Reklamı Kapat

Millet “bahçe-kahve” değil iş ve aş istiyor!..

Son bir yıldır yaşadığımız pandemi sürecinin ekonomik ve toplumsal yaşamımızda olumsuz etkileri olduğu bir gerçek.

Hatırlayalım;

Siyasi iktidarın aldığı ilk önlem; konut kredi faizlerini düşürmek ve İBAN numarası vererek “Biz bize yeteriz kampanyası” açmak oldu!

Salgına karşı önlem almak gerekiyordu. İşyerleri kapandı, işsizlik daha da arttı. Geçim sorunları katlanarak büyüdü.

Devletine yıllarca vergi veren, sigorta pirimi ödeyen vatandaş, bu süreçte devletinden maddi-manevi destek bekliyordu. Ancak, beklediği karşılığı bulamadı.

Örneğin, Almanya; kapanan işyerlerine 9 ila 15 bin avro HİBE veriyor, ayrıca cirolarının yüzde 90’nını da karşılıksız ödüyordu.

İngiltere; işyerini kapatan esnafa 26 bin sterlin hibe, elektrik ve su faturalarının bedelini ödüyor, her çalışana ayrıca 2000 sterlin katkı veriyordu.

Ya Türkiye’de?

1000 TL’lik yardımlar ve son olarak 750 TL’lik kira yardımı dışında esnaf hiçbir destek bulamadı.

Türkiye’de memur ve emekliye yüzde 7 – 8 oranında zam yaparken, yılbaşından itibaren temel tüketim maddelerine, vergi, harç ve cezalara, otoyol-köprü-tünel geçişlerine, elektrik-doğalgaza gelen yüksek oranlı zamlarla kitlesel bir yoksulluk süreci başladı.

Yaşadığımız sorunlardan örnekler;

Bilgisayar ve internet aracılığı ile uzaktan eğitim tam bir fiyasko oldu. Çünkü, başta köy çocukları ve yoksul aile çocukları olmak üzere milyonlarca çocuğumuz bilgisayar ve internet yoksunluğu nedeniyle eğitime ulaşamadı. Ama öğrencilerin sınav harçlarına zam yapıldı!

Öncelikle “kayıt dışı” çalışanlar olmak üzere pek çok insan işini kaybetti. İşi olanlar işsiz kaldılar.

Lokantalar, kafeteryalar, kantinci esnaf, kahvehaneciler işyerini açamadı. Yanında çalışanlar işsiz kaldılar. Esnafın yüzde 92.6’sı sabit giderlerini karşılayamadı. Son bir yılda 99 bin 588 esnaf işyerini kapattı.

Turizm sektöründe çalışan emek insanları, müzisyenler işsiz kaldılar.

Bu ülkede 2 milyon 500 bin hane yardımlarla yaşamaya çalışıyor.

3 milyon 200 bin hanenin elektriği, doğalgazı kesik.

Bir lira ucuza ekmek alabilmek için uzun kuyruklar oluşturuluyor. Yoksulluk kanser hücresi gibi çoğalıyor.

Takipteki krediler son bir yılda yüzde 86 artmış. Sosyal güvenlik primleri ödenemiyor.

Gazetelerde tam sayfa “İCRA TAKİP” ilanları yayımlanıyor. Mevcut icra daireleri yetmiyor, yenileri açılıyor. Konut kredi taksitleri ödenemiyor, bankalar emlak zengini olmuş!

Türkiye, bu yıl içinde 181 milyar borç ödemek zorunda! Uluslar arası Finans Enstitüsü, Türkiye’nin borcunun milli gelire oranının yüzde 167’yi aştığını açıklıyor! 2020 yılı sonu itibariyle bütçe açığımız 132 milyar lira olmuş! Dış ticaret açığımız ise yüzde 82.5 oranında artmış! Turizm sektörü 2021 yılına yüzde 71’lik bir düşüşle yeni sezona hazırlanıyor.

“Hasta ve tıbbi tahlil garantisi” ile yaptırılan ve 20-25 yıl boyunca ağır bedeller ödenecek Şehir Hastaneleri uğruna kapatılan kentlerdeki hastaneler boşaltılıyor, çürümeye terk ediliyor.

500 bin atama bekleyen öğretmenimiz var. Hükümet, 20 bin öğretmen ataması için “müjde” veriyor! Halen 80 binin üzerinde, düşük ücretlerle çalışan “Ücretli Öğretmen” var. Öte yandan 81 ile “Kıble uzmanı” atanıyor!

Bütün bu acı gerçeklere rağmen, neler yapılıyor?

Kamu-Özel İşbirliği (KÖİ) denilen, “geçiş ve yolcu garantili” geçiş ücretleri DOLAR bazında belirlenen otoyol, köprü, tünel, havaalanı ve Şehir Hastaneleri için fahiş bedeller ödüyoruz. Ve bu ödemeler bu dönemde bile aksatılmıyor! “Mücbir sebep” kullanılamıyor! Hatta, İstanbul Havaalanı’nı yapan firmanın 2020 yılına ait kira borçları iptal ediliyor, 2021 ve 2022 kira bedellerinde yüzde 50 indirim yapılıyor!

Akaryakıt kaçakçılarına gece yarısı operasyonuyla af geliyor!

Kimi belediyeler, gelecekteki seçim hesaplarıyla büyük maliyetlerle tanıtım, ilan, reklam ve eşantiyon harcamaları yapıyor!

Ankara’da 2 vilayetler evi varken, 30 milyon TL’ye Kızılcahamam’da havuzlu otel ve termal tesis yapılıyor.

Kimi valiler lüks makam araçları, lüks makam tefrişatları ya da “KIŞ BAHÇELERİ” yaptırıyor!

TİKA-“Türkiye İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı” 15 ayrı ülkede çeşitli tesisiler açıyor ve Meclis Denetimi’ne tabi değil!

Ülkemize gelen ve artık “kalıcı” oldukları anlaşılan Suriyeliler için 40 milyar dolar harcamakla övünüyoruz!

Bütçe’de ayrılmış kaynak olmadığı halde, “ÇILGIN PROJE” yani “Kanal İstanbul” hayali için Arnavutköy’de uzun yıllardır besicilik ve tarımla geçinmeye çalışan vatandaşlarımızın Nisan ayına kadar topraklarını terk etmelerini istiyoruz! “Nerede, nasıl yaşarlar?” diye düşünmeden!

OYSA; İstanbul’un öncelikli sorunu beklenen BÜYÜK İSTANBUL DEPREMİ değil mi? Bu büyük felaketi en az insan ve maddi kayıpla atlatabilmek için ne yapıyoruz?

Bütçe’de ayrılmış tek kuruş karşılığı olmadan, “AY’A SEYAHAT” iddiasıyla ortaya çıkıyoruz!?

Ve, nihayet; bir yandan en güzel parklarımızı, tarım ve orman alanlarımızı, belediyeleri bir kenara atarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kararları ile imara açarken, ya da Maden şirketlerine dağıtılırken, TOKİ kanalıyla, çeşitli müteahhitler eliyle 60 MİLLET BAHÇESİ için, bu koşullarda 740 milyon TL’lik maliyeti göze alıyoruz!

Bir de “Millet Kıraathaneleri” projemiz var! Son iki yılda yaklaşık 18 milyon TL. harcanmış!

Şimdi, akıl ve insafla düşünelim;

Ülkemizin içinde bulunduğu ağır maddi ve toplumsal sorunlar varken, önceliğimiz Millet Bahçesi mi? Millet Kıraathanesi mi?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Kiyaslama - Abi almanyada 1 milyon vergi veren esnaf var bizde e 4 milyon vergi ödemeyen esnaf var.. devlette para olduğundan almanlar verebiliyor bizde esnaf para vermemiş ki nerden ödenecek.. Asgari ucretlliden kesilen vergiyle esnaf ancak bu kadar desteklwnebiliyor ne zaman ki esnaf vergi öder destek isteme hakkı olur..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 16 Mart 22:34


Anket Hükümetin aldığı Covid-19 tedbirlerini yeterli buluyor musunuz?