Reklamı Kapat

İçimizdeki çanakkale ruhu

12 Mart İstiklal Marşı’mızın kabul günüydü. 18 Martta ise “Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü” olarak anılacaktır. Türk milleti tarihi boyunca hür yaşamış adeta hürriyetin sembolü olmuş bir millettir. İnancımıza göre yüce Allah’ın kulu olmak hür olmak demektir. Aziz milletimiz Allah’a sürekli kul olduğundan kendisine hürriyet ödül olarak verilmiştir diyebiliriz.

Anadolu toprağı mukaddes bir topraktır. Atalarımız her karışını kanları ile sulayarak bizlere vatan kılmışlardır. Çanakkale Deniz Zaferi’nin yıldönümü tüm yurtta coşkuyla kutlanırken, Kuva-yı Milliye ruhu ve Misak-ı Milli şuuru 7'den 70'e tüm Türk Milleti'nin gönlünde yeniden canlanır. Çanakkale Savaşları tarihe not düşülen, tarihin seyrini değiştiren ve eşine az rastlanır bir destandır. Çanakkale Savaşları hür ve bağımsız yaşama hakkı elinden alınmaya çalışılan bir milletin kahramanlık destanıdır. Çanakkale Zaferlerinin ilki, bilindiği üzere 18 Mart 1915'te boğazları geçmeye çalışan İtilaf donanmalarına karşı kazanılmıştı. Kahraman Türk denizcilerinin ve Türk topçularının hedefini şaşmayan çelik yumruğu, bu zaferin sağlanmasında önemli rol oynamıştır. Modern donanımlı İtilaf donanması, Türk askerinin bağrında yanan vatan sevgisine, yurdu düşmana çiğnetmeme azim ve direncine, hepsinden önemlisi, fedakârlık ruhuna ve engin iman gücüne yenik düşmüştür.

Çanakkale’nin geçirmezliğini anlayabilmek için derin bir basirete ve tarih bilgisine ihtiyaç vardır. Nasıl ki Asr-ı Saadet döneminde bütün müşrikler el ele kol kola verip yüce dinimiz İslâm’ı yok etmek için toptan saldırmışlarsa, haçlı ruhu da buna benzer bir düşmanlığı Çanakkale’de sergilemiştir. Mehmet Âkif bu durumu şöyle şöyle ifade eder:

Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...

Hani, tâuna da zuldür bu rezil istilâ!

Çanakkale’yi geçilmez kılan bu ruhu, Mehmet Âkif’in kendi hayatında, eşsiz eseri Safahat’ta ve gençlik tasavvurunda buluyoruz. Dolayısıyla Çanakkale’yi geçilmez kılan ruhu, tam olarak anlayabilmek için, Âkif’i, eşsiz eserini ve gençlik tasavvurunu yakından incelememiz gerekir. Mehmet Âkif, vatan sevgisi konusunda, Türk gençliğine söyle seslenmektedir:

Bastığın yerleri 'toprak!' diyerek geçme, tanı

Düşün altında binlerce kefensiz yatanı.

Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı

Verme, dünyaları da alsan, bu cennet vatanı.

Çanakkale kahramanlarına Akif şöyle seslenir:

Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!

Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.

Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi..

Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.

Sen ki, a'sâra gömülsen taşacaksın... Heyhât,

Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...

Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,

Sana âğûşunu açmış duruyor Peygamber.

**

Faruk Nafiz ÇAMLIBEL’de Zafer Türküsü şiirinde bu gerçeği şöyle dile getirir:

Yaşamaz ölümü göze almayan

Zafer, göz yummadan koşana gider.

Bayrağa kanının alı çalmayan

Gözyaşı boşana boşana gider!

**

Türk askerine zaferler kazandıran bu maneviyatı M. Kemal Atatürk şöyle ifade ediyor: "Bomba, şarapnel, kurşun yağmuru altında öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor ve en ufak bir çekinme bile göstermiyor. Sarsılma yok. Okuma bilenler Kuran-ı Kerim okuyor ve Cennete gitmeye hazırlanıyor. Bilmeyenler ise, Kelime-i Şahadet getiriyor ve ezan okuyarak yürüyorlar. Sıcak cehennem gibi kaynıyor. Düşmana karşı her siperde bir nefer süngü ile çarpışıyor. Ölüyor, öldürüyor. İşte bu Türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren, dünyanın hiç bir askerinde bulunmayan, tebrike değer bir örnektir. Emin olmalısınız ki Çanakkale muharebelerini kazandıran; işte bu yüksek ruhtur"

Mehmetçiğimizin "ölürsem şehit kalırsam gazi" inancı olmasaydı veya ordularımız, vatan kutsiyetine inanmasaydı, "ezanın susması, bayrağın inmesi" bir mana ifade etmeseydi, netice zafer olabilir miydi? Yurdumuzun şehit kanlarıyla sulanmış kutsal toprakları üzerinde hür yaşıyorsak, bayrağımız özgürce dalgalanıyorsa, bunu şehitlerimiz ve gazilerimizin sahip olduğu Çanakkale ruhuna borçluyuz.

Başta Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere tüm şehit ve gazilerimizi rahmetle, minnetle anıyoruz. Ruhları şad olsun. Yüce Rabbim bizlere içimizdeki Çanakkale ruhunu ilelebet taptaze canlı tutabilmeyi nasip etsin.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fahri Sağlık - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Gölcük Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?