Reklamı Kapat

Tarihten bir yaprak II’nci İnönü Zaferinin 100’ncü yıldönümü

Bugün 30 Mart 1921’de başlayan II’nci İnönü Zaferinin 100’ncü yıldönümüdür, kutlu olsun. Bu Zaferi Tarihin yaprakları içinde izleyelim.

I nci dünya Harbinden yenik çıkan Osmanlı Devleti, son derece ağır şartları olan Mondros Mütarekesini (Ateş-Kes) 30 Ekim 1918’ de imzalamış ve 10 Ağustos 1920’de Sevr Antlaşmasını kabul etmişti. Mondros Mütarekesi ve Sevr Antlaşması Ordu ve donanmayı terhis ediyor ve bütün vatan topraklarının işgal edilmesini kabul ediyordu. Mondros Mütarekesini imzalamaya giderken Bahriye Nazırı ( Deniz bakanı) olan Hüseyin Rauf Orbay Padişah Vahdettin’e ;

-Haşmetmeap, haber aldık ki; Mondros Mütarekesinin şartları çok ağırmış, müsaadenizle hemen kabul etmeyelim. Ordularımız cephelerde mevzilerini muhafaza ediyorlar. Deyince Vahdettin’in cevabı;

- Hüseyin Rauf Bey, Mukavemet etmeyelim. İngiliz Devlet-i Fahimanesinin müsamahasına mazhar olacağız, mütarekeyi aynen kabul edelim. Demiştir.

Osmanlı Devleti son padişahı Vahdettin eliyle kendi varlığına son veriyordu.

Mondros’tan sonra düşmanlar süratle işgallere başladılar. Halk da silaha sarılıp can emniyetini ve vatan topraklarını korumak üzere işgal kuvvetleri ile yer yer çarpışmalara başladı. Ancak düzenli düşman kuvvetleri karşısında ağır silahları olmayan bu Kuvayı Milliye kuvvetleri askerlik ilminin gerektirdiği taktik ve strateji bilgilerinden de yoksun halde çarpışıyorlar düşman ilerledikçe geri çekiliyorlardı. Düzenli birliklere ancak düzenli askeri birliklerle karşı konulacağını bilen Mustafa Kemal Paşa 23 Nisan 1920’de Ankara’da TBMM’ni açtıktan sonra düzenli Ordunun kurulması talimatını vermiş ve dağıtılan elinden silahları alınan ordu, bin bir güçlükle yeniden toplanmaya başlamıştır.

Yunan Ordusu 15 Mayıs 1919’da İzmir’e çıktıktan sonra karşısında düzenli bir ordu görmeden katliamlar yaparak ilerlemeye başlamıştır. Henüz toparlanmadan

6 Ocak 1921’de İnönü mevzilerinde silah, teçhizat ve kuvvet yönünden oldukça zayıf olan Türk Ordusunu karşısında gören Yunan Ordusu adeta şok yaşamış ve Yunan Ordusu beklemediği bu direniş karşısında 11 Ocak1921’ den itibaren çekilmeye başlamıştır. Mondros Mütarekesini ve Sevr Antlaşmasını tanımadığı-nı TBMM bütün dünyaya ilan etmiş ve Ya İstiklal Ya Ölüm parolasını haykırarak mücadele edeceğini açıklamıştır. İngiltere, Ankara Hükümetine Sevr Antlaşmasını zorla kabul ettirmek için Yunan Ordusunu yeni silahlarla donatmış ve ileri harekâta geçmelerini istemiştir. Yunan Ordusu da yeni takviyeler alarak Türk Ordusu daha fazla kuvvetlenmeden imha etmek ve Ankara’yı ele geçirmek üzere ilerlemeye başlamıştır. I nci İnönü Muharebelerinden sonra 10 Ocak 1921’de Mirliva Tuğgeneral) olan İsmet Paşa Batı II nci İnönü Muharebesini de sevk ve idare etmiştir.

II’nci İnönü Muharebesi başlıyor;

Yunanlılar 23 Mart 1921 günü Bursa ve Uşak istikametlerinden iki ayrı kol halinde taarruza başladılar. Hedefleri Türk Ordusunu iki taraftan kuşatarak imha etmekti. 27-30 Mart 1921 günleri üstün kuvvetlerle taarruzlarını sürdüren Yunanlılar Bilecik ve Bozüyük’ü ele geçirdiler. İnönü Mevzilerini Batı Cephesi Komutanı olan Albay İsmet (İnönü) komutasında başarı ile savunan Türk Ordusu 31 Mart 1921 günü düşmanın ilerlemesini durdurmuş ve karşı taarruza geçmiştir. Yunanlılar Türk taarruzu karşısında mevzilerini terk etmişler ve gece karanlığından istifade ile çekilmeye başlamışlardır. Türk süvarileri düşmana büyük kayıplar verdirerek takip etmişlerdir. Yunan Ordusu işgal ettiği Bilecik ve Bozüyük’ü yakarak terk etmiş, muharebe meydanında binlerce ölü bırakmıştır.

İsmet Paşa Batı Cephesi Komutanı iken ve Mustafa Kemal paşa ile beraber.

Bazı kişiler tarihi gerçekleri göz ardı ederek, “İnönü savaşları zafer değildir, bir başarı elde edilememiştir” şeklinde yorumlar yapmışlardır. Bu görüşler siyasi amaçlıdır. Harp Tarihi bu savaşları birer zafer kabul etmiştir. Çünkü tamamen dağıtılmış bir ordunun enkazından yeni bir ordu meydana getirilmiş ve düşman ilerlemesi durdurulmuştur. Zaten bütün askeri talimnameler savunma muharebesinde düşman kuvvetlerinin taarruz harekâtı gibi imha olmasını beklemez, savunan taraf taarruz edene göre zayıftır. Savunan kuvvet bir araziyi elde tutarak savunabiliyorsa ve düşmanı püskürtüyor, savunduğu araziyi ve vatan topraklarını koruyabiliyorsa bu savunan tarafın zaferi demektir.

Ayrıca bir muharebenin sonucunda siyasi bir kazanç varsa bu tartışmasız bir zafer demektir. II nci İnönü Zaferinin sağladığı faydalar şunlardır:

1.İtalyanlar güneyde Muğla’dan Adana’ya kadar olan işgal ettikleri bölgeleri boşaltmışlar, hatta bazı silahları Türk kuvvetlerine bırakarak, Yunanlıları artık desteklememişlerdir.

2.Sovyetlerin yardımları daha da artmış, Sovyetler Birliği Anadolu’da, Yunan veya İngiltere yerine daha güvenilir yeni bir devletin kurulacağına inanmıştır.

3.Fransa İngiltere’den ayrılarak Ankara Hükümeti ile görüşmelere başlamıştır. 4. Batı ülkelerinde Yunan Ordusuna duyulan güven azalmıştır.

Bütün bu gelişmeler O dönem için büyük kazançlar olmuştur.

II nci İnönü Zaferi haberi Ankara’ya ulaşınca TBMM Başkanı Mustafa Kemal Paşanın gönderdiği mektup;

Ankara, 01.04.1921

İnönü Muharebe Meydanında, Metristepe'de

Garp Cephesi Kumandanı ve Erkânı Harbiye-i Umumiye Reisi İsmet paşaya:

Bütün tarih-i âlemde, sizin İnönü Meydan muharebelerinde deruhte ettiğiniz kadar ağır bir vazife deruhte etmiş kumandanlar enderdir. Milletimizin İstiklâl ve hayatı, dâhiyane idareniz altında şerefle vazifelerini gören kumanda ve silâh arkadaşlarınızın kalp ve hamiyetine büyük emniyetle istinat ediyordu.

Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makûs talihini de yendiniz, istilâ altındaki bedbaht topraklarımızla beraber bütün vatan, bugün en uzak noktalarına kadar zaferinizi kutluyor. Düşmanın hırs-ı istilâsı azim ve hamiyetinizin yalçın kayalarına başını çarparak hurdahaş oldu. Namınızı tarihin mefahir kitabesine kaydeden ve bütün milleti hakkınızda ebedî minnet ve şükrana sevk eden büyük gaza ve zaferinizi tebrik ederken, üstünde durduğunuz tepenin size binlerce düşman ölüleriyle dolu bir şeref meydanı seyrettirdiği kadar, milletimiz ve kendiniz için yükseliş şaşaalarıyla dolu bir istikbal ufkuna da nazır ve hâkim olduğunu söylemek isterim.

Büyük Millet Meclisi Reisi

Mustafa Kemal

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Oğuz Kalelioğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Gölcük Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?