Reklamı Kapat

Her derde deva bir “utanç belgesi”!

Sevgili okurlarım, bir kitap çalışmam nedeniyle yazılarımı artık günlük yazamıyorum.

Bu nedenle olaylara tepkim, gecikiyor.

Bağışlayın!

Bugün, şu “utanç belgesi”nden söz etmek istiyorum.

İktidarın “her derde deva” olarak açıkladığı utanç belgesinden…

Veya gelin “utanç belgesi” demeyelim de, “kafa bulma belgesi” diyelim.

Hatta “Türk toplumuyla dalga geçme belgesi”!

İsterseniz, “ AKP’den şok itiraf” demek de mümkün.

Hangi ifadeyi kullanırsak kullanalım, sonunda hepsi aynı kapıya çıkıyor.

Neymiş?

“İnsan Hakları Eylem Planı”ymış…

İktidarlar, “geçmişte yapamadıkları, ancak gelecekte yapacakları şeyleri” açıklar.

Eğer AKP, iktidarının 19’uncu yılında “İnsan Hakları Eylem Planı” açıklıyorsa, bu AKP’nin 19 yıl boyunca “insan hakları”nın kapısına uğramadığı anlamına gelir.

Aynı değerlendirme, “hukuk reformu”, “yargı reformu”, “ekonomi reformu” için de geçerli.

Reform, dönemsel iyileştirmeler için yapılır.

AKP, iktidarı boyunca hukuku, yargıyı ve ekonomiyi bozmak için uğraştı, şimdi nesini düzeltecek?

Hukuk mu bıraktı, yargı mı bıraktı, ekonomi mi bıraktı ortada?

Anayasa mahkemesini tanımayan, yargı kararlarını takmayan bir iktidarın hukuk reformundan söz etmesi ne kadar garip!

“İnsan Hakları Eylem Planı”, 11 maddeye dayandırılıyor.

Çok yazıldığı için tam metnini köşeme almıyorum.

Zaten 11 maddenin 11’i de, insan hakları konusunda dünya genelinde kaleme alınmış evrensel ilkelerin kopyası!

Bildik şeyler…

*İşkence ve kötü muameleye sıfır tolerans.

*İnsan onurunu koruma.

*Hukukun etkin kullanılması.

*Herkesin hukuk önünde eşit olması.

*Kamu hizmetlerinin tarafsız sunulması.

*Açık, anlaşılır, öngörülebilir kuralları olan mevzuat.

*Girişim hürriyeti.

*Suçun şahsiliği.

*Bağımsız ve tarafsız yargı.

*Hukuk devleti.

*Hak ve özgürlükler.

*Adalete erişim.

*Tutuklamada somut delile dayanma şartı.

*Eleştiri ve düşünce açıklama özgürlüğü.

Sonuç olarak, “cek” ve “caklarla” dolu bir liste.

Bunları bunları yapacağız…

Söyledikleri bu.

“Biz bunları bunları yapacağız” demek, acı bir itiraftır.

Tersten okursak, “Biz bugüne kadar, 19 yıllık iktidarımızda, bu sıraladıklarımızı yapmadık” demektir.

Yani…

*”İşkence ve kötü muameleye göz yumduk” demektir.

*”İnsan onurunu korumadık” demektir.

*”Herkesi hukuk önünde eşit tutmadık” demektir.

*”Kamu hizmetlerini eşit sunmadık” demektir.

*”Bugüne kadar girişim hürriyeti yoktu” demektir.

*”Suçun şahsiliğini dikkate almadık” demektir.

*”Eleştiri yapanların ve düşüncelerini açıklayanların özgürlüklerini kısıtladık” demektir.

*”Yargı, bağımsız ve tarafsız değildi” demektir.

*”Tutuklamaları somut delile dayandırmadık” demektir.

*”Hak ve özgürlükleri uygulamadık” demektir.

Özetle, “11 ilkede hangi konulara değiniliyorsa, iktidar 19 yıl boyunca bu ilkeleri uygulamadı” demektir.

Biz bugüne kadar bunları yapmadık, ama bundan sonra yapacağız…

Kafalarına göre, zaman kazanmak ve toplumdan ek bir kredi koparabilmek için “yeni bir sayfa” açıyorlar.

Yersen…

Laf mı, eylem mi?

AKP iktidarı bugüne kadar birçok “reform paketi” açıkladı.

Ama sonuçta ortada bir şey yok.

Sorunlar, azalacağına çoğaldı.

Yani söylenenler hep “lafta” kaldı.

Ziya Paşa’nın (1829-1880) güzel bir sözü vardır; “Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz, şahsın görülür rütbe-i aklı eserinde…”

Yani Ziya Paşa diyor ki; “İnsanın aynası iştir, lafa bakılmaz. Kişinin akıl düzeyi yaptığı işte görülür. Önemli olan laf değil, uygulamadır…”

AKP iktidarının “insan hakları” sicili oldukça kabarık.

İşte daha yeni, “İnsan Hakları Eylem Planı” ile hemen hemen eşzamanda “Freedom House 2020 Raporu” açıklandı.

Türkiye, “dünya özgürlükler ve demokrasi değerlendirmesinde” 180 ülke arasında 154’üncü.

Sıralamada bizden daha önde olan ülkeleri görseniz aklınız şaşar: Surinam, Namibya, Burkina Faso, Papua Yeni Gine, Senegal, Tonga, Nijer, Gürcistan, Ermenistan, Togo, Gambia, Kenya, Gine, Zambia, Tanzanya, Uganda, Kongo, Bangladeş…

Sıralamada bizden kötü ülkeler ise şunlar: Libya, Suudi Arabistan, İran, Suriye, Irak.

Türkiye, böyle bir notla nereye gidebilir?

İktidarın böyle bir ortamda “İnsan Hakları Eylem Planı” açıklaması, “utanç belgesi”, “toplumla kafa bulma” veya “19 yıldır yaşadığımız baskının, hoyratlığın, zulmün itirafı” değil de nedir?

Ben konuyu böyle değerlendiriyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder

# AKP

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Keşke - Bu kadar uğraşmaya ne gerek var ki! Elimizde -her ne kadar bir zamanlar, bazı aklı evvellerin "bize bol geldiği" gibi komik, komik olduğu kadar saçma düşüncesiyle ortadan kaldırdığı- 1962 Anayasamız var. Alıp hiç değiştirmeden yürürlüğe koysunlar. O Anayasa ile neler kazanıldığını, Anayasa maddelerinin nasıl titizlikle uygulandığını ancak 60-75 yaş aralığındakiler biliyor. Gençler de o günleri sadece kendi kanaat önderlerinden öğrendikleri gibi biliyor. Keşke biraz araştırarak öğrenebilseler.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 09 Mart 13:59


Anket Hükümetin aldığı Covid-19 tedbirlerini yeterli buluyor musunuz?