Reklamı Kapat

Kütüphaneler Haftası

Her yıl 29 Mart-4 Nisan arasını ‘Kütüphaneler Haftası’ olarak kutlamaktayız. Bu yıl da 57. Sini kutlamaktayız.

Kütüphanenin önemini anlatmak açısından kutlamalar elbette ki güzel. Fakat kütüphane kutlaması hayatımızın her safhasında olması gerekir. Bu kutlama kütüphanelerden yararlanmamız ölçüsündedir. Eğer kütüphanelere gidip kitaplardan yararlanıyorsak kutlamayı yapıyoruz demektir. Kutlama kitaba elimizin değmesi ve onu gözümüzün okumasıyla olur…

Bu korona döneminde, evimizden çıkışımızın kısıtlı olduğu bir zamanda evdeki kütüphanenin ne kadar önemli olduğunu anlamışızdır. Evde kütüphanesi olanlar ve kitaplarını okuyanlar yalnızlıktan bunalmamışlardır. Aksi takdirde strese girmek, can sıkıntısı çekmek kaçınılmazdır.

Şahsen ben evimin kütüphanesine sığındım ve içinden seçtiğim kitaplarımı okudum. Böylece yalnızlık hissetmedim. Can sıkıntısı çekmedim. Onlar, bana dünyaya açılan kapılarım oldu. Onlarla dünyayı dolaştım. Ayrıca bilim dünyasını da dolaştım.

Kütüphanedeki kitaplarımız bize hiç zararı dokunmayan, faydalı olan en değerli dostlarımızdır. İnsan olan dostlarımızın bizlere zararı olabilir ama kitapların asla olmaz…

Acaba kaçımızın evinde bu faydalı dostlardan oluşan kütüphanemiz var? Hiç olmazsa mesleki kitaplarımızı kütüphanemizde bulundurabiliyor muyuz? Dünya devamlı bir ilerleme sahnesidir. Biz de yenilikleri öğrenerek mesleğimizde gerekli ilerlemeyi sağlayabiliyor muyuz?

İnsan evinde her türlü kitabı bulunduramaz. Bunun için genel kütüphanelere gitmeye ihtiyaç duyarız. Bu nedenle bulunduğu yerde kütüphanesi olan kişiler şanslıdırlar.

Kütüphanelerimiz çok zengindir. Bu durumu gittiğim kütüphanelerde yabancı araştırmacıların çok olması açıkça göstermektedir.

Eski kütüphanelerimizde sanat değeri olan tarihi kitaplarımız vardır. Hat sanatının şahikası el yazması kitaplar var. Kenarları paha biçilmez çeşitli süslemelerle süslenmiş kitaplar var. Bu kitaplar aynı zamanda yazıldığı devrin sanat ruhunu günümüze taşımaktadırlar.

Bu arada kütüphaneleri besleyen kitapların basımını sağlayan yayın evlerini de unutmamak gerekir. Onlar zor şartlar altında kitapları basıp bizlere ve kütüphanelere ulaştırmaktadırlar.

Bu yayın evlerinin bilimsel kitapları da basıp bilime katkılarını beklemekteyiz. Bilimsel kitapları ancak ilgilileri alıp okuduğundan yayıncılar basımına soğuk davranmaktadır. Bu konuda akademik çalışma neticesi zor şartlarda ürettikleri bastırmakta zorluk çeken öğrencilerim var. Bu konudaki eserlerin basımına ilgili kurumlarda destek olmalıdırlar.

Kütüphanesiz toplum susuz kalmış değirmen gibidir. Değirmen dönmezse un üretilmez.

Kütüphaneler mesai saatleri dışında tatil günlerinde de açık kalmalıdır ki herkes faydalanabilsin.

Herkese kütüphanelere gidip kitap okumalarını ve bilgi dağarcıklarını genişletmelerini tavsiye ediyorum.

Allah’ın ilk emri de “Oku’ dur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fahri Kayadibi - Mesaj Gönder

# destek

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Gölcük Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?