Reklamı Kapat

Yine darbe mağduriyeti, yine ortalık toz duman

Sevgili okurlarım, Türkiye’de artık pusula şaştı, doğru yolu bulmak ve doğru yolda yürümek zorlaştı.

Şu halimize bakar mısınız, iktidar “pandemi-ekonomik kriz-rejim krizi” tartışmalarından iyice bunalmıştı, tam “iyi bir mağduriyet” arıyordu, imdadına emekli amiraller yetişti.

İlgili ilgisiz her şeyden “darbe mağduriyeti” çıkarmak, iktidarın artık değişmez “siyaset stratejisi” oldu.

Kimse okuduğunu anlamayacak kadar saf değil.

O bildiride; sadece ve sadece ömrünü bu devlete, bu millete ve bu topraklara adamış 103 amiralin kaygısı var.

Kimse başka bir şey aramasın!

Yapılan, bu “farklı görüş açıklama” üzerinden “darbe mağduriyeti” yaratmaktır.

Olayı, “okumakla uğraşmayanlara” çarpıtarak anlatmaktır.

Emekli amirallerin; Montrö Sözleşmesi’nin hayati olduğuna, tarikat mensuplarının Deniz Kuvvetleri’ne alınmasının tehlikesine dikkat çekerek toplumu bilgilendirmesi, “demokratik” bir harekettir.

Bundan “darbe çağrısı” çıkarmak, akıl tutulmasıdır, emekli amirallere haksızlıktır.

Bu bildiride ne var Allah aşkına?

Gelin, 103 emekli amiralin ülkemizle ilgili kaygılarını dile getiren bildirisini birlikte bir kez daha okuyalım!

"Yüce Türk Milletine,

Son zamanlarda gerek Kanal İstanbul, gerekse Uluslararası Antlaşmaların iptali yetkisi kapsamında Montrö Sözleşmesi'nin tartışmaya açılması endişe ile karşılanmaktadır.
"Türk Boğazları, dünyanın en önemli suyollarından biri olup, tarih boyunca çok uluslu antlaşmalara göre yönetilmiştir. Bu antlaşmaların sonuncusu ve Türkiye'nin haklarını en iyi şekilde koruyan Montrö; sadece Türk Boğazlarından geçici düzenleyen bir sözleşme değil, Türkiye'ye İstanbul, Çanakkale, Marmara Denizi ve Boğazlardaki tam egemenlik haklarını geri kazandıran, Lozan Barış Antlaşmasını tamamlayan büyük bir diplomasi zaferidir.
Montrö, Karadeniz'e kıyıdaş ülkelerin güvenliğinin temel belgesi olup Karadeniz'i barış denizi yapan sözleşmedir. Montrö, Türkiye'nin herhangi bir savaşta, savaşan taraflardan birinin yanında istemeden savaşa girmesini önleyen bir sözleşmedir.
Montrö, Türkiye'nin II. Dünya Savaşında tarafsızlığını korumasına imkân yaratmıştır. Bu ve benzeri nedenlerle, Türkiye'nin bekasında önemli bir yer tutan Montrö Sözleşmesinin tartışma konusu yapılmasına, masaya gelmesine neden olabilecek her türlü söylem ve eylemden kaçınılması gerektiği kanaatindeyiz.
Diğer taraftan; son günlerde basında ve sosyal medyada yer alan kabul edilemez nitelikteki bazı görüntüler, haber ve tartışmalar ömrünü bu mesleğe adamış bizler için çok derin bir üzüntü kaynağı olmuştur.
TSK ve özellikle Deniz Kuvvetlerimiz son yıllarda; çok bilinçli bir FETÖ saldırısı yaşamış ve çok değerli kadrolarını bu hain kumpaslara kurban vermiştir. Bu kumpaslardan çıkarılacak en önemli ders; TSK'nin, anayasanın değişmez, değiştirilmesi teklif edilemez temel değerlerini titizlikle sürdürmesi zaruretidir.

"TÜM VARLIĞIMIZLA KARŞI ÇIKIYORUZ"

Bu gerekçelerle, TSK ve Deniz Kuvvetlerimizi bu değerlerin dışına çıkmış, Atatürk’ün çizdiği çağdaş rotadan uzaklaşmış gösterme çabalarını kınıyor ve tüm varlığımızla karşı çıkıyoruz.
Aksi halde, Türkiye Cumhuriyeti, tarihte örnekleri olan, bunalımlı ve bekası için en tehlikeli olayları yaşama risk ve tehdidi ile karşılaşabilecektir. Türk Milletinin bağrından çıkan şanlı bir geçmişe sahip, Ana ve Mavi Vatan'ın koruyucusu Deniz Kuvvetleri Komutanlığı personelinin Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda yetiştirilmesi elzemdir.
Ülkemizin her köşesinde denizde, karada, havada, iç güvenlik bölgesinde ve sınır ötesinde fedakârca görev yapan, Mavi Vatandaki hak ve menfaatlerimizin korunması için Atatürk'ün gösterdiği yolda canla başla çalışan cefakâr Türk Denizcilerimizin yanındayız."

Ülkesini seven herkesin taşıdığı kaygılar

Bildiriyi okudunuz…

Var mı bir şey?

Varsa, deyin ki, şu cümlenin şu sözcüğü “darbe” çağrıştırıyor.

Keşke herkes vatanımızla ve milletimizle ilgili duyduğu kaygıları korkmadan çekinmeden dile getirebilse.

Sonra, Montrö Sözleşmesi konusunda emekli amiraller konuşmayacak da kim konuşacak?

Bu konuyu en iyi bilen üç kesim var:

*Dışişleri mensupları.

*Denizci subaylar.

*Uluslararası hukuk ve uluslararası ilişkiler konusunda uzman olan akademisyenler.

Daha önce 126 emekli büyükelçi ve dış işleri bürokratı, bildiri yayınladı, görmezden gelindi.

Toplu olmasa da uluslararası hukuk alanında uzmanlaşmış kişiler uyarılarda bulundular, kimse oralı olmadı.

Şimdi konunun uzmanı denizciler, kaygılarını dile getiriyorlar, “Vay siz darbeden söz ediyorsunuz” çullanması.

Yazıktır.

Bırakın herkes konuşsun.

Türkiye’de “konuşma”, “görüş açıklama” ve “tartışma” yollarını kapatmayın!

Herkes siner ve köşesine çekilirse, “doğru” yu nasıl bulacağız?

Ortada, bir “haksızlık” var.

Ortada, “ülkemiz adına kötü giden şeyler” var.

Ülkemizin birliği, dirliği tehlikede.

Ve siz diyorsunuz ki, “Kimse konuşmasın, her şeyi biz biliriz…”

Hz. Muhammed’in sözüdür:

“Haksızlık karşısında susan, dilsiz şeytandır.”

Siz ülkemizdeki “dilsiz şeytanları” çoğaltmak istiyorsunuz.

Tabii bu konuda da “ayrıcalıklı” davranıyorsunuz.

Sizinle aynı görüşte olanlara konuşmak serbest…

Sizinle farklı görüşte olanlara görüş açıklamak yasak!

Anayasa başimamı Boynukalın, her konuda görüşünü açıklarken kimsenin çıtı çıkmıyor…

Sarıklı amiral, tarikat tekkelerinde boy gösteriyor, herkes gözünü kapatıyor…

Vatansever 103 emekli amiral kaygılarını dile getirince, hemen “darbe edebiyatı”!

Bu edebiyat, artık “bayağı” oldu.

Millet de artık uyandı, bu edebiyata kanmıyor. 

Hayat pahalılığını bıraktık…

İşsizliği bıraktık…

Pandemiyi bıraktık…

Uğraştığımız şu şeye bakın!

Görüş açıkladılar diye 103 vatansever emekli amiralin üzerine çullanmış “darbe” çığlıkları atıyoruz.

Türkiye, bu değil.

Ülkemizi ne hale getirdik!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

05

Gerçekçi - adamların hayatı montro, tabiki yorum yapacaklar, montroyu denizci subaylardan daha iyi kimse bilemez, ama bizde liyakat degil cehalet geçerli.

Yanıtla . 4Beğen . 1Beğenme 06 Nisan 15:31
04

Hamdi - Tanzer abi gönlüne kalemine sağlık hep mağdurum edebiyatı baydı artık sadece biz konuşuruz siz hep darbecisiniz dayatması herkesi sindirip birde aptal muamelesi yeter yandaş kesim ve basındaki hainler göbek atıyor zafer nidaları ile çok yazık

..

Yanıtla . 6Beğen . 2Beğenme 06 Nisan 10:24
03

Salim Akyol - AKP Yargısız infaz yapıyor, kendine bu işten pay çıkarıyor.

Bu bildiri anayasaya göre suç mudur? Kesinlikle değildir. Paşaların lojman hakları geri alınmış, neye göre. Ne zaman yargıladınız?

Devlet B. diyorki emekli maaşları kesilsin. Anayasada var mı böyle birşey, neye göre diyorsun? Sen yargıç mısın, kral mısın?

Endişenmemiz gereken asıl budur, ben istediğimi yaparım, ben yaptım oldu mantığı.

Yazık, yıllar geçiyor 1 adım ilerleyemiyoruz.

Yanıtla . 6Beğen . 2Beğenme 06 Nisan 09:59
02

Sanane - Aksi halde, Türkiye Cumhuriyeti, tarihte örnekleri olan, bunalımlı ve bekası için en tehlikeli olayları yaşama risk ve tehdidi ile karşılaşabilecektir.

Lafın başı aynı kalmak şartı ile GAZETE kapanacaktır ve örnekleri yaşanmıştır denseydi

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 06 Nisan 09:33
01

Muşi Dayı - Bildirinin içeriğini kimse tartışmıyor, RTE Marmaris teyken ,gece yarısı,103 sayıları bunlar yazıda kullanılan dil hepsi tesadüf olamaz,çocukmu kandırıyorsunuz.

Yanıtla . 3Beğen . 2Beğenme 05 Nisan 22:17


Anket Karamürsel Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?