Reklamı Kapat

Katil Kim?

Vefatı münasebetiyle Doğan Cüceloğlu ile ilgili sosyal medya platformlarında dolaşan birçok değerlendirme, hatıra ve alıntı arasında 2010 yılında kaleme aldığı bir yazıya tesadüf ettim (https://www.haberturk.com/yazarlar/dogan-cuceloglu/546605-helal).

Yazıda rahmetli Cüceloğlu, Amerika’dan gelen bir arkadaşına “helal” kavramını anlatmakta nasıl zorlandığını aktarıyor.

Ancak konu öyle bir noktaya geliyor ki, izah etmekte sıkıntı çektiği husus sadece kavramın İngilizce karşılığı olmuyor…

Toplumumuzdaki karşılığı da oluyor.

Bir başka ifadeyle toplumdaki temsiliyeti…

Zira helal ve haram kavramlarına bağlı olarak kul hakkı kavramını arkadaşına anlatmaya çalışırken, arkadaşı şu soruyu soruyor: “Bu dediğin bir değer olarak yaşıyor mu, yoksa bir slogan gibi konuşulan alışkanlık haline gelmiş bir söz mü?”

Bu soru ile birlikte mesele kavramı izah etmekten farklı bir boyuta kayıyor.

Çünkü kavramların anlaşılabilmesi bir taraftan onların hayata nasıl yansıdıkları ile ilgilidir.

Yani somut örneklerinin görülebilmesi ile.

Hele ki eğitim açısından bakıldığında.

İster ebeveyn olun ister öğretmen, ister kanaat önderi olun ister siyasi lider, savunduğunuz değerleri yaşayarak model olmuyorsanız, değer aktarımının gerçekleşmesini bırakın, o değerlerin anlaşılmasına engel teşkil ederek, onlara bizzat ihanet etmiş olursunuz.

Zira bizzat savunup da uygulamadığınız değerlere yönelik verdiğiniz mesaj, bu değerlerin “slogan” atmak dışında kimsenin işine yaramadıkları şeklinde olur.

Eğer yaradığı düşünülse insan önce kendi uygular, değil mi?

Belki de o nedenledir ki bir anlayışın zarar görmesi veya etkisinin azaltılması bizzat o anlayışın “sözde” temsilcileri ile mümkün olabiliyor.

Daha doğrusu sözde temsilcilerin özde temsilciler olarak algılanması ile…

Ama benim için bugün daha da vahim bir durum söz konusu:

Rahmetli Cüceloğlu’nun yazısında vurguladığı “mış gibi” hayatlar ile yaratılan algılar neticesinde “gerçeğin” adeta katledilir hale gelmesi.

Bir başka ifadeyle gerçeğin algıya kurban edilmesi…

Buna bağlı olarak da insanların değer yozlaşmasına maruz kalarak hayatı anlamlandırmada, dolayısıyla hayata “tutunmada” zorlanmaları.

Beni bu noktaya getiren en önemli meselelerden biri ise, adeta vakay-ı adiye haline gelmeye başlayan intihar hadiseleri.

“Miş gibi” hayatların gölgesinde “gerçeklerini” ifade imkanı bulamayıp umutsuzluğa kapılan ve yaşama nedenlerini kaybeden gencecik insanların sayısının hızla artması.

Üstelik bu tabloda, Paulo Coelho’nun ifadesiyle “kusursuz bir cinayetin” yani “yaşama sevincinin” katilleri olma ihtimalimiz yüreğimi parçalıyor…

Hele ki yaşama sevincinin en parlak örneklerini vermesi gereken gençlerin hayattan vazgeçmeyi seçmelerinde birey ve toplum olarak payımızı düşündükçe…

Neticede şu sonuca varıyorum:

“Miş gibi” ile kaybettiğimiz sadece değerler değil, kendi hayatımızla birlikte gencecik hayatlar aynı zamanda…

Kendi hayatımız diyorum, çünkü “miş gibi” yaşamak insanı olduğu insandan uzaklaştırır.

İnsan kendi olmaktan çıkar.

Dolayısıyla kendine ihanet ederek varlığını yok eder.

Gencecik hayatlar diyorum; zira “miş gibi” ile onların ne beklemesi gerektiği hususunda yalan söylemekle kalmıyor, aynı zamanda “değişim umutlarını” da yıkıyoruz…

Umudu olmayanın amacı, amacı olmayanın yaşama sevinci de olmuyor…

O nedenle “dir” hayatların “miş gibi” hayatların gölgesinde kalmasının önüne geçmek önceliğimiz olmalı…

Olmalı ki insanlar “ne bekleyebileceğini” bilsinler…

Aksi halde “katil kim?” sorusunun cevabı çok açık:

Biziz…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Banu Gürer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Dilovası Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?