Reklamı Kapat

Korku-yorum!..

Farkındayız değil mi?

Hemen her birimiz bir ya da birçok korkunun tutsağıyız!

Örneğin; “Kovid 19 denilen virüsten korkuyoruz.

Ama kimilerimiz, bu korkuya rağmen gerekli önlemleri almıyor, en yakınlarımızdan hiç tanımadığımız insanlara kadar pek çok insanın da yaşamını tehlikeye atıyoruz!

Başka nelerden korkuyoruz?

İŞSİZLİKTEN korkuyoruz.

Özellikle üniversite mezunu gençlerimiz onca emeğe karşın işsiz kalmaktan korkuyor. Pek çoğu aldıkları burs bedellerini ödeyemiyor, anne-babasına, evlerine haciz gelmesinden korkuyor!

İşyerlerini yaklaşık bir yıldır açamayan on binlerce esnaf, işyerini kaybetmekten, ailesini geçindirememekten korkuyor!

Tarım ve hayvancılık sektöründeki üreticiler emek karşılıklarını alamıyor, borçlarını ödeyemiyor. Araç-gereçlerini, tarlalarını hayvanlarını kaybetmekten, korkuyor!

İşçiler, ya “Anayasal bir hak” olan sendikalı olma haklarını kullandıkları ya da aylarca alamadıkları maaşlarını, tazminatlarını istedikleri için polis ya da jandarma engeli ile püskürtülüyor, ya da; “ahlaka aykırı hareket” ettikleri gibi sahte gerekçelerle işlerinden atılıyorlar. Bu nedenle, ailesini açlığa sürüklemekten korkuyorlar!

Bu ülkede milyonlarca insan “geçinememekten, yuvasının yıkılmasından” korkuyor!

Otobüsle yolculuk yapanlar, uzun yolda şoförlerin uykusuzluk ve yorgunlukları nedeniyle kaza yapmalarından ya da otobüslerin yanmasından korkuyor!

Araç sürücüleri, TRAFİK CEZALARINDAN korkuyor!

Üniversitelerde yöneticiler ve hocaların büyük çoğunluğu, uzmanlık alanlarıyla ilgili görüş belirtmekten, eleştiri ve uyarı yapmaktan korkuyorlar!

Gazeteciler ve yazarlar, eleştirileri, yorumları ve siyasal iktidara ters düşen görüşleri nedeniyle gözaltına alınmaktan, uzun süre tutuklu kalmaktan, hüküm giymekten korkuyorlar!

Anne-babalar, yeterince besleyemedikleri, sorunlarıyla yeterince ilgilenemedikleri çocuklarını kaybetmekten korkuyorlar!

Toplum öylesine gergin ki, pek çok insan günlük yaşamında herhangi bir çatışmadan ve başının derde girmesinden korkuyor!

Yaşı ilerlemiş, üretim yeteneği tükenmiş pek çok yaşlı insanımız, çocuklarının terk etmesinden ya da virüs nedeniyle mahkum edildikleri evlerinde ecellerinden önce ölmekten korkuyorlar!

Depremden, Hortumdan, evlerimizi sel basmasından korkuyoruz!

Toplumun büyük kesimi çeşitli nedenlerle korkuyor, korkutuluyor!..

Bu koşullarda “bireyin ve toplumun RUH SAĞLIĞI” tehlike altında olmaz mı?

En hızlı yayılan virüs, korku virüsüdür!

Siyaset sahnesinin aktörlerinin “siyasal çıkarları” uğruna toplumu kutuplaştırmalarından korkuyoruz!

Fanatik, gözü dönmüş kimi ruh hastası fanatiklerin ellerinde silahlarla kendilerinden farklı düşünen ve yaşayan insanları vahşi bir üslupla tehdit etmelerinden korkuyoruz!

Bu ülkede “siyasal farklılıklarımıza tahammül” edemezsek, hem kendimizin hem de ülkemizin geleceğini tehlikeye sürükleyeceğimizden korkmuyor muyuz?

Korkularla yaşamak, gerçek anlamıyla “İNSANCA YAŞAMAK” mıdır?

Bu ülkenin vatandaşları olarak, korkusuz ve insanca yaşamak istemez misiniz?

Kuşkusuz “evet” diyeceksiniz.

O halde, gelin el birliği ile korkularımıza ve bizi korkutan nedenlere karşı İNSANCA bir mücadele verelim!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Gölcük Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?