Reklamı Kapat

Kocaeli nüfusunun % 49,5'ini kadınlar, yüzde 50,5'ini de erkekler oluşturdu!  

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Kocaeli Bölge Müdürlüğünce açıklanan verilere göre, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre; 2020 yılında, kadın nüfus 41 milyon 698 bin 377 kişi, erkek nüfus 41 milyon 915 bin 985 kişi oldu. Diğer bir ifadeyle; toplam nüfusun % 49,9'unu kadınlar, % 50,1'ini ise erkekler oluşturdu. Kadınlar ile erkekler arasındaki bu oransal denge, kadınların daha uzun yaşaması nedeniyle, 60 ve daha yukarı yaş grubundan itibaren kadınların lehine değişti. Kadın nüfusun oranı, 60-74 yaş grubunda %52,3 iken 90 ve üzeri yaş grubunda %73,4 oldu.

KOCAELİ’DE ERKEK SAYISI FAZLA

Türkiye İstatistik Kurumu Kocaeli Bölge Müdürlüğünce açıklanan verilere göre, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre; 2020 yılında, Kocaeli ilinde kadın nüfus 987 bin 725 kişi, erkek nüfus 1 milyon 009 bin 533 kişi oldu. Diğer bir ifadeyle; toplam nüfusun %49,5'ini kadınlar, %50,5'ini ise erkekler oluşturdu.

ORTALAMA EVLENME YAŞI

Türkiye İstatistik Kurumu Kocaeli Bölge Müdürlüğünce açıklanan verilere göre, Kocaeli ilinde Evlenme istatistiklerine göre; resmi olarak ilk evliliğini 2020 yılında yapmış olan kadınların ortalama İlk evlenme yaşı 25,4 iken  erkeklerde ise 28,2 oldu. 

KABA BOŞANMA HIZI

Türkiye İstatistik Kurumu Kocaeli Bölge Müdürlüğünce açıklanan verilere göre, Kocaeli ilinde Boşanma istatistiklerine göre; 2020 yılında kaba boşanma hızı binde 1,84 oldu

ORTALAMA YAŞAM SÜRESİ

 

Hayat tabloları, 2017-2019 sonuçlarına göre; doğuşta beklenen yaşam süresi, Türkiye geneli için toplamda 78,6 yıl, kadınlarda 81,3 yıl, erkeklerde 75,9 yıl oldu. Genel olarak kadınlar erkeklerden daha uzun süre yaşamakta olup doğuşta beklenen yaşam süresi farkı 5,4 yıldır.

 

DOĞUŞTA YAŞAM SÜRESİ

 

Sağlıklı yaşam süresi, belirli bir yaştaki kişinin günlük hayattaki faaliyetlerini sınırlandıracak bir sağlık sorunu olmadan yaşaması beklenen yıl sayısı olarak tanımlanır. Hayat tabloları, 2017-2019 sonuçlarına göre; sıfır yaşında bulunan bir kişi için sağlıklı yaşam süresi, Türkiye'de toplamda 57,3 yıl, kadınlarda 55,4 yıl ve erkeklerde 59,1 yıl olarak hesaplandı. Buna göre, erkeklerin sağlıklı yaşam süresinin kadınlardan 3,8 yıl daha uzun olduğu görüldü.

KADINLARIN ÇALIŞMA HAYATI   

Çalışma hayatında kalma süresi, bir kişinin hayatı boyunca işgücü piyasasında aktif olması beklenen yıl sayısı olarak tanımlanır. Hanehalkı işgücü araştırması sonuçlarına göre; çalışma hayatında kalma süresi, 2013 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki kadınlarda 16,7 yıl, erkeklerde 37,7 yıl iken 2019 yılında çalışma hayatında kalma süresi kadınlarda 19,1 yıl, erkeklerde 39,0 yıl oldu.

 ORTALAMA İLK EVLENME

 

Evlenme istatistiklerine göre; resmi olarak ilk evliliğini 2020 yılında yapmış olan kadınların ortalama evlenme yaşı 25,1 iken erkeklerin ortalama evlenme yaşı 27,9 oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en yüksek olduğu il, kadınlarda 27,6 yaş, erkeklerde 31,3 yaş ile Tunceli oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en düşük olduğu iller ise kadınlarda 22,2 yaş ile Ağrı, erkeklerde 26,0 yaş ile Şanlıurfa oldu

DOLAŞIM SİSTEMİ HASTALIKLARI

Ölüm ve ölüm nedeni istatistikleri sonuçlarına göre; 2019 yılında Türkiye genelinde ölüm nedenleri incelendiğinde ilk sırada %36,8 ile dolaşım sistemi hastalıkları yer alırken, ikinci sırada %18,4 ile iyi ve kötü huylu tümörler, üçüncü sırada ise %12,9 ile solunum sistemi hastalıkları yer aldı. Yaşamını yitiren kadınlar ve erkekler için ilk üç sıradaki ölüm nedenlerinin değişmediği görüldü.

Dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle yaşamını yitirenlerin %49,8'inin kadın, %50,2'sinin erkek, iyi ve kötü huylu tümörlerden yaşamını yitirenlerin %35,5'inin kadın, %64,5'inin erkek, solunum sistemi hastalıkları nedeniyle yaşamını yitirenlerin %43,5'inin kadın, %56,5'inin erkek olduğu görüldü.

Xxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

Türkiye’de kadınlar ne istiyor?

DİSK/GENEL-İŞ Araştırma Dairesi 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne atfen kadın işçilerin çalışma hayatında karşılaştıkları sorunları görünür kılmak amacıyla her yıl düzenli olarak hazırladıkları Kadın Emeği raporlarının bu yıl beşincisini yayımladı.

RAPORUN DEĞERLENDİRMESİ;

Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğu kriz ortamının ve süregelen muhafazakâr politikaların erkek egemen anlayışla da beslenmesi ile kadın emeği ikincilleştirildi. Artan işsizlik, kadının güvencesiz ve kayıt dışı istihdamı karşısında şu talepler sıralandı:

Kadınlara güvenceli ve sürekli istihdam sağlayacak politikalar planlanmalı ve hayata geçirilmelidir.

Kayıt dışı istihdam ve uzun çalışma sürelerine karşı denetim mekanizmaları geliştirilmeli, caydırıcı önlemler alınmalıdır.

Cinsiyet ayrımına dayalı işbölümüyle şekillenmiş istihdam alanlarında kadın işi erkek işi ayrımına karşı eşitlikçi istihdam politikaları uygulanmalıdır.

Kadınla erkek arasındaki cinsiyete dayalı ücret açığı giderilmeli, aynı işi yapan ya da eşdeğer işi yapan kadınla erkek arasındaki ücret farkını yaratan uygulamalar ortadan kaldırılmalı, işverenler denetlenmelidir.

Kadının sorumluluğu olarak görülen ve çalışma hayatına katılmasındaki en önemli engeli oluşturan ev içi hizmetler ve çocuk-yaşlı bakımı için kamu kurumları ve yerel yönetimler tarafından kreş, gündüz bakım evi, hasta ve yaşlı bakım evleri gibi merkezler açılmalıdır.

Kadın istihdamını geliştiren en önemli olgu eğitimdir. Eğitim politikaları toplumsal yapının dayattığı ataerkilliğin ötesine geçerek eşitlik temelinde yeniden düzenlenmeli ve eğitimde fırsat eşitliği sağlanmalıdır.

Başta işyerleri olmak üzere hayatın her alanında kadına yönelik taciz ve şiddete karşı önlemler alınmalıdır.

Toplu sözleşmelerde cinsiyet eşitliği esas alan düzenlemeler yapılmalıdır.

8 Mart tüm kadınlara resmi ve ücretli tatil günü ilan edilmelidir.

Xxxxxxxxxxxx

Erkekler, kadınlardan

yüzde 8 fazla kazanıyor

2018 yılında erkeklerle kadınlar arasındaki cinsiyete dayalı ücret farkı yüzde 8 olarak gerçekleşmiştir. Yani kadınlar erkeklerden yüzde 8 daha az kazanmıştır. Ücret ayrımının meslek lisesi mezunu kadın ve erkekler arasında en yüksek düzeyine ulaştığı görülmektedir. Meslek lisesi mezunu kadınlar, erkeklere göre yüzde 30 az kazanmıştır. En az fark ise lise mezunu kadın ve erkekler arasındadır. Lise mezunu kadınlar, lise mezunu erkeklere göre yüzde 14 daha az kazanmıştır.

Xxxxxxxxxxxx

Kadınların işgücüne

katılımı yetersiz!

Türkiye’de işgücüne erkek nüfusunun yüzde 72,7’si katılabilirken, kadın nüfusunun yalnızca yüzde 34,2’si işgücüne katılmaktadır. AB ve OECD üye ülke ortalamalarına bakıldığında ise kadınların ve erkeklerin işgücüne katılım oranlarının yüzde 52’den fazla olduğu görülmektedir. Türkiye ile benzer demografik ve sosyo-ekonomik yapılara sahip ülkelerden İtalya’da kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 41,1, Yunanistan’da yüzde 44,3, Güney Afrika’da yüzde 48,4, İspanya’da ise yüzde 53’tür.

Xxxxxxxxxxxxxx

Her 10 kadından

yalnızca 3’ü çalışıyor…

Türkiye’de işgücü içerisindeki her 10 kadından yalnızca 3’ü istihdama katılabildi. Kadınların istihdama katılım oranı yüzde 29,4 iken erkeklerin istihdama katılım oranı yüzde 65,7.  AB üye ülke ortalamasında kadınlarda istihdama katılım oranı yüzde 48,7, erkeklerde yüzde 60,6; OECD üye ülke ortalamasında kadınların istihdam oranı yüzde 50, erkeklerin istihdam oranı yüzde 65’tir.

XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX

Kadınlar günü tarihçesi

Bugün 8 Mart… Dünya Kadınlar Günü… Günün tarihçesi şöyle… 8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda 129 kadın işçi can verdi.

**

26 - 27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka'nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart'ın "Internationaler Frauentag" (International Women's Day - Dünya Kadınlar Günü) olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi

**

Kadın hakları mücadelesinde 1975 yılı büyük özellik taşıyordu. Uluslararası Kadınlar Yılı olarak kutlandı. Bu yılın etkinlikleri arasında, Birleşmiş Milletler 8 Mart gününü Dünya Kadın Günü olarak kutlanmaya başladı. İki yıl sonra 1977'de, Birleşmiş Milletler genel toplantısında kadın hakları, uluslararası barış günü olarak kabul edildi.

**

Öncelikle size Dünya Kadınlar Günü’nün tarihçesini verdim… Ama aşağıdaki veriler, aşağıdaki göstergeler, Türkiye’de kadınların mutlu olmadığını, şiddet gördüğünü gösteriyor… Maalesef tablo çok acı…

Xxxxxxxxxx

Kadınlar Günü

neden kutlanır?

Dünya Kadınlar Gününün Uluslararası barış günü olarak kabulünün altında iki temel neden açıklandı, Dünya barışının korunması, sosyal gelişim için ve temel insan haklarının kullanılması için, kadınların da eşitlik ve kendilerini geliştirmelerine olanak gereksinimi idi. Kadınlara eşit hakların verilmesiyle, Dünya barışını güçlendireceği kabul edildi. Günümüzde, Dünya Kadınlar Günü, kadınlar açısından çok daha farklı bir gündür. Kadın haklarının kazanılmasında, nerelerden başlanıldığını ve bu günlere nasıl gelindiğinin hatırlanması bağlamında bu gün özel bir gündür. Dünya Kadın Günü, dünya kadınları arasında da bir dayanışma ve deneyim değişme günüdür.

Xxxxxxxxxxxx

Türkiye’de Kadınlar Günü

ilk olarak ne zaman kutlandı?

Türkiye'de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlandı. 1975 yılında ve onu izleyen yıllarda daha yaygın, ve yığınsal olarak kutlandı, kapalı mekanlardan sokaklara taşındı. "Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı" programından Türkiye'nin de etkilenmesiyle, 1975 yılında "Türkiye 1975 Kadın Yılı" kongresi yapıldı. 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi'nden sonra dört yıl süreyle herhangi bir kutlama yapılmadı. 1984'ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından "Dünya Kadınlar Günü" kutlanmaya devam ediliyor.

Xxxxxxxxxxxxxxxxx

2020 yılında kaç

kadın öldürüldü?

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun yayınladığı rapora göre, kadın cinayetleri sayısı bir önceki yıla göre % 25 artarak 409 oldu. 2009 yılında Münevver Karabulut’un öldürülmesinin ardından kurulan platform, yıllardır düzenli olarak kadın cinayetlerini hukuki olarak takip ediyor. Kadın örgütünün daha önceki yıllarda yayınlamış olduğu rakamlara göre, 2013’te 237, 2014’de 294, 2015’te 303, 2016’da 328, 2017’de 409, 2018’de 440, 2019’da 474, 2020’de 436 kadın cinayeti işlendi.

KİM ÖLDÜRÜYOR?

2020 yılında öldürülen 300 kadının 97’si evli olduğu erkek, 54’ü birlikte olduğu erkek, 38’i tanıdık birisi, 21’i eskiden evli olduğu erkek, 18’i oğlu, 17’si babası, 16’sı akraba, 8’i eskiden birlikte olduğu erkek, 5’i kardeşi, 3’ü tanımadığı birisi tarafından öldürüldü. 23 kadının ölümüne sebep olan kişilerin yakınlık durumu tespit edilemedi.

ÇOĞU EVİNDE

Kadınların 181’i evinde, 48’i sokak ortasında, 15’i işyerinde, 14’ü de arazide, 11’i arabada, 5’i otelde, 4’ü ıssız bir yerde, 1’i odun deposunda, 1’i kuaförde öldürüldü. 20’sinin öldürüldüğü yer tespit edilemedi. Bu yıl öldürülen kadınların yüzde 60’ı evlerinde öldürüldü.

ATEŞLİ SİLAHLA

Kadınların 170’i ateşli silahlarla, 83’ü kesici aletle, 26’sı boğularak, 10’u darp edilerek, 2’si yakılarak, 1’i kimyasal madde ile, 1’i de yüksekten düşülerek öldürüldü.

XXXXXXXXXXXXX

ATATÜRK'ÜN KADINLARA

SAĞLADIĞI HAKLAR

-Tek kadınla evlenme ilkesi geldi ve evlenebilmek için yaş sınırını koyuldu.

-Evlenecek olan kadın asla zorla evlendirilmeyecek, evlenmeye ait rızasını bizzat memura söyleyecek.

-Velayet hakkı kadına da tanındı.

-Kadın ve erkek aynı oranda miras hakkına sahip olabildi.

-Erkeğin kadını istediği zaman boşama hakkı kaldırılıp yerine erkek ve kadın eşit şekilde ancak dava açarak belli sebeplerle boşanabilecekleri bir madde eklendi.

-Kadın, mahkemede tanıklık edebilir.

-Eğitim hakkı bile olmayan kadınlara bu hak sağlanarak seçme ve seçilme hakkı da sağlandı.

XXXXXXXXXX

ATATÜRK'ÜN KADINLARLA İLGİLİ SÖZLERİ

-“Ey kahraman Türk kadını! Sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.”

-“Dünyada her şey kadının eseridir.”

-"Daha emin ve daha doğru olarak yürüyeceğimiz bir yol vardır: Büyük Türk kadınını çalışmamıza ortak kılmaktır.”

-“İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki; bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki; bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?”

-“Bizim dinimiz hiçbir vakit kadınların erkeklerden geri kalmasını talep etmemiştir.”

-“Dünyada hiç bir milletin kadını, ‘Ben Anadolu kadınından fazla çalıştım. Milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar emek verdim’ diyemez!”

-“Kadınlarımız için asıl mücadele alanı, asıl zafer kazanılması gereken alan, biçim ve kılıkta başarıdan çok; ışıkla, bilgi ve kültürle, gerçek faziletle süslenip donanmaktır.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mesut Akbulut - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Hükümetin aldığı Covid-19 tedbirlerini yeterli buluyor musunuz?