Sakıp Ağa yaşasaydı…

10 Nisan 2004…

Sakıp Ağa’nın (Sabancı) ölüm yıldönümü.

17 yıl geçti aradan.

Sabancı Grubu, iş dünyası ve Türkiye 17 yıldır Sakıp Ağa’sız.

Sakıp Bey, ülkemizde bir dengeydi.

Sözü dinlenen, görüşlerine önem verilen bir simgeydi.

Boş konuşmazdı.

Görüşlerini esprili bir dille anlatır, kendini can kulağıyla dinletirdi.

Bunalımlı günlerde hep yol gösterici oldu.

Eleştirir, ama ne yapılması gerektiğini de söylerdi.

İnanılmaz bir halkla ilişkiler uzmanıydı.

İşçiyle işçi, müdürle müdür, diplomatla diplomat olurdu.

Onun sevgisi herkese yeterdi.

Tam bir halk adamıydı, halkın gönlünde “Sakıp Ağa” olarak taht kurmuştu.

Sakıp Sabancı’nın kentimizde de önemli bir yeri vardı.

Kocaeli’nin de “Sakıp Ağası” idi.

Bir dönem Kocaeli Sanayi Odası Meclis Başkanlığı görevinde bulundu.

İzmit’te “kim kimdir” bilirdi.

Pek çok dostu vardı.

Ayda bir kez diğer kentlerden davet ettiği arkadaşlarını İzmitli dostlarıyla KENTSA’da buluşturur, tesisleri gezdirirdi.

Yemekli sohbetlerde Türkiye üzerine “ufuk turu” yapılırdı.

Güzel günlerdi…

Anlamlı günlerdi…

Erken ayrıldı aramızdan.

Sabancı Holding CEO’su Cenk Alper’in anma yıldönümünde yaptığı konuşmada söylediği gibi, Sakıp Bey 71 yıllık hayatı boyunca “güvenilir bir insan” olmayı hep ön planda tutmuş, “sadece iş dünyasının değil, halkın da kahramanı” olmuştu.

10 Nisan’da, ölümünün 17’inci yılında, Sakıp Bey’i kendi iç dünyamda ben de andım.

Derleyip dosyaladığım görüşlerini açtım, okudum.

“Yaşasaydı, hangi olaya nasıl tepki verirdi” diye düşündüm.

Şu kesin; Sakıp Sabancı yaşasaydı, son yıllarda yaşadığımız olaylar karşısında “iş dünyasının sessizliğini” bozardı.

Ne yapar eder, söyleyeceğini söyler, vatanımızın ve milletimizin çıkarını korumak için yönetenleri eleştirmekten geri durmazdı.

Yazımın başında da belirttim, Sakıp Bey toplumda bir dengeydi.

Sakıp Sabancı, yaşatılmalı

Kent olarak, ülke olarak değerlerimize yeterince sahip çıkmıyoruz.

Kaybettiğimiz değerli isimlerin görüş ve ilkelerini yaşatamıyoruz.

Ölüm yıldönümlerinde “usulen, adet yerini bulsun diye” anmakla yetiniyoruz.

Bu konuda Sabancı Grubu’nun da, TOBB’un da, TÜSİAD’in da, üniversitelerimizin de bir gayreti yok.

Her ölüm yıldönümünde ulusal veya uluslararası bir sempozyum düzenlenemez mi?

Adına, işletme veya ekonomi dallarında “ödüllü bir yarışma” organize edilemez mi? 

Görüş ve ilkeleri yeni nesillere ancak böyle aktarılabilir, diye düşünüyorum.

İnşallah önümüzdeki yıllarda Sakıp Bey’i yaşatacak “kurumsal bir etkinlik” ortaya konur.

Sakıp Sabancı’nın görüşlerinden bir demet

Sakıp Sabancı’yı tanıyan ve sohbetlerinde bulunan şanslı kişilerden biriyim.

Derleyip dosyaladığım görüşlerini köşeme alıyorum.

Arıların çiçeklerden bal topladığı gibi, sizlerin de bu görüşlerden yararlanacağınızı sanıyorum.

İşte o görüşler: 

* Nasıl bir “güç” arıyorsunuz, onu bilin! Güce sahip olduktan sonra ise onu iyi kullanın.
* Başkasından, özellikle politikacıdan medet ummayın!
* Birlik ve beraberlik arayışını her işte ve her fırsatta sürdürün.
* Karşınızdakilerin “insan” olduğunu hiçbir zaman unutmayın!
* İnsanların birer “makine” olmadıklarını bilin.
* Terfi, ödüllendirme ve cezalandırma; başarıya yol açar.
* Adil olun. Her işte, her konuda, her fırsatta ve herkese karşı adil olun.
* “Vicdan Huzuru”, başarılı olabilmenin temel şartıdır.
* Ayaklarınız her zaman yere bassın. Hiçbir zaman havalarda dolaşmayın. Kendinizi kimseden üstün görmeyin.
* Hiçbir işi “kıyısından köşesinden” tutmayın. Yapacağınız iş ne ise, küçümsemeden ona sahip çıkın.
* Hayata uyun.
* İyilikleri unutmayın. İyilikleri karşılıksız bırakmayın.
* Açgözlü olmayın. “Allah’ıma şükür” demesini bilin.
* Şans, kader ve kısmet, yararlanmasını bilenler için vardır.
* Hiç ölmeyecek gibi çalışın. Yarın ölecekmiş gibi hazırlıklı olun.
* Dünyanın sizin etrafınızda kurulduğunu sanmayın.
* Dostluğa ve arkadaşlığa önem verin.
* Güler yüzlü ve tatlı dilli olun.
* Hedefiniz nedir, onu bilin! Dağılmayın! Lüzumsuz şeylerle uğraşmayın!
* Sağlıklı olun. Sağlık her şeyin başıdır.
* Düzenli bir yaşamınız olsun.
* Manevi dünyanız zengin olsun. Sonra maddi zenginlik gelir.
* Bilgili olun.
* Gözünüzü açın.
* Risk almayı bilin. Cesur olun.
* Güvenilir insan olun.
* Hangi işi yapacaksanız, o işi en iyi bilenler ile işbirliği yapın.
* Yaptığınız iş farklı olsun.
* Müesseseleşin.
* İşinizi sevin. İşinize sahip çıkın.
*Tasarrufa önem verin. Tasarruf yatırım demektir.
* Borç para vermekte, kefil olmakta dikkatli davranın.
* “İyiyi” yüreklendirin, alkış verin. “Kötüyü” ayıplayın, ceza verin.
* Allah herkese “bölüşmeyi” nasip etmez. “Bölüşmek” ve “paylaşmak” kutsal ve keyifli bir iştir. Bölüşmesini bilin. Paylaşmasını becerin.
* Kim akıllı üretir ise onun yanında olun. Kim akılsız tüketir ise ondan uzak durun.
* Her şeyin bir şeyini, bir şeyin her şeyini bileceksiniz.
* Karınıza ve çocuklarınıza vakit ayırın. Ne kadar yoğun programınız olursa olsun, karınıza ve çocuklarınıza zaman ayırmalısınız. Bu bir zorunluluk değil, bir zevktir.
* Adınızı temiz tutmaya özen gösterin. Başarı bir bütündür. İsminizi temiz tutun ki, başarı isminizi taçlandırsın.
* İşbirliği yapacağınız insanları, birlikte çalışacağınız kişileri ve ortaklarınızı seçerken dikkatli olun. Arkadaşlıklarınızı ve dostluklarınızı iyi kurun.
* Çıkar uğruna, menfaat bekleyişi içinde, belli kolaylıklardan veya imkânlardan yararlanmak hesabıyla, uygunsuz kişi veya gruplarla ilişkiye girmeyin.
* Kişisel çıkar uğruna, geçici kazanç için, kimseyi satmayın.
* Fikirlerinizden ve değer yargılarınızdan fedakârlık etmeyin. Etmeyin ki önce aileniz ve yanınızda çalışanlar, sonra iş yaptıklarınız ve çevreniz size güvensin.
* Şeyh uçmaz. Onu müritleri uçurur. Başarıyı yakalamak, başarıyı sürdürmek, başarıyı ileriye götürmek isteyenler ayaklarını yerden kesmemeye, uçmamaya özen gösterirler. Çünkü uçan hiçbir şey havada kalmaz.
* Hırçın olmayın, hem kendinize hem de başkalarına huzur verin. Hırçınlıklarınızı yenmeye çalışın.
* Dost olun, arkadaş olun. Dostunuz olsun, arkadaşınız olsun. İnsan sevdikçe ve sevildikçe mutlu olur.
* Yaşamadan ölmeyin. Yaşayarak ölün. Ölümden söz etmek kötü bir şey, ama ölüm mukadder son! Her faninin kaderinde var. İnsan bu dünyaya bir defa geliyor.
* İnsan ölürken yaptıklarına değil, yapamadıklarına pişman olurmuş. Son nefesinizde yapamadığınız şeyler için üzüntü duyun.
*Eşini iyi seçemeyen, işini de iyi seçemez.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Adnan Karabacak - Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun biz ondan razıydık Cenab-ı hakta razı olsun. Rahmetli yaşasaydı geri de bıraktığı mirasçılarının hepsini kovardı. Türk milletinizden özünüzden köprünüz diye

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 15 Nisan 07:58


Anket Kandıra Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?