Reklamı Kapat

Kurallara önce yönetenler uymalı

Yazımın başında bir gözlemimi paylaşayım sizinle.

Yönetenlerin ayrıcalıklı davranışları, yönetilenleri artık iyice rahatsız etmeye başladı.

Hele şu pandemi döneminde…

Yönetenler, salgını önlemek için kurallar koydu, yasakları belirledi.

Toplum sağlığı yönünden şunları şunları yapmayacaksınız, yaparsanız şu kadar cezası var…

Ama kendi koyduğu kurallara, önce kendileri uymuyor.

Derneklerin, vakıfların, birliklerin kongre yapması yasak, ama AKP’ye serbest.

Hem de Erdoğan’ın deyimiyle “lebalep” dolu salonlarda.

Ne maske var, ne mesafe!

Vatandaşın cenaze törenlerine katılım, 30 kişiyle sınırlı.

Ancak başta Erdoğan olmak üzere AKP’nin önde gelen isimlerinin katıldığı cenaze törenlerinde hiçbir sınırlama yok.

Sınırlama koymak kimin haddine?

İşte daha yeni bir ilahiyatçının cenazesi, 3-5 bin kişiyle kaldırıldı.

Bu nasıl iş?

Zavallı esnaf lokantasını, kafesini açamıyor, evine ekmek götürecek para kazanamıyor; iktidardakilerin keyfi yerinde, canlarının istediği her şeyi istedikleri gibi yapıyorlar.

Yasaklar, iktidara işlemiyor.

Çünkü egemenlik onlarda, güç onlarda, istedikleri gibi kullanıyorlar.

Hep kendileri için…

Kendi siyasi çıkarları için…

Oysa “yönetenler” ile “yönetilenler” arasında özünde hiçbir fark yok.

Neden fark olsun ki?

Başlangıçta eşitler.

Yönetenler de vatandaş, yönetilenler de…

Ama yönetenler, suyun başına geçip yönetmeye başladıklarında iş değişiyor.

İstisnasız hepsi, geldikleri sınıftan kopuyor, kendisinde “olağanüstü bir güç” olduğunu sanıyor, havalanıp uçmaya başlıyor.

“Dünyaları ben yarattım” havasına giriyorlar…

Siyasetin anlamı

Türkiye’de siyaset yanlış anlaşılıyor, yanlış yapılıyor.

Siyasete girmek, milletvekili veya belediye başkanı seçilmek, belirli bir dönem için “topluma hizmet sorumluluğunu üstlenmek” demektir.

Siyaset asla meslek değildir, ancak bizimkiler meslek olarak kabul ediyorlar, koltuğa bir oturan bir daha kalkmak istemiyor.

Sonra, “sorumluluk üstlenmenin” ne anlama geldiğini de bir türlü öğrenemediler.

Sorumluluk alan, hesap verir.

Ama sen gel bizimkilere hesap sormaya kalk bakalım.

Suçlu sen çıkarsın.

Türkiye’de siyasete girip de zengin olamayan kaç kişi var, çevrenize bir bakın bakalım.

Ben 50 yılı aşkın süredir gazetecilikle uğraşıyorum, siyasete girip de köşeyi dönemeyenleri say deseniz, hatırladığım isimler bir elin parmaklarını geçmez.

Türkiye’de siyaset, zenginleşme yeridir.

Türkiye’de siyaset, “vermek” için değil, “almak” için yapılır.

Genel olarak söylüyorum, çok değerli siyasetçileri ayrı tutuyorum, Türkiye’de siyaset “bir baltaya sap olamayanların” uğraştıkları iştir.

Kendini bir şey sananların işi…

Siyaset, gelişmiş ülkelerde “sorun çözmek için” yapılır.

Bizim gibi ülkelerde ise siyaset, “sorun üretim” merkezleridir.

İşte bakın, onlarca yıldır kafamızı bir türlü kaldıramıyoruz.

Sorumsuz ve beceriksiz siyasetçiler, ülkemizi bu hale getirdiler.

Ne demek, kurallara uymamak?

Ne demek, yasakları takmamak?

Devlet, kurallarla yönetilir.

Ve kurallara da, en başta kuralları koyan “yönetenler” uymalıdır.

Yönetenlerin kurallara uymadığı gün gibi ortadayken, yönetilenlerin kurallara uyması beklenemez.

Hele hele kurallara uymayan yönetilenlere ceza kesmeye kalkmak, adaletsizlik ve vicdansızlıktır.

Uygar ülkelerde görüyoruz…

Devletin kurallarına sıfatı ve makamı ne olursa olsun, ister cumhurbaşkanı, ister başbakan, ister bakan, herkes uyuyor.

Uymayan da “utancından” istifa ediyor.

“Pardon” diyor, kamuoyundan özür diliyor.

Böyle bir ülkeye özlem duyuyoruz.

Ayıp, ayıp!

Türkiye’de “kendisini mutlu hissedenlerin sayısı” azalmış.

Bir önceki yıl yüzde 52.4 iken, bu oran yüzde 48.2’ye düşmüş.

“Ayıp, ayıp!” demem bundan.

Bu kadar çok köprümüz, duble yolumuz, tünelimiz, şehir hastanemiz,30 bin kişilik şahane statlarımız, devasa alışveriş merkezlerimiz varken “mutsuz olmak” da neyin nesi?

Nankörlüğün lüzumu yok!

Tarım ülkesi

İktidar, Türkiye’yi “tarım ülkesi” olarak tanımlamakta ısrar ediyor.

Uzatmayacağım…

*126 ülkeden 133 değişik gıda maddesi, sebze ve meyve ithal eden Türkiye’ye sizce “tarım ülkesi” demek mümkün mü?

*Sadece 30 yıl önce dünyadaki tüm mercimek üretiminin yüzde 40’ını Türkiye üretiyordu, bugün mercimek ithal ediyoruz. Sizce Türkiye’ye “tarım ülkesi” demek mümkün mü?

*Buğday bütün dünyaya Anadolu’dan yayıldı. Buğdayın anavatanı bizim topraklarımız… Konya, bir zamanlar “buğday ambarı” idi. Bugün Türkiye bütün dünyada en fazla buğday ithal eden üçüncü ülke. Sizce Türkiye’ye “tarım ülkesi” demek mümkün mü?

*Topraklarımız bomboş dururken, ayçiçeği yağı ithalatında dünya şampiyonuyuz. Avrupa Birliği üyesi 28 ülkenin toplamından daha fazla ayçiçeği yağı ithal ediyoruz. Sizce Türkiye’ye “tarım ülkesi” demek mümkün mü?

Daha hangi birini yazayım?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder

# AKP

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Ziya - Bu yazınız iyi olmuş.korkmuyormusun yarın eleştirdiniz diye sonunuz diğer gazeteciler gibi olmasın.yuregine sağlık bunları yazacaksın onlar bu elestireleri gorup kendileri düzeltecekler.ama yinede fazla cesur olma sonun levent kırca veya emin çölaşan gibi olmasın çünkü bu tür hareketler iktidara ters geliyor.bu yazınızı tebrik ediyorum

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 28 Şubat 14:15
01

meydan - yapılan israfları gölcük ilçede görüyorum. ağaç dikiliyor anlı şanlı tören bir yıl sonra kuruyor. gazeteye gönderiyorum fotoğrafı gazete belediyeye gönderiyor. ertesi gün sökülüyor kuru ağaçlar. tüpraş kapasite büyütüyor gık yok...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 25 Şubat 10:09


Anket Gölcük Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?