Reklamı Kapat

Neoliberalizm ile deizm ilişkisi

Son dönemlerde özellikle gençler arasında deizm inancının yükselişine dair çeşitli haber ve değerlendirmeler çoğumuzun dikkatinizi çekmiştir sanırım.

Konuyla ilgili önemli değerlendirmelerden biri Prof. Dr. Adnan Bülent Baloğlu’na ait.

Sayın Baloğlu’nun Doğu-Batı dergisinde yayınlanmış Lord Herbert’ın İdeal Dini, Spinoza’nın Evrensel Dini, Neoliberalizmin Küresel Dini” başlıklı makalesinde konuyla ilgili olarak şu önemli hususlara temas ediyor:  

“En iyi deizm tanımları arasında kabul edilen bir tanıma göre, deizm “tabiat üstü öğretileri ve pozitif dini vecibeleri bulunan Hıristiyanlığın aksine, ortak ahlaki ilkeler üzerine oturur, kanunları aşikar ve insanların kalplerine kazınmış üstün varlığa ibadeti içerir.”

Bu tanımdan deizmin iki temel vurgusunun olduğu anlaşılmaktadır:

Birincisi ahlak, diğeri Tanrı’ya ibadettir.

Burada ahlak kaynağını dinden almaz, adalet, yardımseverlik ve komşu sevgisi insani ilişkilerde temel kabul edilen değerlerden meydana gelir. Ahlak kuralları bir anlamda dünyevi ilkelerdir, tanım ve sınırlarını akıl belirler.

Diğer yandan ibadet de bizim anladığımız manada ibadet değildir.

Aklın belirlediği ahlaki ilkeleri benimseyen ve hayatına uygulayan kimse aynı zamanda Tanrıya ibadet etmektedir. Tanrı özgürleştiren bir Tanrı’dır.

Tanrı’nın uzakta ve sembolik bir güç olarak tutulması, bireyin özgürlüğünü merkeze alan neoliberalizm ile deizm arasındaki ilişkinin temelini teşkil eder.

Neoliberalizm bireye geniş özgürlük alanı açıyor gibi görünse de aslında bireyi kendi kafesine tıkar ve küresel kapitalist sermayenin sınırsız üretimleriyle onu şımartır ve bencilleştirir.

Birey tükettikçe bencilleşecek, bencilleştikçe tüketecektir.

Popüler kültürüyle neoliberal kurnazlık ona sadece ne kadar tüketmesi ve harcaması gerektiğini telkin etmez, aynı zamanda alışkanlıklarının neler olması gerektiğini ve de neye inanıp neye inanmaması gerektiğini de fısıldar.

Ekonomiden siyasete, dinden sanata kadar hayatın her alanını planlayan neoliberal politikalar sayesinde doğaldır ki din ve Tanrı da liberalleşir.

Deizmin öğretisi ile kendi talepleri arasında yakın benzerlik keşfeden dünyanın neoliberal akılları için “deizm artık neoliberalizmin görünür dini”dir.”

Netice itibariyle, “neoliberalizmin sömürülerine ses çıkarmayan bir Tanrı figürü ile deizmin yeryüzünden elini ayağını çekmiş Tanrı fikri uyuşmaktadır”.

“Peki, bu değerlendirmeler bizim için ne anlam ifade etmektedir?” diye soracak olursak:

Bahsi geçen tespitleri ışığında, küresel sermaye düzeninin yayılmasına semavi dinlerin engel teşkil ettiği fikrini de göz önüne aldığımızda, küresel sistemin “kendi dinini” deizm olarak öne çıkardığını, deizmin popülerliğinin altında neoliberal politikaların yattığını, dolayısıyla deizme bu açıdan bakmanın önemli olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır kanaatindeyim.

Saygılarımla… 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nihal Özgirgin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Gölcük Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?