TARİHTEN BİR YAPRAK-2 18 MART ÇANAKKALE DENİZ ZAFERİ

Çanakkale Cephesinin İngilizler tarafından açılmasının önemli sebepleri vardı.

1.Ruslara kısa yoldan yardım etmekti. Çünkü İngiltere’nin müttefiki olan Rusya’nın doğudan Almanya’yı sıkıştırması isteniyordu. Ancak Rus Ordusu silah ve teçhizat yönünden zayıftı. Üç Rus askerine bir piyade tüfek düşüyordu. Yardım için en kısa yol Çanakkale ve İstanbul boğazları idi.

2.İstanbul’u düşürerek Osmanlı Devletini savaş dışı bırakmak, Eğer Çanakkale Boğazı geçilirse, Osmanlı Devletinin başkenti ele geçecekti.

3.İngiltere’nin Milli Politikası olan, “Deniz Hâkimiyet Teorisinin gereği olarak Çanakkale ve İstanbul Boğazlarını” ele geçirmek şarttı.

4.İslâm ülkelerinde, özellikle sömürgelerinde, İngiltere’ye karşı başlayan bağımsızlık hareketlerini Halifeyi kontrol altına alarak önlemek idi.

Çanakkale Cephesinde yürütülecek harekâtın şekli hakkında İngiltere de iki ayrı görüş vardı. İngiltere Bahriye nazırı (Deniz Bakanı) Churchill’e göre; yalnız deniz kuvveti ile Çanakkale Boğazını geçmek mümkündü, kara kuvvetine gerek yoktu. Churchill’in fikri, İngiliz donanmasının geçemeyeceği boğaz, işgal edemeyeceği ülke yoktu. Bu yenilmeyen “Kraliyet Armadası” nereyi hedef almışsa daima zaferle dönmüştü. Harp Bakanı Lord Fisher ise, yalnız donanma ile harekâtın başarılmasını şüpheli görüyor, müşterek bir harekât yapılmasını yani kara ve deniz kuvvetlerinin birlikte kullanılmasını istiyordu. Ancak Akdeniz Filosu Komutanı Amiral Carden’de Churchill’i destekleyince sadece deniz kuvvetleri ile Çanakkale Boğazı’nın geçilmesine karar verildi.

ÇANAKKALE DENİZ HAREKÂTININ BAŞLAMASI;

19 Şubat 1915’te Çanakkale Deniz Savaşları başladı.1 ay aralıklarla devam eden deniz topçu ateşinden sonra düşmanın İngiliz ve Fransız müşterek donanmaları, 18 Mart 1915 günü, O devrin en güçlü 109’u harp gemisi olmak üzere irili ufaklı 417 gemi ile Çanakkale Boğazını geçmeye karar verdi. Anadolu yakasındaki Kumkale Tabyalarını Fransız Donanması tahrip etti. İngiliz Donanması ise Gelibolu Yarımadasındaki Seddülbahir Tabyalarını bombaladı. Mayın tarama gemileri de boğazın en dar yerine döşenen mayınları temizliyorlardı. Önde İngiliz Kraliyet Donanmasının 4 büyük gemisi, arkasında Fransız Donanmasının 4 gemisi, arkasında gene İngiliz gemileri olmak üzere 4 sıra halinde dünyanın en büyük 19 zırhlısı muharebe düzeninde boğaza girdiler. Düşmanın bu dev armadası Çanakkale Boğazının iki yanındaki Türk mevzilerini öyle yoğun bir ateşle tahrip ediyordu ki; bu gücün durdurulması imkânsız gibi gözüküyordu. Fakat Türk’ün azmi ve vatanını savunma kararlılığı karşısında adeta bir mucize gerçekleşti. İki önemli faktör bu dev Donanmayı mağlup etmeye yetmişti. Bunlardan birincisi Dz. Yzb. Hakkı Bey’in Nusret Mayın gemisi ile düşman gemilerinin Boğaza girmesinden 1 gece önce döktüğü mayınlardır. Çanakkale Boğazının en dar yeri olan Kilit Bahir (Denizin kilidi) bölgesine Almanlardan alınan yeni mayınlar 9 sıra halinde döşenmişti. Nusret mayın gemisi komutanı Dz.Yzb. Hakkı bey çok yerinde bir değerlendirme yaparak Çanakkale Boğazının en geniş yeri olan Karanlık limana kıyıya paralel olacak şekilde 26 adet eski Osmanlı mayınlarını döşemeye karar verdi. Ancak kalbi hasta idi. Boğaz Komutanlığı baştabibi “ Hakkı bey siz sefere çıkamazsınız” dedi.

**

Yzb. Hakkı bey harekâta katılmaya kararlı olunca Boğaz Komutanı Cevat paşa; “Oğlum sen hastasın revirde kalmalısın” diye emir verince. Yzb. Hakkı bey;” “Ben yatakta ölemem, bende savaşacağım” dedi ve Nusret mayın gemisi ile mayınları 17/18 Mart gecesi döşemeye başlıyor. İngiliz gemilerinin projektörlerine yakalanma tehlikesine ve karaya oturacak kadar yakın seyretmesine rağmen 26 mayını kıyıya paralel olarak döşüyor. Sabah gün doğarken gemisini Çanakkale’ye emniyetle getiriyor ancak bu heyecana dayanamayan kalbi duruyor. Ruhunu burada rahmetle anıyoruz. 18 Mart başlayan deniz harekâtında dünyanın en büyük savaş gemileri 4 sıra halinde boğaza giriyorlar. Düşman mayın temizleme gemileri önce 9 sıra mayını temizliyorlar, öndeki gemilerde cehennemi ateşlerle tabyalarımızı ve topları imha ederek ilerliyorlardı. Aynen Yzb. Hakkı beyin düşündüğü gibi atışını yapan düşman muhriplerinin arka sıradaki geminin atış alanını açmak ve cephane ikmali için Karanlık limandan geriye döndüğü zaman Nusret mayın gemisinin döşediği mayınlara çarparak batıyor yada aldığı yara ile hareketsiz kalınca kıyıdaki Türk topçusuna hedef oluyordu. Diğer bir kahraman da Seyit Mehmet’ti.

**

Gelibolu Yarımadası tarafında bulunan Mecidiye tabyası da en öndeki İngiliz gemilerinin açtığı ateşle hemen hemen tamamen tahrip olmuştu. Mecidiye Tabyasının zayiatı 14 şehit, 28 yaralı idi. Ayrıca 4 büyük topun 3’ü tamamen tahrip olmuş, 4 ncü topun vinç teşkilatı parçalanmıştı. Düşman donanma gözcüleri Mecidiye tablasını yapılan atışlardan sonra dürbünle iyice incelemişler ve hiçbir hayat emaresi görmeyince kıyıya iyice gemileri yanaştırmaya başlamışlardı. O sırada Mecidiye Tabyasında toprakların altından kalkan Balıkesir’in Havran Kasabasından Onbaşı Seyit Mehmet, arkadaşı Niğdeli Ali’yi de kaldırarak; “Ali, hele şu mermiyi sırtıma almama yardım et” diyerek, 21 okka (276 kg) ağırlığındaki mermiyi sırtına alıp, vinçi çalışmayan tek sağlam topun namlusuna mermiyi sürer ve topu ateşler. Mermi Oceon Zırhlısının üstünde patlar. Aynı gayretle ikinci mermiyi de atan Kahraman Seyit Onbaşı tek başına koca 650 kişilik mürettebatı ve Amirali ile İngiliz zırhlısını Çanakkale’nin sularına gömer. Yandaki sığınaktan dışarıya çıkan batarya Komutanı Yüzbaşı Hilmi bey, heyecan içinde; “ Seyit Oğlum, Sen miydin? O atışı yapan! diyerek, sevinç göz yaşları içinde Seyit’e sarılmıştır.

**

Alman Subayları adeta küçük dillerini yutmuş halde bir heykel gibi duran bu kahraman Mehmetçiği seyretmektedirler. Diğer bataryaların topçuları da Seyit Mehmet’in bu başarısına yetişmek üzere adeta şahlanırlar. Bütün tabyalar yarışırcasına düşman gemilerini ateş altına alarak düşmanın 4 büyük zırhlısını da batır-ırlar ve diğer bütün gemilerine de ağır hasar verirler. Dünyanın yenilmeyen İngiliz İmpa-ratorluğu ve İkinci Deniz gücü Fransız Donanması 1 gün içinde Çanakkale Boğa-zında mağlup ve perişan oldu. Düşman Donanmasının denizden zorlaması 18 Mart 1915 akşamın kadar sürmüş, bütün gayret-lerine rağmen Çanakkale’yi geçemeyen düşman akşam çekilmeye başlamıştır. Mayınlarla ve kıyıdan yapılan isabetli atışlarla düşmanın; Ocean, Queen Elizabeth, Suffren, İnflexible, İrressible, Agamennon ve Bouve isimli en büyük 7 Zırhlısı Çanakkale’nin sularına gömülmüş, diğerleri de ağır hasar görmüştür. O güne kadar yenilmeyen armada tam bir mağlubiyet ve perişanlık içinde Çanakkale Boğazını terk etmiştir. İngiltere tam bir şok yaşamış, İngiliz Bahriye Nazırı (Deniz Bakanı) Churcill istifa etmiş, donanma komutanı Amiral Robek aklını kaçırmıştı.

Milli Şairimiz Mehmet Akif’in haykırdığı gibi;

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,

Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.

Mehmetçiğin azmi ve vatanını savunma kararı Çanakkale’yi geçilmez yapmıştı.

YARIN ÇANAKKALE KARA HAREKÂTINDA MUSTAFA KEMAL’İN DEHASI.

Dz. Yzb. Hakkı Bey ve Nusret Mayın gemisi

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Oğuz Kalelioğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yaz tatilinizi nerede geçirmeyi tercih edersiniz?