Reklamı Kapat

Üsküdar faciası bir ibret olayıdır!..

1 Mart 1958, Cumartesi günü. İlkokul öğrencisiydim. Okuldan gelmiş, yemek yiyordum ki, siren sesleriyle irkildim. Camdan dışarıya baktığımda, insanlar kentin batı yönüne doğru koşuşuyorlardı. Merakla sokağa çıktım. Evimizin önünde fayton durağı vardı. Faytoncular, “Vapur batmış” dediler. Koşuşturan insanların peşine takılıp ben de vapur iskelesine doğru koştum. Sahile vardığımda, insanların ağlamaları ve haykırışları arasında denizden çıkarılan insan cesetlerini gördüm.

Yıllar sonra, İzmit Lisesi öğrencisi olduğumda, İzmit Liseli ağabey ve ablalarımızdan bazılarının bu felaket olayda yaşamlarını yitirdiklerini öğrendim. Her 1 Mart günü önce sahilde sonra okulumuzda anma törenleri yapılırdı.

Zaman içinde bu acı olayla ilgili bilgilerim çoğaldı. Faciadan kurtulan ve hala hayatta olanlarla TV 41’de söyleşiler, KOCAELİ gazetesinde röportajlar yaptım. Bu gazetecilik çalışmalarımda, Atilla Oral’ın “Üsküdar Faciası” adlı araştırma kitabından yararlandım.

İnsanlık tarihi nice acı olaylarla doludur. Acılar paylaşılır, yitirilen insanlar saygıyla anılır ama aslolan yaşanan facia ve acılardan “DERS ALABİLMEK” ve aynı hataları yaparak tekrar tekrar aynı acıları yaşamamaktır.

Bilim insanları çok net olarak açıklıyorlar ki; en güvenli ve en ekonomik ulaşım yolu DENİZ YOLU ulaşımıdır. Sonra demiryolu, karayolu ve havayolu geliyor.

Elbette bu “güvenli ve ekonomik” olma durumu, gerekli koşullar yerine getirilebilirse geçerlidir.

Üsküdar Faciası’nın en önemli nedeni; Üsküdar adlı küçük kapasiteli bir vapurun mühendislik bilimine aykırı olarak yapılan uzatma ve güverte kapatma sonrası yolcu taşıma kapasitesinin artırılması ve olay günü yaşanan salkım saçak yolcu ile doldurulması ve aniden patlayan fırtınaydı.

Ancak, bu tek neden değildi.

O küçük ve çürük vapura yaklaşık 400-500 yolcunun doldurulması ve hava koşulları dikkate alınmadan geminin hareketine izin verilmesi de facianın nedenleri arasındaydı.

Daha da önemlisi, o günkü siyasal iktidarın, ABD’nin “KARAYOLU ULAŞIMI” dayatmalarına boyun eğerek, deniz ulaşımına gerekli önem ve önceliği vermemesiydi.

Faciadan önce yerel ve ulusal gazetelerde; “İstiap hacmi üzerinde yolcu alınıyor. Bir facia halinde mesulü kim olacak?” Ya da; “Nüfus hızla artıyor, tekneler yine aynı, çürük eski ve köhne” gibi haberler yayımlanıyordu.

Faciadan sonra, Valilik tarafından ölen sayısı gizleniyor! Yargı süreci şaibelerle anılıyor! Ve, bütün suç, kaptan Mehmet Aşçı’ya yükleniyor!

“ölmedi, kaçtı, saklanıyor” denilen, ailesi taciz edilen kaptanın cesedi, bir süre sonra balıkçı ağlarında, balıklarla birlikte çıkıyor! Cenazesi apar topar ve birkaç kişiyle kaldırılıp gömülen kaptanın mezarı hala bulunamıyor!

Yetkililer ve özellikle siyasetçiler, göz göre göre gelen bu facianın nedenini; “Cenab-ı Hak’kın takdiri” diye Allah’a havale ediyorlar!

Ülkemiz deprem faylarıyla dolu. İstanbul’da eli kulağında büyük bir İstanbul depremi bekleniyor! Deprem uzmanları 1999’dan bu yana UYARIYORLAR! Gazeteler uyarıyor…

DEPREME KARŞI ÖNLEM alamayan siyasi iktidar, İstanbul’un en verimli tarım alanlarını, ormanlarını inşaatlara açıyor, Bütçe’de kaynağı olmayan “ÇILGIN PROJELER” uğruna, Arnavutköy’de ekmeğini topraktan ve besicilikten kazanan insanları yerlerinden kovuyor!

Uzman kişiler, beklenen deprem sonucu bina yıkımının, yitirilecek insan sayısının ve ekonomik kaybın çok büyük olacağı, ülkenin ekonomik iflasına neden olacağını bas bas bağırıyorlar! Ama sağır sultanın duyduğu bu feryadı siyasi iktidar duymuyor!

Tam tersine, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin görev ve yetkilerine el uzatarak, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın “özel imar plan değişiklikleri” ile rant değeri yüksek alanları ve ormanları imara açıyor! Birileri bu işlerden büyük zenginliklere ulaşıyor ama öte yandan milyonlarca insan can derdinde!

Üsküdar Faciası, hala “ders” olamamış! Yazık, günah ve hatta İHANET!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Hükümetin aldığı Covid-19 tedbirlerini yeterli buluyor musunuz?