Çilek yetiştirilmesi

Saygıdeğer Okuyucularım;

Bu yazımda sizlerle çilek yetiştirilmesi ile ilgili bilgileri paylaşacağım.

Çilek, Rosa Ceae familyasından ve toprak altı kökleri ile çok yıllık bir bitkidir. Meyveleri çeşidine göre değişmek üzere az, çok kokulu; renkleri kırmızı, pembe ve beyaz olur. Şekilleri yuvarlak, oval veya basıktır. Ülkemizde yetiştirilen yerli çilek çeşitleri; Osmanlı çileği, Karşıyaka çileği, Kestel çileği gibi çeşitleri bulunmaktadır. Ayrıca bunlardan başka birçok yabancı çilek çeşitleri de yetiştirilmektedir. Yabani orman çilekleri her iklimde yetişirler. Fakat kültür çeşitleri ılık iklimleri sever. Soğuk iklimlerde İlkbahar donlarından korkar; çok sıcak iklimlerde ise kuraklıktan etkilenir. Tınlı - kumlu, süzek, humusça zengin topraklardan çilek hoşlanır.

Çilek, üç şekilde çoğaltılır:

1)      Tohumla

2)      Daldırma veya kollar üzerinde meydana gelen piçlerle

3)      Köklü fideleri ayırarak dikmek suretiyle

Tohumla çoğaltma uzun ve zahmetlidir. En çok ıslahçılıkta kullanılır. Bunun için önceden çilek tohumları ılık  ve sıcak yastıklara ekilir. Fideler üç veya dört kulak olunca şaşırtılır. Sonbahar’ da tarlasında hazırlanan tavalara otuz santim aralıkla ikişer ikişer dikilir ve sulanır. Çilek yetiştiriciliğinde en ziyade rağbette olan çoğaltma usulü, çilek bitkisinin meydana getirdiği kollar üzerindeki piçleri kesip bunları fide olarak kullanmak suretiyle yapılanıdır.

İlkbahar’ da çilekler toplandıktan sonra çilek bitkisi kuvvetine göre birçok sürgün veya kollar verir. Bunların üzerindeki yaprakların toprağa değdikleri noktalarda aynı zamanda kökler de meydana gelir. Bir sürgün veya kol üzerinde böylece iki veya dört tane kadar köklü ve yapraklı küçük fidecikler meydana gelir. Ana köke yakın olanları iyi teşekkül etmiş olduklarından yeni bir çileklik kurulacağı zaman bunlardan faydalanılır. Zaten her yıl çilek toplanmasından sonra bu kol veya sürgünlerin ana bitkiden kesilip atılması lazımdır. Aksi taktirde ana çilek kuvvetsiz kalacağından ertesi yıl, az mahsul verir.

İşte, bu esnada kollar üzerinde yeni kök salmış fidecikler de sağdan veya soldan kesilmek suretiyle elde edilir. Bu fidecikler ya doğrudan doğruya çilekliğe götürülerek dikilir, ya da evvela adi yastıklara yirmi beş santim aralıkla dikilerek Sonbahar’ a kadar burada kuvvetleştirildikten sonra Sonbahar’ da veya İlkbahar’ da esas yerlerine götürülüp dikilir. Çilek fideleri dikildikten dört veya beş hafta sonra küçük bahçelerde el çapalarıyla, büyük işletmelerde çapa makineleriyle toprak çapalanmalıdır. Bu amaliye, toprağın yüzünü yumuşak tutmak ve aynı zamanda yabani otların çilekliği basmaması için lazımdır.

Yazı kurak geçen yerlerde çilekliğe her on beş günde bir salma su verilmelidir. Çilek tarlalarının tımar ve bakımlarına dikkat edilecek olursa eğer üç veya dört sene müddetle verim alınabilir. Eğer her sene fazla miktarda ve iri çilek mahsulü elde edilmek isteniyorsa her sene yeni çilek parselleri kurmalı ve her üç veya dört sene sonunda eski parsellerden bir tanesini bozmalıdır. Zaman zaman çileklere pas hastalığı, çilek meyvelerinde çürüklük, çilek göz kurdu, tel kurtları, sümüklü böcekler gibi canlılar ve mantar hastalıkları zarar vermektedir. Bunlara göre zamanında tedbir alınarak mücadele yapmayı ihmal etmemelidir.

Bir başka konu ve yazımda buluşmak üzere…

Saygılarımla,

İbrahim Tınaztepe

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Tınaztepe - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Kandıra Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?