Reklamı Kapat

İnsanca, uygar bir yaşam için kadına saygı…

Bugün, 8 Mart “Dünya Emekçi Kadınlar Günü.”

Bugün, ülkemizdeki kadın hakları ve kadınlarımızın yaşadıkları sorunlar üzerinde düşünmek, yanlışları görmek, insanca uygar bir yaşam için bir şeyler söylemek gerek.

Kadın, her şeyden önce “İNSAN”dır. Ve kadın, yaşam için en büyük emeği veren insandır. Annelerimiz, anneannelerimiz, babaannelerimiz örnektir. “Normal” her insan bu temel gerçeği bilir.

Ancak, küçük yaştan itibaren “AKIL DIŞI ve BAĞNAZ” bir eğitim sürecinden geçirilen kimileri için kadın çok yönlü sömürülecek, değersiz bir canlı olarak görülür.

Kurtuluş Mücadelesi’nde erkeği ile birlikte canı pahasına yer alan isimli isimsiz kadınlarımız, artık “Padişah’ın kulu” olarak yaşayamazdı.

Mustafa Kemal ve CUMHURİYET yönetimi, Türk kadınına layık olduğu “EŞİT YURTTAŞ” olma niteliğini “Medeni Yasa” ve “seçme ve seçilme hakkı” ile sağladı.

Türk kadınları hayatın her alanında kendilerini ifade etme, başarılarıyla ailesine ve ülkesine katkı verme olanağına sahip oldular.

Ne yazık ki, Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünden sonra, bağnaz bir anlayış önce sinsice, sonra aleni eylemleriyle kadınlarımızı hayatın içinden koparmaya çalıştılar.

Bu “karşı devrimci” ve kadını “erkeğin kölesi” olarak gören ilkel anlayışa karşın, dünden bugüne hayatın her alanında başarılı olmuş, ailesi ve ülkesi için gurur kaynağı kadınlarımızın sayısı giderek artıyor.

İşte, son örneği;

İzmitli Prof. Dr. Berrin Eröktem TANSEL.

İzmit Lisesi mezunu ve İzmitli esnaf bir ailenin çocuğu. Halen, ABD’deki Florida Uluslar arası Üniversitesi İnşaat ve Çevre Mühendisliği Bölüm başkanı. “Uzayda atık suyun arıtılması ve yeniden kullanılabilmesini sağlayan projesi” ile dünya ölçeğinde takdir gördü ve “BİLİM ÖDÜLÜ” sahibi oldu.

Hayatın her alanında başarılarıyla bizi onurlandıran “bilim kadınlarımızın” sayısı giderek artıyor.

Kadınlarımız devasa uçakları, helikopterleri, ağır tonajlı kamyon ve otobüsleri kullanıyor. Polislik, Kaymakamlık yapıyor ve halkın gönlünü kazanıyorlar. Araç ve lastik tamiratı yapıyor, fabrika kurup işletiyorlar. İşçi, memur, çiftçi, zanaatkar, eczacı, doktor, hemşire, öğretmen, mühendis, mimar, gazeteci olarak ülkeye hizmet ediyor, bir yandan da geleceğin umudu yavrularını yetiştirip ülkeye armağan ediyorlar.

İlginç ve acı olan şu ki;

Bilim alanında başarılı olanların hemen hepsi, bu başarı olanağını yabancı ülkelerde buluyorlar! Neden?

Çünkü bu ülkede “Kadına insanca saygı” gösteremeyen bir anlayış egemen!

Örnek mi? Hazırladığı iki proje TÜBİTAK tarafından reddedilen Manisalı öğrenciler Harvard Üniversitesi’ne davet ediliyor ve “bitki yağları aracılığı ile havadaki bakterileri azaltan” projelerini onaylatıyorlar.

Ne yazık ki; bu ülkede hemen her yıl yüzlerce kadın eşleri ya da yakınlarınca öldürülüyor!

Henüz buluğ çağını aşmamış küçük yaşta kız çocukları evlendiriliyor!

Bu ülke, “Cinsiyet eşitsizliğinde” 144 ülke içinde 131. sırada yer almanın utancını yaşıyor!

İlahiyat öğrencilerine göre “kadına şiddet” sakıncasız!

Yobaz takımı, “din dışı yalanlarla” kız çocuklarının okutulması ve çalışma hayatına katılmalarına karşı fetvalarla bilgisiz kitleleri etkileyebiliyorlar!

Bir ülkenin ekonomik, toplumsal ve kültürel gelişimi için, kadınların hayatın her alanında erkeklerle birlikte yer almaları, üretime katılım ve katkıları sağlanmalıdır.

Yerel ve ulusal ölçekte siyasal ve idari alanda daha çok kadınımız yer almalıdır.

Kadının olduğu yerde üretim vardır, saygı-sevgi vardır.

Bir bilge kişi diyor ki; “Bir uygarlığın seviyesini ölçmek isterseniz, kadının hayat şartlarına bakın.”

Ya sizler ne diyorsunuz?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Tarık Gür - Yobaz takımı bu ülkede senelerce kız çocouklarını başörtü ile okumak Atatürk ilkelerine ve

laikliğe aykırı diye okutulmadı, okul önünde şiddet gösterdi, kamusal alanda ayrımcılık yapıp

başörtülü diye işe alamdı , Merve Kavakçı TBMM den anti demokratik şekilde kovuldu. Neyse ki

Tayyip Erdoğan geldi de kız çocuklarının okutulmasına engel olan Yobaz takımın bu yaptığı

zulme son verdi. Artık kızlar başörtüleri ile özgürce okuyabiliyorlar. Bu ülke ne çekti tayip

Erdoğan öncesi yobazların elinden.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 08 Mart 22:29


Anket Hükümetin aldığı Covid-19 tedbirlerini yeterli buluyor musunuz?