Bu ülkede turizmin geleceği…

Yaklaşık iki ay sonra “Turizm Sezonu” başlıyor.

2019’da turizmden 34 milyar 520 milyon 332 bin dolar kazanmışız.

Geçen yıl ise, Covid 19 nedeniyle yüzde 65.1 oranında azalarak 12 milyar 59 milyon 320 bin dolara düşmüş.

Turizmciler 2021 için hayli umutluydular. Ama, önlemlerdeki yanlışlıklar sonucu mutasyon atağına geçen Covid 19, vaka ve ölüm sayılarındaki hızlı artışlar nedeniyle, umutlar yerini kaygılara bıraktı!

Üstelik, Avrupa Birliği ülkeleri, “Aşı Pasaportu” üzerine düzenledikleri toplantıya Türkiye’yi davet etmediler!

Turizm, bizim gibi teknoloji-AR-GE alanında geri kalmış, sanayi üretiminin temel girdilerinin yüzde 50’den fazlasını ithal eden, bir küçük azınlığın inşaat sektörü ve rant ekonomisiyle zenginleştiği bir ülkede, hayati bir önem taşıyor.

Ülkemizin ve insanlarımızın geleceği için turizm gelirlerimizi hızla yükseltmeliyiz.

Bir örnek verelim; İspanya’nın 2019 turizm geliri 91 milyar 912 milyon Avro.

Oysa, tarih, doğa ve tesis olanaklarıyla İspanya’dan fazlamız var eksiğimiz yok!

Peki, “eksik ve yanlış olan” nedir?

Turizm politikamız!

Turizm gelirimizi yükseltmek için, öncelikle; “maddi olanakları yüksek ve ülkemize geldiğinde en çok döviz bırakacak turist ne istiyor? Bu turist kesimini nasıl kazanabiliriz?” diye düşünmeliyiz.

1976’dan bu yana bu güzel ülkenin pek çok güzel yerinde tatil yaptım ve yerli ve yabancı pek çok insanla tanışıp, dostluk kurdum. Anladım ki; “parası ve kültürü olan” turist, öncelikle DOĞA, sonra da “DÜRÜSTLÜK” istiyor. Lüks otelleri özlemiyor.

Elbette, kimileri de lüks otelleri tercih ediyor. Çünkü, kendisini daha güvende hissediyor.

Peki, ülkemize döviz bırakacak turist beklentilerini bulabiliyor mu?

Örneğin; mermer tozu ile sahilini donatan bir otelde kalmak ister mi?

Ya da; denize gireceği güzelim koyların içinde “Balık Çiftlikleri”nin yem atıklarıyla balçığa dönmüş bir suya girmek ister mi?

Ya da; yarım yamalak yabancı diliyle her turistle özel ilişki kurmaya çalışan, bir karış sakalı ve yılışık üslubuyla karşılarına çıkan miçolarla tatil yapmayı ister mi?

Ülkemizin hemen her karış toprağı, binlerce yıllık uygarlıkların tarihi izleriyle dolu. Maddi olanakları ve “tarih bilinci” olan turist bu tarihi mekanları görmek ister. Örneğin; Kapadokya’ya gider. Ama bu ülkede o güzelim tarihi mekanda bile “maden şirketleri” ile karşılaşırsa ne düşünür?

OLİMPOS gibi “tarihi, mitolojik ve doğal sit” alanını görmek isteyen bir turist, o eşsiz mekanın “sit alanı” konumunun değiştirilip yapılanmaya açıldığını görürse, bir daha gelir mi? Eş ve dostuna tavsiye eder mi?

Ege’nin, Akdeniz’in en güzel sahillerinin, lüks oteller ve siyasi iktidara yakın vakıflarca parsellenmesi ve “rant alanı” haline getirilmesine tanık olursa yeniden gelmek ister mi?

O güzelim koyların, kolay zenginliğe kavuşmuş ama “doğa sevgisi” yoksunu, görgüsüz şahısların lüks yatlarının atıklarıyla kirletilmesine tanık olursa yeniden gelmek ister mi?

Turizm Bakanlığı’nın, ülke geleceği için ciddi bir “MAKRO PLANI” var mı?

İmam Hatiplere gösterilen ilgi, Turizm Meslek Yüksek Okulları için de gösteriliyor mu?

Örneğin; Kandıra sahilleri “TURİZM BÖLGESİ” ilan edilecek ve Kandıra’da “Turizm Meslek Yüksek Okulu” açılacaktı. Ne oldu?

Ormanları yapılanmaya ve uzun vadeli kiralanmaya açılan, sahilleri kirletilen, yolları pet şişelerle donatılan, turizmin bir eğitim ve kültür işi olduğunun farkına varılamamış bir ülkede turizm bir “umut” olamaz!

15-22 Nisan “Turizm Haftası” imiş!

Kolay gelsin!..

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Serkan Özhan - İmam hatiplere ilgi gösteren halk, demişsiniz ki; "İmam Hatiplere gösterilen ilgi, Turizm Meslek Yüksek Okulları için de gösteriliyor mu?" siz halkın talebine karşı çıkamazsınız. 28 Şubatta 50 bin olan İmam Hatip öğrencisi şimdi 1.5 Milyonu geçti. Haltan talep olmasa devlet okul açsa boş kalsa kapanırdı. Halkın çok hassas terazisi vardır her şeyi iyi okur. Atatürkçülüğün, laikliğin bu ülkede artık bittiğinin bir istikbalinin olmadığının halk farkında. Çocuklarınım ilerde kamuda, şef, müdür, üst kademe yöneticisi olması için İmam Hatip okullarının en iyi referans olduğunun farkında. herkes çocuğuna istikbal hazırlamak istiyor. Çok başarılıda olsa Atatürkçü ailelerden gelen çocukların iyi bir eğitim alsalar da bu gün kamuda iyi bir yere geldiğini hiç gördünüz mü. Bu ülkede Atatürkçülük bitti halk bunun çok iyi farkında. uzatmaları oynamaya çalışanlar boşa çırpınıyorlar. Tavsiye ederim sizde tanıdıklarınıza söyleyin çocouklarının Türkiyede yarın bir istikbali olmasını istiyorlarsa İmam hatibe yollasınlar.

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 14 Nisan 23:08


Anket Kandıra Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?