Tarihten bir yaprak İstiklal Marşının TBMM’ de kabulü:

Bugün, 12 Mart 1921’de İstiklal Marşımızın TBMM’ de kabul edilmesinin tam 100 ncü Yıldönümüdür. 1 Asırlık Milli Marşımızın yıldönümü Kutlu Olsun!

Ülkemizde 12 Mart’ı kapsayan hafta “İstiklal Marşımızın TBMM’ de kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u anma haftası olarak” kutlanmaktadır.

Bu yazımızda İstiklal Marşımızın yazarı Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un hayat hikayesini, İstiklal Marşının yazılışı ve TBMM’de kabul edilişini tarihin yaprakları içinde inceleyelim.

MEHMET AKİF ERSOY KİMDİR?

1460’da Fatih Sultan Mehmet tarafından Türkleştirme (Türkizasyon) için Arnavutluk’un İpek nahiyesine atalarının yerleştirildiği, Türk boylarındandır. Büyükbabası Nurettin Ağa, babası Fatih Medresesinin Büyük hocalarından Müderris (İlahiyat Profesörü) Temiz Tahir Efendidir. Annesinin babası yani M. Akif’in dedesi Özbekistan’dan gelen Buharalı Mehmet Efendi, annesi Emine Şerife hanımdır. Yani Arnavut asıllı değil, Türk kökenlidir. M. Akif, İstanbul’da Fatih semtinde 1873 yılında doğmuştur. 5 Yaşında iken din alimi babasından Arapça ve Farsça öğrenmeye başlamış ve Kuranı ezberlemiştir. Annesinin din alimi olmasını istemesine rağmen, O bir devlet adamı olmayı kafasına koymuş ve Mülkiye Mektebine (Siyasal Bilgiler Fakültesine) girmiş, 1 yıl okumuştur. Ancak babasını kaybetmiş ve Fatih’teki yangında evleri tamamen yanınca, ailece maddi sıkıntı içine düşmüşlerdir. O sırada ülkedeki hayvanlarda şap hastalığı yaygın olduğundan Baytar Mektepleri (Veteriner Fakültesi) açılmış ve teşvik olması için gelecek öğrencilere belli bir maaş bağlanmıştır. M. Akif geçimi için İstanbul Halkalı Baytar Mektebine girmiş ve burayı birincilikle bitirmiştir. Öğrenci iken kendisine Cemalettin Efgani isimli bir din adamı etki etmiş ve Osmanlı Devleti’ni kurtarmak için aydınlar tarafından ortaya atılan; Osmanlıcılık, İslamcılık, Turancılık ve Batıcılık fikirlerinden İslamcılık fikrini benimsemiştir. Sebilül Reşat ve Sıratül Müstakim isimli dergilerde baş yazarlık yapmış, bütün Müslümanları Osmanlı Devleti’nin liderliğinde toplamayı yazılarında işlemiştir. Ancak I. Dünya Harbinde isyana hazırlanan Arapları kazanmak için hazırlanan “Heyet-i Nasiha” (İkna heyeti) içinde Arabistan’a gittiğinde Arapların ihanetini, Mekke ve Medine gibi kutsal şehirleri savunan Türk Ordusunu arkadan vuran Arapları görünce ve Beyrut’ta iken 1917’de Kudüs İngilizlerin eline geçtiğinde sevinen Arapları görünce büyük bir hayal kırıklığı yaşamıştır. Üzüntü içinde İslamcılık fikrinin bir hayal olduğunu anlamış ve Anadolu’ya geçerek Millî Mücadeleyi desteklemiştir. İstanbul Hükümetinin Kuvayı Milliye ve Mustafa Kemal Paşa aleyhinde yazılar yazması için verdiği büyük imkanları reddederek Anadolu’ya geçmiştir. Ankara’daki Hacı Bayram Camii başta olmak üzere bütün Anadolu camilerinde ve kahvelerde vaazlar vermiş konuşmalar yapmış, “Müslümanlıkta Anadolu’da Türklükte Anadolu’da” Fikrini geniş kitlelere yaymıştır. Halkı Mustafa Kemal paşanın liderliğinde toplanmaya çağırmıştır. Mehmet Akif Ersoy gerçekçi bir şair ve yazardır. Bu

duruşunu şu mısraları ile dile getirmiştir;

“Hayır, Hayal ile yoktur benim alışverişim,

İnan ki her ne demişsem görüp de söylemişim.”

Mustafa Kemal Paşa, Mehmet Akif Ersoy’un Burdur Milletvekili olarak TBMM’ ne girmesini sağlamış, zaferden sonra da İstiklal madalyası ile ödüllendirmiştir.

İSTİKLAL MARŞININ YAZILMASI;

Mehmet Akif Ersoy

Osmanlı Devleti’nin birçok marşları olmakla beraber bir Milli Marşı yoktu. Bağımsızlığın ve Hürriyetin sembolü olan orduyu ve milleti milli şuur etrafında toplayacak Avrupa ülkelerinde olduğu gibi bir Milli Marşa ihtiyaç duyulmaya başlanmıştı. Genelkurmay Başkanı Albay İsmet bey (İnönü) ordu için bir milli marş ihtiyacı olduğunu belirterek Maarif Vekili Hamdullah Suphi (Tanrıöver)’ den bir müsabaka açılmasını istedi. Marşın güftesine 500 TL. bestesine de 500 TL. Ödül konmuştu. Hamdullah Suphi Bey açılan yarışmaya 724 şiirin katıldığını, bunlardan 6 tanesinin kayda değer olduğunu ancak Milli heyecanı ateşleyecek beklenen etkiyi yapacak bir şiirin henüz yazılamadığını da tespit etti. Çanakkale Savaşının heyecanını yansıtan “Çanakkale Şehitlerine” Şiirini yazan Mehmet Akif Ersoy’un bir şiir yazarak bu müsabakaya katılmasını istedi. Ancak M. Akif Ersoy, yüksek ruhundan gelen bir isyanla; -“İstiklal Marşı para karşılığı yazılmaz” diye müsabakaya katılmayı reddetti. Hamdullah Suphi Bey TBMM’ de sıra arkadaşı olan Balıkesir Mebusu Hasan Basri (Çantay- daha sonra Diyanet İşleri Başkanı)’dan M. Akif Ersoy’u şiir yazmaya ikna etmesini, hatta para ödülünün kaldırıldığını söylemesini istedi. Ayrıca kendisi de M. Akif’e duygulu bir mektup yazarak, Marş olacak şiiri yazmasını istedi. Para ödülünün kalktığına inan M.Akif Ersoy“ Kahraman Ordumuza” başlığı ile başlayan şiirin iki kıtasını yani İstiklal Marşı olarak söylenen kısmını mecliste kaleme almıştır.

Hava kararınca Ankara’nın Cebeci semtindeki kaldığı Tacettin Dergahı’nda devam etti. Gece geç vakte kadar şiiri tamamlamaya çalıştı. Ancak daha bitiremeden uyku bastırınca yatağına uzandı. Uykusunda adeta ilham gelerek şiirin devamını birden uyanarak tamamladı. Karanlıkta kâğıt bulamadığından mısraları duvara yazmaya başladı. Şiiri bitirince kalktı temize çekti. Sabahleyin ismini yazmadan şiirini komisyona teslim etti. Maarif Vekili Hamdullah Suphi Bey TBMM kürsünden 7 şiiri gür sesi ile okudu. Diğer şiirlerde alkışlandı. Ancak Mehmet Akif Ersoy’un şiiri okununca bir anda Meclis adeta elektriklen-di. Bütün Milletvekilleri ayakta esas duruşta heyecanla; “Hamdullah Suphi Bey! Tekrar Okuyunuz, Tekrar okuyunuz” diye bağırarak,

Bu şiir Milli Marş olmalıdır” dediler. Üçüncü defa aynı heyecan ve duygu ile şiir okundu. Oturuma başkanlık eden, TBMM. Başkanı Mustafa Kemal Paşa da “Türk Milletinin Hürriyet ve İstiklal aşkını en iyi dile getiren eser” diye fikrini söyledi. 12 Mart 1921’de yapılan Oylamada Milli Marş olarak kabul edildi. Mehmet Akif Ersoy 500 TL para ödülünü kabul etmedi. Parayı şehit ve yetim ailelerine bağışladı. Halbuki; “Kahraman Ordumuza” başlığı ile yazdığı şiirin Mecliste oylanacağı gün karlı bir hava vardı ve giyecek paltosu yoktu. Arkadaşının paltosunu giyerek meclise gitmişti.

İstiklal Marşının bestesi için yapılan yarışmada Ali Rıfat Çağatay’ın bestesi seçildi. 1924 Yılında Ali Rıfat Çağatay’ın bestesi kabul edildi.1930 yılına kadar çalındı. 1930 Yılında Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Şefi Osman Zeki Üngör’ün bu günkü bestesi yürürlüğe kondu.

Türk İstiklal Marşı gerçekten dünyada eşi olmayan yüksek bir ruh taşıyan Türk Milletinin Hürriyet aşkını terennüm eden müstesna bir marştır. Diğer ülkelerin marşlarına bakarsak;

Fransız Milli marşı;

Marseyyez adıyla, Düşmanların Fransa’ya savaş ilanı üzerine Fransız Yüzbaşı List tarafından yazılmış;

“İleri kardeşler

Vatan için ileri!

Şan şeref günü

Geldi çattı, işte!” Mısraları ile başlayan bir marştır.

Alman Milli Marşı

“Almanya, Almanya, her şeyin üstünde Dünya'daki her şeyin üstünde Eğer sürekli direnerek Kardeşçe, birlik halinde tutarsa kendini Maas'ten Memel'e Etch'ten Belt'e varana kadar Almanya Almanya her şeyin üstünde Dünyadaki her şeyin üstünde.” İfadesini taşıyan, bir ülkeyi ve bir coğrafyayı işleyen bir marş idi.

İngiliz Milli Marşı ise;

“Tanrı korusun

İyi yürekli kraliçemizi,  Uzun ömürler soylu kraliçemize

Tanrı kraliçeyi korusun!”

Mısralarıyla başlayan ve Kilise ilahisi niteliğinde hazırlanan ve her kral ve kraliçe tahta geçtikçe içeriği değişen bir marştır.

2

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Oğuz Kalelioğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmit Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?