Reklamı Kapat

Besmele ile başlayalım

“Bismillahi’r-Rahmani’r-Rahim” “Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla.” Yaklaşık yirmi beş yıl önce Kandıra Müftüsü iken irşat görevimin bir parçası olarak kabul ettiğim dini ve milli değerler muhtevalı haftalık yazılarım Kocaeli Yerel Basınında yayınlanmıştı. Tayinim İstanbul’a çıkınca orada yerel gazetelerde yazdım. Gittiğim her yerde yazı faaliyetime devam ettim. Emekli olunca memleketim İzmit’e döndüm. Emekli bir müftü olarak sayın halkımıza karşı irşat görevimi yine  Kocaeli Gazetemizin sayfalarında yazarak sürdürmeyi istedim. Bana bu imkanı veren gazete yöneticilerine teşekkür ediyorum. Gazetemizde son yazımdan sonra epey uzun bir zaman geçti. Bu ilkyazıma besmele ile başlayalım diyerek besmele konusunu ele aldım.

Besmele Neml suresinin bir ayetidir. Kur’an-ı Kerimde bir sure hariç (Berâe Suresi )  diğer bütün surelerin başında yazılarak tekrar edilmiştir. Fatiha Suresinin başındaki besmele de alimlerimizin büyük çoğunluğuna göre bu surenin bir ayeti sayılmıştır. Sevgili peygamberimizin “Besmele ile başlanmayan her iş bereketsiz ve sonu güdüktür” buyurarak her hayırlı işe besmele ile başlamamızı istemesinde önemli mesajlar vardır. Her hayırlı işe besmele ile başlamak Müslümanların yüce Allah, İlah, Rab ve Ma’bud kavramlarını içselleştirip bu kavramların zihinlerinde daima canlı tutulmasının en pratik yoludur. Onun için biz Müslümanlar, her hayırlı  iş ve sözümüzün başında besmele çekeriz.

Besmele “Bismillahi’r-Rahmani’r-Rahim” cümlesinin adıdır. Günlük yaşamda birçok kişi besmeleyi “Bismillah” şeklinde kısaltarak kullanır. Bismillah “Allah’ın adıyla ( başlarım ) ” demektir. Kul  herhangi bir davranışta bulunurken önce eûzü çekerek muhtemel olumsuz etkileri defetmekte sonra da besmeleyi okuyarak kendisinin tek başına yeterli olmadığını, Allah’ın yeryüzünde halife kıldığı bir varlık olarak O’nun mülkünde, O’nun adına tasarrufta bulunduğunu, Allah’ın koyduğu sınırları aşarsa emanete hıyanet etmiş olacağını peşinen kabul etmekte ve bu inançtan güç almaktadır. Burada tevhit cümlesinin manası da hatırlanmış olur. Nasıl ki tevhit cümlesinde “lâ ilâhe” denilerek önce bütün sahte tanrılar zihinlerden siliniyor, sonra da “illallah” ifadesiyle hakiki, tek, eşi ve benzeri bulunmayan yüce Allah kalbe ve zihne yerleştiriliyorsa, eûzu besmele çekildiğinde de önce olumlu kulluk ilişkisine engel olan kirli çevre temizleniyor, sonra da yüce Allah ile sağlıklı bağ kurulmuş oluyor. Her işine besmele ile başlayan Müslüman, Rahman ve Rahim olan yüce Allah’a sığınarak, O’na tevekkül ederek yaşamayı dünyaya bakış açısının mihveri yapar. Besmelede yüce yaratıcının özel adı ve iki güzel ismi zikredilmiştir. Yüce Allah’ın Rahman ve Rahim isimlerinin insana yansıyan yönleri nelerdir?

“Allah” lafzı yüce Allah’ın özel adıdır. Bu isim başka bir varlığa asla verilemez. “İlâhlar/Tanrılar” örneğinde olduğu gibi Allah’ın diğer isimleri çoğul yapılabilir; ancak “Allah” lafzı çoğul yapılamaz. Yüce yaratıcının “Allah” özel isminin dışındaki isim ve sıfatları Allah’ı niteler. Allah ismi Kur’an-ı Kerimde 2697 defa geçmektedir. Kâinatın yaratıcısı ve yöneticisi olan Allah, zihnî bir varlıktan ibaret olmayıp, zihnin dışında fiilen de vardır. Fakat insan onu dünyada göremez.

“Rahman” ve “Rahîm” isimleri çok merhametli demektir. “Rahman” ismi sadece Allah’a mahsustur, başka hiçbir varlık için kullanılmaz. “Rahîm” ismi ile insanlar da nitelenebilir. Yüce Allah, “rahman” sıfatının gereği olarak yarattığı bütün varlıklara merhamet eder. Bu konuda mümin-kâfir ayırımı yapmaz. O’nun merhameti her şeyi kuşatmıştır. (A’râf, 156) Bütün insanları yaratan, yaşatan Allah’tır. Dünyayı ve içindekileri insan için yaratmış, insanın hizmetine sunmuş ve insana sayılamayacak kadar çok nimet vermiştir. (İbrahim, 34) Bütün bu nimetlere şükrün en pratik yolu, her hayırlı işe O’nun adını anarak yani besmele çekerek başlamaktır.

“Rahîm” ismi “rahman” ismine göre daha özeldir. Sadece iman edip salih amel işleyenlere, müttaki ve muhsinlere yöneliktir. Dünyada sadece müminlerin güzel amellerine fazlasıyla sevap verir, onlardan razı olur ve onları cenneti ile ödüllendirir. Mümin olmayanlar, Allah’ın dünyadaki nimetlerinden yararlanırlarsa da ahiretteki nimetlerinden mahrum kalırlar.

Atalarımız çocukları dört yaşına basınca onlar için “Bed-i Besmele” yani besmeleyi güzelce okuma merasimi yapar, onlara hatasız bir şekilde “Bismillahirrahmanirrahim” demesini öğretirlerdi. Bizler her şeyi öğretmeye çalıştığımız çocuklarımıza besmeleyi ve anlamını öğretiyor muyuz?

İslam tarihi boyunca Müslümanlar, kültür ve medeniyetlerini besmele ile yoğurmuşlardır. Eller yemeğe besmeleyle uzanır, gece onunla yatılır, güne onunla başlanır. Evden onunla çıkılır, eve onunla girilir. Vasıtaya onunla binilir, işyerleri onunla açılır. İbadetler onunla eda edilir, duaya eller onunla kaldırılır. Hatipler sözlerine, yazarlar da kitaplarına onunla başlar. Camilerin en müstesna yerlerini o süsler. Hastalar da onunla manevi destek kazanır.

 

FAHRİ SAĞLIK’IN ÖZGEÇMİŞİ

05.02.1956 Tarihinde Kocaeli- İzmit Merkez Bağlıca köyünde doğdu. İlkokulu köyünde tamamladıktan sonra İzmit İmam- Hatip Okulu’nda başladığı orta öğrenimini Konya İmam- Hatip Lisesinde tamamladı. ( 1975 )  Aynı yıl girdiği Konya Yüksek İslam Enstitüsü Fıkıh- Kelam Bölümünden mezun oldu.

(1979) - İlk memuriyet görevine Manisa Alaşehir İ.H.L Meslek Dersleri Öğretmeni olarak başladı.

(1983) - Milli Eğitim Bakanlığı’nca iki yıl süreyle  “ Arap Dili ve Edebiyatı” alanında araştırmalar yapmak üzere Kuveyt Üniversitesi’ne gönderildi.

(1987) -Erzurum- Oltu İ.H.L’nde iki yıl öğretmenlik yaptıktan sonra kurum değiştirerek Diyanet İşleri Başkanlığı Ağrı- Hamur İlçe Müftüsü olarak atandı.

Sırasıyla;

(1990-1991) Kocaeli İl Müftülülüğü Şube Müdürlüğü,

(1992-2002) Kocaeli Kandıra İlçe Müftülüğü,

(2002-2004) İstanbul- Fatih İlçe Müftülüğü ve

(2004-2009) İstanbul-Büyükçekmece İlçe Müftülüğü görevlerinde bulundu.

(2009-2011) T.C Bişkek Büyükelçiliği Din Hizmetleri Müşaviri olarak atandı.

(2011-2014) Naklen T.C Moskova Büyükelçiliği Din Hizmetleri Müşaviri olarak atandı. Yurtdışı görevini 20.05.2014 tarihi itibariyle tamamlamış olup yurda dönüşünde Balıkesir Merkez Karesi İlçe Müftüsü olarak atanmıştır. Yaklaşık altı yıl Karesi Müftüsü olarak görev yaptıktan sonra 05.02.2021 tarihide emekli oldu.

(1992) Marmara Üniversitesi Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalında “ İslam Mezheplerinde Te’vil Anlayışı” konulu tezi ile Yüksek Lisans eğitimini tamamladı.

(2002) Diyanet İşleri Başkanlığımızın Ankara Eğitim Merkezinde açtığı 10 aylık yabancı dil (İngilizce) kursuna katıldı.

Diyanet Dergisinde makaleleri, Diyanet Çocuk Dergisinde “ Çocuk Hikayeleri” yayınlandı. Yazdığı çocuk hikâyeleri Diyanet İşleri Başkanlığı’nca yayınlanan “ İlk Adım” isimli çocuk kitabında yayınlandı. Ayrıca görev yaptığı yerlerdeki mahalli gazetelerde çok sayıda makalesi yayınlanmıştır. 

Evli ve iki çocuk sahibi olan Fahri Sağlık iyi seviyede Arapça, orta seviyede İngilizce, Kırgızca ve Rusça bilmektedir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fahri Sağlık - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmit Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?