Reklamı Kapat

Karşı dağdaki ışıkların yakılması, ateşin keşfedilmesi kadar zor oldu…

Size bugün bir “Dağ Masalı” anlatayım.

Dedemin dedesi, belki de onun da dedesi, atalarım, İzmit’ten karşıya baktıklarında hep güzel bir dağ görmüşler.

Ben de onlardan farklı değildim…

Burnumu pencere camına dayayıp, kışın karlarla kaplı bembeyaz halini, ilkbaharda 40 çeşit yeşilini, sonbaharda tanımlanamayacak renk cümbüşünü heyecanla, duygu dolu seyrederdim. Yazın bunaldığımda da onun havasını hep hayal edip serinlerdim…

Ne zaman kar eteklerine kadar uzanıp her yeri beyaza boyarsa o zaman İzmit’te kayaklar yağlanırdı. Öyle anlı şanlı kayak takımları sanmayın, tahtadan basit kızaklar, eski geniş siniler, uzun merdivenler…

GARİP BİR AD

Garip bir ad takmışlardı atalarımız ona; Keltepe, diye.

Gerçekten de ilk gittiğimde gördüm ki, doruğunda hiçbir ağaç, bir tutam ot yoktu. Tam adına layık bir kelliği oluşturmuştu tepesindeki kaya kütlesi.

Bu doruğun aksine her taraf ağaçların en güzelleri, en ulularıyla donanmış, bunları yıllarca gözden kaçırmıştık.

70’li yıllarda bir televizyon tutkusu sardı ülkemizi.

Bizler uzakta kalamazdık. Yayını seyredebilmek için tek çaremiz vardı. İstanbul Çamlıca’daki istasyonu görebilecek bir yansıtıcı. Kentte yayın olmasa bile TV satışları yapılıyor, ekranlar evlere büfelerin üzerine yerleştiriliyordu. Fethiye Caddesinde beyaz eşya mağazası olan rahmetli Alaattin Nemutlu, Keltepe’de yansıtıcı kurulması için kolları sıvadı. İşi devlete bırakmamak lazımdı. Açtığı kampanya ilgi gördü, yardımlar toplandı, işçiler çalıştırıldı, sonunda yansıtıcı kuruldu.

ÇEVRECİ AYILARIN MÜCADELESİ

Her ne kadar oranın sahibi “çevreci ayılar” inşaat için bin bir güçlükle tepeye çıkarılan çimento torbalarını ve su bidonlarını yuvarlayıp uçurumdan aşağı attılarsa bile, ısrar ettik, böylece yansıtma ile bile olsa, TRT’nin tek kanal siyah beyaz yayınına kavuştuk.

Dağa çıkanlar buranın bir cennet olduğunun farkına vardılar, Keltepe artık dillerdeydi. Burası neden bir kayak merkezi olmasındı.

İzmit’te SSK Hastanesi Başhekimi Dr. İmran Sayan’ın eşi Nermin Hanım başı çekti, “Keltepe’yi Sevenler Derneği” kuruldu. Nermin Sayan mücadeleci bir kadındı. Uzun yıllar başkanlığını yürüttüğü derneğin amacını ilk önce yerel basın temsilcilerine anlattı. Yattı kalktı, Keltepe için çalıştı. Yerel basın bu konuyu ele alınca Vilayet ve Belediye de işe uzak duramadı. O zamanın Valisi Ertuğrul Ünlüer ve İzmit Belediye Başkanı Erol Köse, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şahabettin Bilgisu çalışmalara önderlik ettiler. Erol Köse’nin en büyük hayali gelişmekte olan Kocaeli Fuarı’ndan Keltepe’nin zirvesine bir teleferik kurmaktı.

İLK HÜSRAN

İşin öncelikle finansal kaynak olduğunu, derneğin bu konuda yetersiz olduğunu bilen yöneticiler Keltepe için bir Anonim Şirket Kurulmasının zorunlu olduğunu gördüler. Konu ile ilgili Ticaret ve Sanayi Odası görevlendirildi. Bu satırların yazarı şirketin organizasyonunda görevlendirilmesinden ne kadar gurur duyuyorsa, dalgalanan siyasal gelişmeler nedeniyle Keltepe’de bir Kış Sporları Merkezi amacının sonunda ekmek fabrikası kurulmasına yönlendirilmesinden o kadar üzüntü duymaktadır. Çünkü ülkeye ve bölgeye çok önemli bir turizm yatırımı için yüreklendirdiği insanlar, kendisi gibi maddi ve manevi zarara uğramışlardır.

İzmit birçok bakımdan yönetimlerce üvey evlat muamelesi görmüştür. İlk önce karayolu kentin denizle bağlantısını kesmiş, aynı şekilde demiryolu da denize ulaşmakta bir engel haline getirilmiştir. Bu durumun nedeni devletin İzmit için fedakarlıkta bulunmamasıdır. Daha yararlı olacak seçenekler yerine ucuzları tercih edilmiştir. Bunda Ankara kadar konularına sahip çıkmayan İzmitli yöneticilerin de suçu vardır.

Keltepe de başlangıçtan itibaren devletin yardımını görmemiştir. Hatta zaman zaman İzmitlilerin girişimlerine engeller koymuştur. Tam bir Anonim Şirket olarak yola çıkılmış, çeşitli çalışmalarla yararlı noktalara gelinmişken, o dönemdeki koalisyon yönetiminin bir kanadı Orman Bakanlığı’nın yatırım için izin vermesini istemedi. Gerekçe komikti; söylentilere göre açılacak bir otel fuhuş yuvası olabilirdi.

BİR VALİ ÇIKTI, YIKIP GEÇTİ…

Kente gelen valiler kamuoyunun baskısı ve basının konuyu çok ciddiye alması nedeniyle, kış sporları merkezi için çaba gösterdiler. Bazıları gönüllü olmasa bile öyle göründüler. İşe gönül verenler Avusturya ve benzeri ülkelerden uzmanlar getirdiler. Öncelikli olarak yerli iş adamlarına yatırım için başvurdular. Bütün bu çalışmalar hükümetin tutumu nedeniyle duraksatıldı. Bazı çevreler engellerin Uludağ Lobisi tarafından çıkarıldığını öne sürdüler.

Sonra bir vali çıktı. Bütün bu engelleri yıkıp geçti. Kaymakamlığından itibaren her gittiği yerde kalıcı bir eser bırakan Hüseyin Öğütçen’in Kocaeli Valiliği’ne atanmasıyla devletin yüzü Keltepe’ye döndü. Öğütçen, yol olmadığı için defalarca at sırtında çıktığı dağın güzellikleri karşısında büyülendi. Onun adının çıplak bir tepe ile özdeştirilmesinin büyük günah olduğunu söyleyerek “Keltepe”yi “Kartepe” olarak değiştirdi. İlin bütün işlerini yardımcılarına bırakıp, sadece bu konu ile ilgilendi… Ama rüzgar onu da savurdu. Öyle bir temel atmıştı ki, Kartepe’nin bugünkü hale gelmesi için iş kendisinden sonra gelen Vali Erdal Ata’nın bir imzasına kalmıştı. O imza da atıldı.

Artık geceleri, burunlarını evin camına dayayıp, karşı dağın doruğunda ışıklar gören çocuklar, ışıkların nasıl güçlüklerle yakıldığını bilmeyecekler. Ama olaya tanık olup, gösterilen büyük çabalara ortak omuz verenler, şunu farkındayız ki; o dağda ışık yakmak ateşin keşfedilişi kadar zor oldu.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Filiz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

İsmail Kaba - Sevgili Adnan bey, işlediğin konu bizi yetmişli yıllara götürdü. Az da olsa bahsettiğin olayların bir kısmına o tarihlerde İzmitte gazetecilik yaptığım için tanık olmuştum. Rahmerli Şahabettin Bilgisu, siz ve Erol Kösenin çalışmalarına tanık olmuştum. Cevdet Bağdat belediye başkanlığı döneminde demiryolunun şehrin denizle bağını kesmemesi için otobanın yanından geçirilmesi için gayretleri vardı ama ne yazık ki bahsettiğiniz gibi çok pahalı olacak diye dönemin İmar ve iskan bakanlığı kabul etmedi. (Bakanlık kocaeli birinci derece deprem bölgesi diye ek mazaret de belirtmişlerdi.)Anılarınızla bu günlere nasıl gelindiğini yeni nesillere aktarıyorsunuz. Size sağlıklı ve huzurlu nice yıllar dilerim.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 21 Mart 14:35


Anket İzmit Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?