Reklamı Kapat

Bahçeli, ya gereğini yapmalı, ya da susmalıdır

Konumuz, “andımız” ve de MHP lideri Devlet Bahçeli.

TARİH, 8 Ekim 2013.

İktidar, Milli Eğitim Bakanlığı’nın ilgili yönetmeliğinde yaptığı değişikle “Öğrenci Andı”nın ilkokullarda okutulmasını yasakladı.

Yasaklamadan 5 ay sonra.

TARİH, 2 Mart 2014…

MHP’nin Manisa’da mitingi var…

Kürsüde Devlet Bahçeli…

Bahçeli, dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ı kastederek çok sert konuşuyor:

* ''Allah MHP'ye iktidarı nasip ederse, nerede ikamet edersen et, onun 25-30 metre karşısına, 'Ne mutlu Türk'üm' yazmazsam namerdim…'' *''Mahallenin ilkokula giden çocuklarını en az haftada bir gün, o ikametgâhın önünde Andımız'ı okutmazsam da namerdim…” 

(Bahçeli, 2 Mart 2014’ten sonra andımızın yasaklanması konusunda bir daha konuşmadı. AKP ile MHP, 20 Şubat 2018 tarihinde Cumhur İttifakı’nı kurdular. Bahçeli, bu ittifak görüşmelerinde de andımızın serbest bırakılması şartını gündeme getirmedi.)

TARİH, 31 Ekim 2018.

Devlet Bahçeli, Danıştay 8.Daire’nin Milli Eğitim Bakanlığı’nın kararını iptal etmesi üzerine, ant konusunda sosyal medyadan şu açıklamayı yaptı:

“Çözülme sürecinin en karanlık döneminde Andımız kurban seçilmişti. “Ne Mutlu Türküm Diyene” seslenişi her taraftan silinmiş ve kazınmıştı. Bu durum elbette yanlıştı, vahim bir sapma haliydi. Kabullenmemiz imkânsızdı.

Sonuç itibariyle çok yoğun itiraz ve tepkimizi dile getirdik, Andımızı sahiplendik.

Danıştay 8.Dairesi maşeri vicdana tercüman olmuş, Türk milletinin ruh kökünden fışkıran çığlığa bigane kalmamış, kalamamıştır. Andımızdan rahatsız olmaya, Andımızı hırpalamaya ve yaftalamaya hiç kimsenin hakkı yoktur. Andımız Türk milletine mensubiyet şuurunun tezahürüdür.

Terörle mücadelenin kahramanca sürdürüldüğü bugünkü zaman diliminde Andımız ile ilgili geçmişteki bir hatanın tamir ve telafisi bizi memnun ettiği gibi, geleceğe dair umutlarımızı daha da güçlendirmiştir. Adımız Türk olduğuna göre Andımızın da Türk olması tarihi mecburiyettir.

Peki, Danıştay'ın vermiş olduğu karara gölge düşürmek için kuyruğa girenlere, adeta tahammülsüzlük yarışına heves edenlere ne oluyor? Neden kâbus görmüş gibi hareket edip, yıkım ve çözülme süreçlerinin kötü hatıralarına sarılıyorlar?

Ne var Andımızda? Neresi sinirlerini bozuyor, neyi vicdanlarını bulandırıyor?

Türküm demek suç mu? Doğruyum demek yanlış mı? Çalışkan olmak gaflet mi? Eğer Andımıza cephe alanlar kripto damarın karanlık failleri değilse merakla soruyorum dertleri nedir? Bu hazımsızlık niyedir? Bu ülkenin adı Türkiye Cumhuriyeti, üzerinde yaşayan millet ise Türk'tür.”

(Danıştay 8.Dairesi, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yasaklama kararını 24 Nisan 2018’de iptal etti. Ancak bakanlık bu karara uymadı ve temyiz etti. Bütün bunlar yaşanırken iktidar ortağı Bahçeli sesini çıkarmadı, “Neden mahkeme kararını uygulamıyorsunuz, neden temyiz ediyorsunuz” demedi. İş işten geçtikten sonra 31 Ekim 2018’de yukarıda okuduğunuz mesajı sosyal medya hesabından paylaştı.)

Ve Bahçeli’nin son açıklaması

*******

TARİH, 15 Mart 2021.

Dört gün önce…

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, özetle “Andımız okutulamaz” diye kesin karar alınca, Devlet Bahçeli sosyal medya hesabından bir kez daha veryansın etti:

“Türk'üm, Doğruyum” haykırışıyla başlayan Öğrenci Andımız; 10 Mayıs 1933 tarihinden itibaren uygulamaya konulmuş; 1972, 1997 ve 2012 yıllarında da değişikliğe uğramıştır. And, adı üstünde yemindir, milli ruhun körpe dimağlara aşılanması, milli değerlerin aktarılmasıdır.

– Hatırlanacağı üzere, Öğrenci Andımızın kaldırılmasına dönük yönetmelik düzenlemesine karşı Türk Eğitim Sendikası'nın Danıştay'a açmış olduğu yürütmenin durdurulması ve iptal davası 24 Nisan 2018 tarihinde Danıştay 8.Dairesi tarafından karara bağlanmıştır. Bu kapsamda Danıştay 8.Dairesi, 8 Ekim 2013 tarihli ve 28789 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 1. maddesinin iptalini temyiz yolu açık olmak suretiyle kararlaştırmıştır.

– Bunun üzerine söz konusu iptal kararının temyiz edilmesi amacıyla Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na karşı dava açılmıştır. Türkiye'nin çok hassas bir döneminde, geçtiğimiz Cuma günü Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu sorumsuzca, şuursuzca, haktan ve hukuktan mahrum bir şekilde, adeta yangına körükle gider gibi, 8. Daire'nin kararını bozduğu medyaya yansımıştır.

– Konunun bir başka tuhaf ve tartışmalı yönü ise, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından Şubat ayında bu kararın alındığı, ne var ki halen imzalanmadığı anlaşılmıştır. Türkiye'nin milli birlik ve diriliş ruhunun zirveye tırmandığı bugünlerde, medyaya sızdırılan, üstelik henüz imzalanmamış olan Öğrenci Andı aleyhine alınan karar milletimizde büyük bir huzursuzluğa ve kaygıya yol açmıştır.

– Yaklaşık iki yıldır bekletilen bu davanın, bir anda karara bağlanarak servis edilmesi maksatlıdır, marazidir, melun bir hevesin ve hedefin işaretidir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun Türk'üm demekten rahatsızlığı hüsran verici bir çarpıklıktır. Nitekim Danıştay skandal bir karara imza atmış, milli gerçeklerle çatışmıştır.

– Ülkemizi yeni bir karmaşanın içine çekmeye, anlaşmazlıkları körüklemeye, kutuplaşmayı tahrik etmeye hiç kimsenin hakkı yoktur. Milliyetçi Hareket Partisi Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun henüz açıklanmamış, fakat bir vasıtayla sızdırılmış kararına şiddetle karşıdır.

– Kaldı ki Öğrenci Andımızın okullarda okutulmasına engel çıkarmak, hukuken set çekmek haysiyetli ve demokratik bir tavır olamayacaktır. HDP'li bölücülerin fezlekelerinin TBMM'ye gönderilip milli dayanışma şuurunun çelikleştiği bugünlerde Öğrenci Andı kararı pimi çekilmiş bir bombadır. Danıştay bu yanlıştan dönmeli, Türk milletinin tarihi hasletleriyle, çiğnetilmeyecek emanetleriyle oynamaya teşebbüsten vazgeçmelidir.”

“Laf” mı, “icraat” mı?

******

Sevgili okurlarım, “andımız” konusundaki süreç ve MHP lideri Devlet Bahçeli’nin bu süreç içinde alınan kararlara tepkisi böyle.

Dikkat ettiyseniz, ortada sadece “kuru kuru tepki” var, yani “laf”!

İcraat (uygulama) yok!

Oysa MHP iktidarın ortağı ve Devlet Bahçeli “yaptırım” gücü olan bir konumda.

Tamam, andımızın yasaklandığı 8 Ekim 2013 tarihinde henüz iktidara ortak değillerdi.

Ancak Danıştay 8.Dairesi’nin iptal kararını verdiği 24 Nisan 2018’de AKP-MHP Cumhur İttifakı çoktan kurulmuştu.

“Danıştay’ın kararını uygulayın, okullarda andımız tekrar başlasın, temyize gitmeyin” diyebilirdi, demedi.

İki yıl kulağının üstüne yattı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu son kararını verince, tekrar feverana başladı.

Hoş, zaman geçmiş değil.

Devlet Bahçeli “andımız” konusunda samimiyse, öyle muhalefetteymiş gibi tepki vermesine de gerek yok, açar Erdoğan’a telefonu “Andımız bizim kırmızıçizgimizdir, yarından tezi yok okullarda yeniden okutulmaya başlatılsın, aksi takdirde ben ortaklığı bitiriyorum” der, sorunu çözer.

Yeter ki istesin…

Yazıyı Ziya Paşa’nın o ünlü beyitinin ilk dizesi ile bitirelim:

“Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz

Türkçesi:

“İnsanın aynası iştir, lafa bakılmaz.”

Bence, Devlet Bahçeli bu saatten sonra bu konuda ya gereğini yapmalı, ya da susmalıdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Gölcük Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?