Reklamı Kapat

Acil durum sistemi

İnsanları gözlemlemeyi ve incelemeyi çok sevdiğimi artık az çok biliyorsunuz. Yapılan hareketler, duruş, bakış, yürüyüş şekli ve çok daha fazlası aslında kişinin karakter özelliklerini bile bize gösterebilecek pek çok şeyden sadece birkaçı.

Sokakta yürürken etrafı, insanları incelemek bence insanı anlamak için yapılabilecek en güzel şey ve bunu yapmak için hiçbir güç sarf etmenize gerek yok. Sadece bakarken görmeyi öğrenmelisiniz. Bu da aslında hayatınızda kendinize verebileceğiniz en güzel hediye olabilir.

Son zamanlarda pek dışarı çıkmıyorum ama çıktığım zaman ya da pencereden aşağıya doğru baktığım zaman tek gördüğüm şey hızlı hızlı yürüyen insanlar oluyor. Hızlı hızlı yürüyen derken spor yapan kişilerden bahsetmiyorum. Kafası neredeyse milyonlarca düşünce ile dolu olan, her şeyin geçip gitmesini ve artık güzel günlerin gelmesini bekleyen insanlardan bahsediyorum.

Kişilerin bu gibi durumlarla gurur duyması beni çok güldürüyor. Stresli bir hayat yaşamakla gurur duyulur mu? Pek çok kişi için cevap maalesef ki evet. “Ben çok meşgulüm, daha şunları ve şunları yapmadım, of artık bir tatil gelse de rahatlasam…” Artık bu cümleler bizim için çok sıradan, insanlar içinse büyük bir gurur kaynağı. Stresli ve meşgul olmak, koştura koştura yürümek, tüm insanlara meşguliyetini göstermek ve sürekli tatilleri hayal etmek bazıları için çok havalı bir ‘imaj’ gibi gözükebilir. Etrafındaki insanlar da bu stresli halini tatile gidince atacağını düşünürler ama aslında bu asla gerçekleşmeyecek bir hayalden ibarettir. “Her insan tatile gidince rahatlar.” diye düşünmüş olabilirsiniz. Bu yüzden size aynı kişinin tatildeyken nöronlarının arasında süzülen düşünceleri de göstermek istiyorum. “Burası da ne kalabalıkmış. Şu kahvemi de bir türlü getiremediler. Acaba şu işi halledebilecek miyiz, nasıl yapabiliriz…”

Stres artık hayatımızın her anının bir parçası olmuş durumda ve bunu üstümüzden cennet gibi geçen bir tatilde bile atamıyoruz çünkü “Tatilin bitmesine 3 gün kaldı, yine işe ya da okula döneceğim, yine beni bir sürü kötü olay bekliyor…” gibi düşünceler tatildeyken bile beynimizde var olmaya devam ediyor ve bizi içten içe öldürüyor.

İçten içe öldürüyor derken gerçekten öldürmekten bahsediyorum çünkü artık pek çok hastalığın kaynağı stres olmuş durumda. Eskiden koroner arter hastalığı gibi kalp ve damar rahatsızlıkları genelde genetik bir yapıya sahipken artık stres, depresyon gibi pek çok psikolojik sebebi de var. Stres tüm vücudumuzu etkileyen bir durum olduğu için aslında artık tüm hastalıkların bir parçası da ona bağlanıyor. Peki, bu durum neden böyle ve stres aslında nedir?

Çok ilginç bir şekilde, stres bir zamanlar biz insanları yaşatan en yüce fonksiyonlardan biriydi. Şu an bizi öldüren şey, bir zamanlar bizim yaşayabilmemiz için var olması gereken en büyük kaynakların başında geliyordu.

Bir mağara adamı düşünün. Avlanmak için ormanda gezinirken karşısına bir aslan çıkan mağara adamının aslında yapabileceği sadece iki şey var. Ya orada kalıp aslan ile dövüşmek ya da arkasına bakmadan oradan uzaklaşmak. İşte burada stres hormonu (Kortizol) devreye girer. Mağara adamının hayatta kalabilmesi için o aslandan uzaklaşması gerekir ve bir tehlike anında olduğundan dolayı böbreküstü bezleri kortizol, adrenalin ve noradrenalin hormonlarını salgılamaya başlar. Adrenalin etkisiyle kalp atışı ve kan dolaşımı hızlanır. Bunların hepsinin olmasının nedeni insanın hayatını kurtarmak ve onu olabilecek en hızlı şekilde bulunduğu tehlike ortamından uzaklaştırmaktır. Vücudun yaptıkları işe yarar, mağara adamı gücünü toplayarak olabilecek en hızlı şekilde oradan uzaklaşır.

Tehlike anı geçtikten sonra mağara adamı sakinler ve bu ‘acil durum sistemi’ devreden çıkar. Bu şekilde mağara adamımız normal hayatına devam eder.

Bizim acil durum sistemimiz de aslında aynı şekilde çalışıyor ama biz mağara adamımız gibi bir aslandan dolayı değil, trafikten, işten ve okuldan yani tüm hayatımızdan dolayı stresli olduğumuz için bu stres kaynaklarından uzaklaşamıyoruz ve vücudumuz sanki sürekli bir aslan ile karşı karşıyaymışız gibi acil durum sistemini çalıştırmaya devam ediyor. Tüm vücudumuzun dengesini altüst eden stres aslında bizim hayatımızı kurtarmak için var olan bir mekanizmaydı ve biz onu bile yanlış kullandık.

Size söyleyebileceğim tek bir şey var. Bir aslan tarafından kovalanmıyorsunuz. Sokaklarda yavaş yürüyün, etrafa bakın, güzellikleri fark edin ve acil durum sisteminizi yalnızca gerçek bir aslan ile karşı karşıya kaldığınızda kullanın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yağmur Uğuzluoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Tekin Gültekin - Pandemi ve ekonomik sıkıntılar da insanları strese soktu. Eskiden birçok yerde klasik ağaçların altında çay bahçeleri vardı, bunların bazıları semtin içindeydi ya da yakınındaydı insanların nefes alacak mekanları vardı. Hayat yavaş akıyordu. Şimdi nüfus da arttı, caddeler, sokaklar kalabalıklaştı, telaşlı insanlarla doldu.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 19 Mart 21:34
01

Suna Taşkent. - Tebrik ediyorum, başarılarının devamını diliyorum.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 17 Mart 19:35


Anket Gölcük Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?