Reklamı Kapat

“Ekonomide reform” paketi değil, “laf” paketi

O gün akşama doğru telefonum ardı ardına çaldı.

Arayanların sorduğu tek bir soru vardı:

“Paketi nasıl buldun?”

Paketin nasıl olduğu netti, sanırım benden duymak istemişlerdi.

Pakette “laf”ın ötesinde bir şey yoktu.

Açıklanan, “ekonomide reform” paketi değil, “laf” paketi idi.

Hiç “bozan, yıkan döken”, reform yapabilir mi?

Reform, “bozulanı düzeltmek, yeniden şekillendirmek, iyileştirmek, yeniden yararlı hale getirmek”tir.

Düzeltmeyi, iyileştirmeyi; bozanlar, kötüleştirenler yapabilir mi?

Sen 19 yıl boyunca devletin bütün yapısını değiştir, kurumları ve kuralları yok et, “güçler ayrılığı”nı ortadan kaldır, “yürütme”nin yanı sıra “yasama” ve “yargı” görevlerini de fiilen üstlen, işleyen sistemi “tek adam” rejimi haline getir, ekonomi çarkının dişlerini kır, sonra da tepkilerin şiddeti artınca, “Merak etmeyin reform yapıyoruz” diye ortaya çık.

Ne reformu Allah aşkına!

19 yılda sadece 23 “ekonomik paket” açıklanmış.

Diğerlerini de sayarsak, açıklanan toplam paket sayısı kesin 100’ü geçer.

Millet, açıklanan paketleri izlemekten “paket manyağı” oldu.

Bunca “paket” açıklandı, bunlardan bir tanesinin ülkemizin bir sorununu çözdüğünü söylemek mümkün mü?

İçlerinden bir tanesinin, “inandırıcı” bir yönü var mıydı?

Yine içlerinden bir tanesi, açıklandığında, “Helal olsun!” övgüsü aldı mı?

Adını “reform” koymakla, reform yapılmış olmuyor.

Bir defa işin doğasına aykırı, hiç düzeni bozan, bozduğu düzeni iyileştirebilir mi?

19 yıldır aynı zihniyet, aynı kadro…

Bozduğunu, yıkıp döktüğünü iyileştirebilir mi?

Açıklanan şeylere mutlaka bir isim bulmak gerekirse, alınan kararlara ancak ve ancak “önlem” denebilir.

Biz şu şu konularda şu önlemleri alıyoruz…

Çıkıp bunu böbürlene böbürlene halka anlatmanın da bir anlamı yok.

Gelişen olaylar karşısında alınan önlemler, ilgili kişiler tarafından halka duyurulur, biter gider.

Örneğin…

850 bin esnaftan vergi alınmayacak…

Tamam, bu pandemi nedeniyle alınan bir karardır, ilgili bakan çıkar açıklar.

Esnaftan vergi alınmamasının “ekonomik reform”la ne ilgisi var?

Esnaf zaten “vergisini ödeyemeyecek” durumda, evine ekmek götüremiyor ki vergisini ödesin, sen de almayacağım diyorsun, hepsi bu kadar.

Alınan karar, bir “reform” değil, basit bir “önlem”!

Bu önlemi, bir “lütuf” gibi sunmanın anlamı yok.

Devlet olarak gerekli önlemleri almak, senin görevin.

Hatta bu karar pek çok esnafın içini de burktu.

Esnafa diyorsun ki, “Sana pandemi döneminde yeterince nakit para veremedim, ama senden bu yıl vergi de almayacağım, bu kıyağımı unutma!”

Esnaf şu anda “cebinden çıkacak” paraya değil, “cebine girecek” paraya bakıyor.

O derece sıkıntıda.

Elektrik, su, gaz faturaları birikmiş…

Aylardır kira ödeyemiyor…

Sigorta primini yatıramıyor…

Yanında çalışanların haftalıklarını veremiyor…

Mal almış, imzaladığı senetler protesto oluyor…

Dahası ailesinin günlük gıda ihtiyacını karşılayamıyor.

Büyük kentlerde “Halk Ekmek” büfeleri önündeki kuyruklar boşuna mı?

“Askıda ekmek” uygulaması, zevk olsun diye mi yapılıyor?

“Askıda fatura” uygulamasına başvuranları sayısının sürekli artması, “siyasi bir şov” mu?

Ekonomik modelin yapısı değişmedikten sonra…

Ben, “reform paketleri” açıklanırken hep şuna bakarım.

Bu paket, Türkiye’nin hangi temel sorununu çözecek?

Ekonomik modelin yapısı değişecek mi?

“Borç ekonomisi”ni bırakıp, “üretim ekonomisi”ne mi geçeceğiz?

Eğer bir ekonominin temelinde “yatırım ve üretim” yok ise gerisi hikâye!

Faizmiş de, dövizmiş de, inmiş de, çıkmış da…

Biz günlerimizi, aylarımızı, yıllarımızı; “faiz ve döviz masalı” anlatmakla ve dinlemekle geçiriyoruz.

Ben bu ekonomiye, “ekran ekonomisi” diyorum.

Yatıp kalkıp faiz ve döviz konuşan ekonomistlere de “ekran ekonomisti” diye takılıyorum.

Dikkat edin, hiç “yatırım” ve “üretim” konuşmuyoruz.

Ülkemizi bekleyen en büyük “tehlike” bu.

Yatırım yapmayan ve üretmeyen bir ülke, hiçbir yere gidemez.

Bir ülkenin ekonomi çarkı “borçla, faizle, dövizle ve elde avuçta ne varsa satılarak” döndürülemez.

Kendi kendimizi aldatıyoruz…

Tuttuğumuz yol, yol değil.

Bir de sırtımızda, “demokraside, insan haklarında ve hukukun üstünlüğünde dünyanın en geri ülkeleri arasında bulunma” kamburu var.

Bu kamburlarla yol alabilirsen, al.

Milleti aldatmayalım

********

Mevcut yönetim düzeni, “milleti aldatmak” üzerine kurulmuş bir düzen.

Algı yaratma, göz boyama…

Bu son paket de aynı amaçla açıklandı.

Öyle açıklandı ki, “Bağlayın kemerlerinizi havalanıyoruz” havası yaratılmak istendi.

Bu paket mi, üretimi artıracak?

Bu paket mi, enflasyonu düşürecek?

Bu paket mi, ihracatı artırıp ithalatı azaltacak?

Bu paket mi, dış borç ihtiyacını azaltacak?

Bu paket mi, toplanan vergilerin doğru yerlerde kullanılmasını sağlayacak?

Bu paket mi, işsizliği önleyecek?

Bu paket mi, yurt dışına sermaye kaçışını durduracak?

Bu paket mi, üretimde “dış girdi” payını düşürecek?

Söyleyin, açıklanan “ekonomide reform” paketi, bu temel sorunlarımızın hangisini çözecek?

Bu nedenle, açıklanan paket, “laf paketi”nden öte bir anlam taşımıyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

Bir vatandaş - Görüşlerinize bire bir katılıyorum Tanzer bey..Hepsi laf salatası.Millet için en ufak bir ışık yok.Zaten açıklanan paketi çokda konuşan yokkk.....

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 15 Mart 12:51
02

Tekin Gültekin - Artık yolcudur, Abbas… Mansur Yavaş’ın cumhurbaşkanlığı, İmamoğlu’nun başbakanlığında her şey çok daha güzel olacak.

Yanıtla . 3Beğen . 1Beğenme 15 Mart 12:03
01

Esnaf Meselesi - Sayın abim şu an ekonominin batık olmasının sebebi zaten esnaflar değil mi ki...bakın 850 bin esnaf 250milyontl vergi ödemiş esnaf başına yılda 300 tl.gercekten ağlanacak bir durum çok çok yazik.. ortak gidere katılmayan umursamaz lüks içinde yaşayan ulkeye ve insanlarına faydasız sadece kendine çalışan bir kesim oluştu.. maalesef durum bu. Esnaf vergi verseydi eğer ekonomi bu kadar kötü işsizlik bu kadar ağır olmayacaktı... ülkemizin ciddi bir esnaf problemi yok mu sizce

Yanıtla . 3Beğen . 1Beğenme 14 Mart 21:49


Anket Gölcük Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?