Reklamı Kapat

TARİHTEN BİR YAPRAK-1 1.DÜNYA HARBİNE GİRİŞ

Yarın, bütün yurtta kutlanacak olan 18 Mart Çanakkale zaferinin 103’ncü yıl-dönümüdür. Çanakkale Cephesi 1’nci Dünya Harbi (1914-1918) içinde açılan bir cephedir. Osmanlı Devleti 1’nci Dünya Harbine niçin ve nasıl girdi. Bu konunun aydınlatılması harbe girişimizin sebeplerinin bilinmesi yönünden faydalı olacaktır.

Daha 1913 yılında, yani harp başlamadan 1 yıl önce Osmanlı Devleti donanma-sını güçlendirmek için İngiltere’ye iki savaş gemisi ısmarlamış ve yedi milyon altın tutarını peşin ödemişti. Gemiler yapıldığında teslim alınmak üzere Hüseyin Ruf (Orbay) başkanlığında 700 kişilik mürettebat İngiltere’ye gittiğinde İngiltere bu gemileri kendi donanmasına kattığını belirtti ve gemileri vermedi. Osmanlı Devleti bu gemileri alacağından O kadar emindi ki gemilere ilk padişah olan Osman beyin ve O dönemde padişah olan Sultan Reşat’ın isimlerini vermişti. İngiltere gemileri vermediği gibi, ödediğimiz parayı da iade etmedi. Halbuki bu para gelinlik kızların “Donanmamız güçlensin” diyerek Donanma Cemiyetine çeyizlerinden çıkararak verdikleri altınlarla ödenmişti. Bu durum Osmanlı kamuoyunda İngiltere’ye karşı bir hayal kırıklığı yaşattı. Osmanlı devletinin İngiltere ve Fransa’ya yaptığı müttefik olma teklifleri de reddedilmişti.

**

Osmanlı Devleti’ni kendi yanında savaşa sokmak isteyen Almanya bu durumu fırsat bilerek iki Alman savaş gemisini İstanbul’a gönderdi. Bu sırada Avrupa cephesinde savaş başlamıştı. Göben ve Breslau isimli Alman savaş gemileri Akdeniz’de Türkiye istikametinde seyir halinde iken İngiliz Donanmasının Akdeniz’de bulunan harp gemileri bu Alman gemilerini yakalayıp batırmak üzere takip ediyorlardı. Göben ve Breslau daha süratli olduklarından 10 Ağustos 1914’de Çanakkale Boğazına girdiler. İngiliz Akdeniz donanması Çanakkale Boğazının önünde demirleyerek Alman gemilerinin teslim edilmesini istedi. Osmanlı Devleti tarafsız olduğundan bu gemileri İngiliz donanmasına vermezse tarafsızlığını kaybedecek ve İngiltere ile savaş halinde olacaktı. Gemileri İngiltere’ ye teslim etse İngiliz donanması daha da güçlenecek ve Osmanlı Devleti’ni parçalamayı planlayan, İngiltere’nin ekmeğine adeta yağ sürülecekti. Zor bir durumdu, ancak Osmanlı Hükümeti uygun bir çare buldu ve bu iki geminin satın alın-dığını bildirdi. Bu İngilizlerin gasp ettiği gemilerimize karşı güzel bir cevap olmuştu. Alman gemilerinden Göben’e Yavuz, Breslau’ya Midilli isimleri verildi. Gemilere Türk bayrakları çekildi ve Alman müretteba-tı Osmanlı bahriye üniforması giydi. Buraya kadar yapılan işler doğru idi. Ancak bundan sonra hatalar dizisi başladı. Alman hayranı olan Harbiye Nazırı (Savaş Bakanı) ve Baş Komutan Vekili Enver Paşa, Bahriye Nazırı (Deniz Bakanı) Cemal Paşaya verdiği yazılı emirde, bu iki geminin komutanı Tuğa. Souchon’un emrine bütün Karadeniz Donanmasını verdi. Halbuki Koramiral rütbesindeki değil Karadeniz donanmasını, bu iki savaş gemisinin komutası bile bir Türk amiraline verilmeli idi. Alman Amiral Souchon küstahça; “Ben Alman İmparatoru Kayzer Wilhelm’den emir alırım, başka kimseyi tanımam” diyordu. Almanya Avrupa cephesinde İngiltere ve Fransa karşısında sıkışmış durumda idi. Ayrıca Rus Çarlık orduları da doğu cephesinde Alman kuvvetlerini kuşatmıştı. Almanya harbi Osmanlı topraklarına intikal ettirerek rahatlamak istiyordu. Osmanlı devletinin süratle Almanya’nın yanında savaşa girmesi lazımdı. Alman İmparatorun'dan aldığı emirle Amiral Souchon

28 Ekim 1914 gecesi Osmanlı Hükü-metinden habersiz olarak, Rusların Karadeniz’deki en önemli iki limanı olan Odessa ve Sivastopol’u topa tutmuş Rusların 1 mayın gemisi ve 1 muhribi batırılmış, diğer 4 muhribi yara almış, liman tesisleri tahrip edil-miştir. Bunun üzerine, Rusya ve müttefikleri olan İngiltere, Fransa ve Sırbistan Osmanlı Devleti’ne harp ilan etti. (29 Ekim 1914) Harpten sonra açıklanan belgelerden İttihat Terakki Hükümetinin en kuvvetli üç adamı olan Enver, Talat ve Cemal Paşalar Sadrazam Sait Halim Paşanın ve diğer kabine üyelerinin haberi olmadan 2 Ağustos 1914 ’de Almanya ile imzaladıkları gizli antlaşmaya göre Almanya’nın yanında harbe girmeyi kabul etmişlerdi. Padişah Sultan Reşat ise tam bir zavallı idi. Yüksek şeker hastası olup ağabeyi II nci Abdülhamit tarafından yıllarca devlet işlerinden tecrit edilmiş bir halde hapis hayatı yaşıyordu. Şehzade Süleyman’ın kızı Naciye Sultanla evlenerek saraya damat olan Binbaşı Enver bey, hiçbir birliğe komuta etmeden 1 yılda üç rütbe birden yükseltilerek Paşa olmuş ve Harbiye Nazırı yapılmıştı. Kendi imzaladığı karar-nameden bile haberi olmayan Padişah Takvîm-i Vekâyi gazetesini okurken “Aaa! Bizim damat Paşa olmuş, hayırlı olsun” demiştir. Osmanlı Devleti bu kadroların elinde daha seferberlik bile ilan edilmeden hazırlıksız bir halde I nci Dünya Harbine girdi. Silah ve mühimmat eksikliği bir yana, Mehmetçiğin ekmek torbasında peksimet (kuru ekmek) bile yoktu. 4 yıl süren harpte Türk Orduları 10 cephede savaştı. Bu cephelerden karada ve denizde zaferle biten tek cephe Çanakkale Cephesi savaşlarıdır.

YARIN ÇANAKKALE DENİZ ZAFERİNİ TARİHİN YAPRAKLARINDAN İNCELEYELİM.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Oğuz Kalelioğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmit Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?