Reklamı Kapat

Tepeköy göleti elbet yapılsın ve çalışsın…

           Geçen hafta gazetemiz köşesinde baba yadigârı Abdullah Karagöz ağabeyim bir yazı kaleme aldı. Abdullah abi benim için hem kıymetli, hem de gerçekten çok değerlidir.

            Elbet yazısını duyumlarına ve AK Parti İlçe başkanı genç kardeşime dayandırarak yazmıştı.

            Yazının başlığı “ Kızderbent’te taş ocağı da AÇILACAK, Tepeköy’de HES’ler de ÇALIŞACAK(!)” idi.

            Bu yazı birçok kesimde şaşkınlıkla karşılandı. Acaba halkın haklı olduğu konuda söz söylemesi mi istenmiyor ya da kaderinize razı olun mu denmek isteniyordu. Kısaca “Ne derlerse o olur, sizin sözünüzün hükmü yok” tarzı bir yazı mı idi.

            Taş ocağı ile ilgili gelişmeler bize gösterdi ki; Devletin kurumlarının halkın istemediği bir işin yapılmasına pek de rıza göstermeyeceği gibi halkın itirazlarını yeniden değerlendirmek gerektiğine inandıklarını ortaya koydu. Bu kadar itiraz demek ki hiçte boşa gitmiyordu. Hakkı korumak için mücadele etmek lazım.  

            Abdullah abimin yazısı moral bozmaktan çok halkın olaya inançla daha fazla sarılmasına aracı oldu. Ben halk adına böyle bir motivasyon yarattığı için bütün samimiyetimle kendisine teşekkür ediyorum.

            Tepeköy’de HES’ler de çalışacak sözüne gelince.

            Sanırım AKParti ilçe başkanı genç kardeşimin söylemleri üzerine bu sözler kullanıldı. Eğer gerçekten de söyledi ise talihsiz bir açıklama yapmış. İktidar partisi ilçe başkanı umarım böyle sözler söylememiş olsun.

            Olayın nedeni bence geçen günlerde Tepeköy Göleti ile ilgili CHP İl Başkanı Harun Yıldızlı’nın bölgeye gidip verdiği demecin altında kalmamak adına söylenmiş sözler.

            Bir kere şunu söylemek gerekir ki; Ben hiç kimsenin doğru yapılan yatırımlara itiraz edeceğini düşünmüyorum. Ne muhalefet partileri ne de yöre halkı kendi menfaatine yapılan doğru bir projeye itiraz etmez.

            Muhalefetin görevi yapılan yanlışları savunmak değil aksine yanlışları halk adına ortaya koyup itiraz etmektir.

            Tepeköy Sulama Gölet’ine hiç kimse karşı değil. Hatta çalışmasından yana.

            Ancak sorun şurada; Yöre halkının talebi üzerine sulu tarım yapabilmek için DSİ 1. Bölge Müdürlüğü ile Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Tepeköy Sulama Göleti projesi yapmıştı.

            Bu proje ile bütün tarımsal alanlara su gidecek ve tarımsal faaliyetler rahat yapılacaktı. Projeye döneminde ortalama 13.000.000 milyon lira para harcandı. Gölet alanına ihaleyi alan firma yeni teknik dedikleri mebran ve üzerine de yalıtım yaptı ve su toplanmaya başlamıştı. Ancak daha ikinci gün su kayboldu. İlginçtir gölet su tutmuyordu. Bahçelere suyun gitmesi maalesef sağlanamamıştı.

            Ve üzerinden uzun zaman geçtikten sonra halkın isyanları sonucu bu sene tekrar ihale edildi. Suyolları ile beraber takribi 12.000.000 milyon liraya mal olacak hataların düzeltimi işi başka kılıflarla ihale edildi.

            Herkesin itiraz ettiği nokta işte bura da.

            13 milyona o zaman bitecek iş şimdi 25 milyon liraya bitecek, yani iki katına.

            Aslında burada kamu zararı oluşmuş durumda. Bu para bu halkın cebinden çıkacak bir para. Bu halka reva mı?

Görüldüğü gibi hiç kimse yapılmasın, çalışmasın demiyor. Ama deniyor ki! Bunu yapan firmaya neden hesap sormadınız ve hatalı yapımı neden teslim aldınız?

Yanlış bir söz, yapılmasın, çalışmasın diyen var mı? 

Elbet halkın yararına olan her proje yapılsın. Ama milletin parası da çarçur edilmesin.

Tabii Tepeköy’de HES ( Hidroelektrik Santrali) yapılacağını duymadım.

Eğer yapılan göletin çıkış yâda giriş kısmına yapılacak bir HES projesi varsa elbet yapılsın. Bu sayede Tepeköy’ün elektrik sıkıntısı ortadan kalkar. Yapandan da Allah razı olsun.

Ancak çevredeki sular Karadeniz’dekine benzer talan olacaksa yapılacak HES’LERİ de hiç kimse istemez. Karadeniz’deki durum ortada! Artvin de, Rize de halka su kalmadı.

Ama gölete yapılacak bir projeye de kimse itiraz etmez. Çevreye zarar vermeyen ya da az zarar veren halkın yararına olan hiçbir projeye kimse itiraz etmez. Hatta yanında bile durulur.

Ne hikmetse yapılan hatalı işlere itiraz edenleri hemen karalamaya çalışmak günün modası oldu. Ve bir ilçe başkanının sözleri yazıdaki gibi ise vah! iktidarın haline vah! Genç kardeşimizin ya işine geliyor böyle söylemek yâda bilgisi hiç yok.

Elbet doğru bir yatırımsa ve çevreye zarar vermiyorsa HES’de çalışsın. Gölet zaten bir an önce bitsin halk rahatlasın, kim itiraz eder!

Lakin oluşan “Kamu zararı” ne olacak? Kimse halka hesap vermeyecek mi? Bu gecikme halkı ne kadar zarara uğrattı? Hesap veren olmayacak mı?

Halkın menfaati her şeyin üstündedir. Devlet halk için vardır. Kamu çalışanları ve halk adına devleti idare etmek üzere seçilenler halka hesap vermek zorundadır.  

Elbet! Yanlışa itiraz etmek her vatandaşın görevidir. Bu itirazların partisi olmaz. Kim hangi partiye inanıyorsa inansın yanlışa yanlış demek birey olarak istisnasız herkesin görevidir.       

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bilgutay Bağdat - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Dilovası Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?