklar denizi yakından görmemiş sadece uzaktan izlemişlerin olduğu sürgün okulu.

Her gün Karamürsel’den vapura binip Hereke’ye. Hereke’den minibüslerle Dilovası yol kenarına. Tahta bir merdivenle üst tarafa tırmanarak oradan başka bir minibüsle okula yakın yol ayrımında iniyor ve oradan gecekondular arasından da okula ulaşıyordum. Ara sokağa girdiğiniz anda Şırnak’ta mezraya gelmiş gibi oluyordunuz. Bu anlattığım dağların arkası değil Karamürsel’den gözüken bacanın hemen üst tarafı. 

O gecekondularda Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan gelmiş aileler çoğunlukla bir göz oda da abartısız 20 - 25 kişi yaşıyorlardı. Fabrikalarda hatta merdiven altı fabrikalarda sigortasız çalışanlar dolu idi. Yiyecekleri genelde yaptıkları ekmek ve patates olurdu.

Hava da sürekli bir ağır metal kokusu vardı. Nefesinizin tıkandığı korkunç ağır bir havada yaşıyorlardı. Birçoğunuz anlattıklarıma “- hadi canım” diyordur. Ama maalesef medeniyetin göbeğinde yaşanan gerçekler bunlar. Hala aynı, hatta şartlar daha da ağır.

Dönüşte yol kenarında araç beklerken, servis yolunda arkamdan kamyonlar geçerdi. Kamyon geçerken sırtımda korkunç bir sıcaklık hissederdim. Kışın ısıtırdı da baharda sırtını insanın kavurur geçer.

Doğum yapan kadınların çocukları hayata kanserli gelirlerdi. Birçok insan hayatın tadına varamadan erkenden ölürdü. 

Üzülürdüm ve hala üzülürüm. 

Sanayii mekânları artıkça dünyanın her yerinden getirilen hurda demirler öğütüldükçe ortalığı keskin bir metal kokusu kaplar. Boya fabrikalarının üretiminde oluşan petrokimyevi maddelerin keskin kokusu o metal kokusu ile harmanlanır büyük kısmı rüzgârla her yere dağılırdı. Ormanlık alan o dönem hala var olduğu için bizler pek anlayamazdık.

Karşı kıyılara baktığınızda siyah bulutların oluştuğunu görürsünüz. Her nedense resmi tatil saat ve günlerinde o bulutlar oluşur. Şimdi bile o bölgedeki fabrikaların hırr hırr öğütme sesleri gecenin sakinliğinde taaa Karamürsel sahiline kadar geliyor. Desibeli yüksek o sesleri bu hafta sonu gündüzde dinleyin ne dediğimi anlayacaksınız.

Çevre Mühendisleri Odası Kocaeli Şubesi, 2018 yılında Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde ağır metallerin kansere yol açtığına dikkat çekti. Aktarılan veriler çarpıcı. Türkiye'de kanserden ölüm oranının yüzde 12.9, Kocaeli'nde yüzde 18.6, Dilovası'nda ise yüzde 33.7 olduğunu belirttiler.

Ve! "Türkiye hava kirliliğine bağlı ölümlerde ilk 20 ülke arasında 5. sırada"

Ve! Yine! “Türkiye Çevre Sorunları ve Öncelikleri Değerlendirme Raporuna” göre Kocaeli, kükürt dioksit değerlendirmesinde hava kalitesi ve partikül madde indeksi bakımından yaz ve kış aylarında büyük tehlike içinde olduğu açıklandı.

Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) yayınladığı raporlar, Kocaeli’nin neredeyse tamamında canlıların kirli hava ve zehir soluduğunu ifade etti.

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığını Tahir Büyükakın, Karaosmanoğlu’ndan aldığı gibi tamı tamamına aynı yöntemle yönetiyor deselerdi bana ‘’hadi canım sende’’ demeyi o kadar çok isterdim ki!

“-Seçilmiş bir Belediye Başkanı kendi yaşadığı İli yok eder mi?” Derdim.

Gözümle görmesem, içinde yaşamasam, inanmaz “Çocuklarına, torunlarına böyle kötü bir miras bırakır mı?” derdim.

Beyler! Siz hiç Dilovası’nın yanından geçmiyor musunuz? O canım meyve bahçeleri ile önceden ünlü Çerkeşli ’ye şimdi gittiniz mi?

Kirliliğin en yüksek yer olan Dilovası’nda halkın nasıl yaşadığını, kanser vakalarını biliyor musunuz? Bizi bölgede yaşayan bizleri korumak için ne tür çaba içindesiniz?

Gerçi çaba içinde olduğunuza inanmıyorum. Çünkü her geçen gün Kocaeli’nin hava kalitesi düşüyor. 

Hava kalitesini bir tek ormanlar korur. Siz ise ellerinizle ormanlık alanlarımızı yok ediyorsunuz.

İşte Kızderbent mahallemizdeki ormanı yok edip Dilovası, Hereke gibi taş yumağı haline gelmesine çabalıyorsunuz.

Biliyormusunuz TUBİTAK’IN araştırmasına göre Karamürsel’in Osmaniye, Çamçukur bölgesinde bulunan Kestane ağaçlarından polen toplayan arıların ürettiği bal, Anzer balından iki kat daha sağlık için yararlı. Hatta markalaştırma çabaları var.

Siz ne yapıyorsunuz o ağaçların kesilmesine aracılık yapıp yasak olmasına rağmen düz alan elde edilmesi için “battı çıktıdan” çıkan toprağın dökülmesine izin veriyorsunuz. 

Ve mecburen evvelsi gün geldiğiniz gibi batıp çıkması yılan hikâyesine dönen yol çalışmasını ancak ziyaret edebiliyorsunuz. Yanında ayıp olmasın diye size bağlı birkaç yeri ziyaret edip fotoğraflı şov yapıp geldiğiniz yere dönebiliyorsunuz. 

Kızderbent’i savunamayan ilçe yöneticileri de bir şey yapmışlar gibi utanmadan, sıkılmadan gülerek dolaşıyor. Suç kimin? Elbette suç ses çıkaramayanların ve sessiz kalanların değil midir? 

Ne diyeyim size? Ne diyeyim, takdir tüm Kocaeli halkının. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bilgutay Bağdat - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yaz tatilinizi nerede geçirmeyi tercih edersiniz?