Reklamı Kapat

Kadınlarımız…

Ağustos 2029 tarihli “ Kadın cinayetleri ve düşündürdükleri “başlıklı makalenin hemen girişinde; Kadının korunmasına ilişkin yasal düzenlemelere rağmen, geçen hafta EMİNE BULUT eski kocası tarafından boynu kesilerek katledildi.

İktidar kınama mesajları yayınladı.

Hemen yıldırım hızıyla şüpheli hakkında iddianame düzenlendi.

Kısa süre sonra ne yazık ki unutulur gider. Eskiden olduğu gibi yeni kadın cinayetleri olur,ama sorun çözülemez” demiştik.

**

Dün Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ydü.

Böyle bir günde bile 92 yaşında bir kadına tecavüz edildiği, yine bir kadının eski eşi tarafından şiddete maruz bırakıldığı haber linklerine düşmeye başladı.

Demek ki, kadına şiddet, kadına tecavüz ve cinayetler devam ediyor.

Demek ki hamasi nutuklar, kadın haklarına ilişkin demeçler, acele dava açmalar filan çare değil.

Ülkemizde yaşanan büyük ekonomik kriz, işsizlik ve kültürel gerileme toplumsal bir gerilim oluşturmuş durumda.

Yurttaşlarımızın büyük kısmı mutsuz, kaliteli gençler ülkeyi terk etmenin yollarını aramaya başladı.

Televizyon haberleri her gün trafik kazalarından, sağlık hatalarından ve iş kazalarından kaynaklanan sakatlıklardan, ölümlerden, cinayet haberlerinden bahsediyor.

Dizilere bakın, kılıç, silah, kan, cinayet, tecavüz, aldatma,insana saygısızlık örnekleri ile dolu.

Toplum artık cinayet haberlerini kanıksamış durumda.

Bakın siyasi iklime ,hakaret,şiddet,bağırma ,çağırma,manevi tazminat davaları,suç duyuruları ile dolu.

Bu siyasi iklim de toplumu her türlü şiddeti doğuran bir kültüre doğru eviriyor.

Milli Eğitim Bakanlığı, Aile ve Çalışma Bakanlığı, Diyanet İşleri Bakanlığı uygulamaları bu olumsuz iklimi değiştirmeyi sağlayacak bilimsel çalışmalardan uzak.

Demek ki; toplumsal, hukuksal ve siyasal yapımız kadına saygıyı ortadan kaldırmış durumda. Sadece kadına saygı mı ?

Tabii ki hayır.

Her alanda ciddi bir saygı ve sevgi eksikliği yaşıyoruz.

Evrilerek bu güne getirilen yeni siyasal ve kültürel yapımız, sosyal ilişkiler, siyaset ve hukuk ilişkileri ,ne derseniz deyin hemen her alan kendiliğinden şiddet doğduruyor.

Bu şiddet doğal olarak en zayıf olana çocuğa ve kadına yöneliyor.

**

Oysaki cumhuriyetimizin kuruluş genleri kadınlarımızı erkekle eşit ve toplumsal hayatın içinde yaşayan bir kimlik olarak tanımlamış ve bunun için her türlü hukuki alt yapıyı oluşturmuştu.

1926 tarihli Türk medeni kanunu cumhuriyetin kadını erkeğin yanında eşit ve bağımsız hale getirdiği en önemli devrim kanunuydu.

Yeni medeni kanun yapıldı ama ne yazık ki bu güne kadar gelişme göstermesi gereken kadın hakları tam aksine gerilemiş durumda.

**

Nazım Hikmet’in söylediği gibi, kadınlarımızın yüzü acılarımızın kitabıdır.

Acılarımız, ayıplarımız ve döktüğümüz kan karasabanlar gibi çizer kadınların yüzünü.

Görelim görmeyelim karşımızda dururlar gerçeğimize en yakın ve en uzak.

**

Kadınların toplumdaki yeri aydınlanma ve çağdaşlaşmanın temel ölçüsüdür.

Kadınlarına sahip çıkmayan bir toplumun kalkınması da mümkün değildir.

Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fahri Örengül - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Tarık Gür - şalcı şöhret bacı şapka kanununa muhalefet etti diye CHP tek parti iktidarı tarafından idam edilerek katledildi, bu ülkenin okullarında çoluklar başörtülü oldukları için Atatürkçü rejimden senelerce fiziksel ve psikolojik şiddet gördü bunları da yazın lütfen

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Mart 21:27


Anket Hükümetin aldığı Covid-19 tedbirlerini yeterli buluyor musunuz?