Öte dünyaya daha yakın olanlar topluluğu

65 üstü yaş grubunun mahkumiyetinin sürmesine karar verildi.

Üstelik kısıtlı bir “volta” dönemine çıkmalarında toplu taşıma araçlarında seyahat özgürlüğü de yeniden kaldırıldı.

Karar vericilere teşekkürlerimizle şükranlarımızı sunarız.

Bu “karar vericiler” öyle kararsız ki… Öylesine de tabansız gerekçelere dayanıyorlar ki…

Salgını önlenmesi aşıya bağlıdır, diyorlar. Gel gör ki hemen hepsi neredeyse aşılanmış bu “öteki dünyaya daha yakınlar” topluluğunun yaşantısını kısıtlayıp, mahkumiyetlerini sürdürüyorlar.

Üstelik bu karar vericilerin hepsi 65 yaş üzerinde.

Halden anladıkları bile yok. İçinde bulundukları tükenmez kargaşa ortamında, o gruptakiler gibi nereye yakın olduklarını herhalde farkına varamıyorlar.

Aldıkları tedbirlerin bu yaş grubunun sağlığını korumak için olduğunu aşılardan önce kabul etmemek haksızlık olurdu. Ama şimdi? Şimdi nedeni var mı?

ACI BİR TABLO

Yaşam merdiveninin üst basamaklarında olduklarını bilincindeki bu insanlar, daha titiz, daha bilinçli, daha korumacı. Çünkü yaşam mücadelesi koşullarının durgun dalgaları kıyısına yerleşmişler. Mücadele gücü bitmiş, geldikleri noktaya sarılmaya çalışıyorlar. Hedefleri var oldukları olanaklarla sağlıklı, mutlu bir ömür sürebilmek… Çocukları, torunlarıyla övünmek.

Bütün bunlara bakınca ortaya acı bir tablo çıkıyor.

Karar vericiler bu insanlara değer vermiyor. Onları toplum içinde yük olarak görüyor.

Onlar artık üretici değil. Çalışarak, kazanarak, devlete katkı sağlayan durumda değiller. Hatta Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sırtındaki kambur.

Oysaki onlar, askerlik yapmış, gerektiğinde ülke için savaşmış, devleti ayakta tutabilmek için boyunlarına borç olan her şeyi yerine getirmiş, hayatlarını tüketmiş, harcamış insanlar.

Bugün üzgünler, kırgınlar, küskünler.

İnsan yaşamı boyunca neden didinip durur?

İyi bir yaşama sahip olmak, ailesini kimseye muhtaç etmeden yaşatmak, çocuklarını iyi yetiştirmek, onlara iyi bir gelecek hazırlamak için.

Oysa bugün emekli olmuş insanlarımızın büyük bir çoğunluğu, kendisine devletin sadaka gibi verdiği emekli maaşı ile yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Kalıbına uydurulmuş enflasyon ölçüleriyle yapılan zamlarla anında sabun gibi eriyen imkanlarla, zor bir yaşlılık yaşamının bataklığı içinde.

ÖZGÜRLÜK PARA PULA İHTİYAÇ DUYMAZ

Bir de onlara çok acı gelen manzaralar var. Karar vericilerin, onlara yardımcı olanların zam oranlarının çok farklı olması, bütün bu zorluklar içinde bir de adaletsizliğin çarkları içinde onları ezip duruyor.

Kısacası 65 yaş üzerindeki kişiler, ülke için yük olarak görülmelerinin çıplak gerçeği ile karşı karşıyalar. Bundan daha acı bir durum olur mu?

Toplumuzun örf ve adetinde, yüz yıllarca sürüp gelen geleneklerinde çocuklara ve yaşlı insanlara saygı, koruma duyguları hep en önde tutulmuştur. Son yıllarda eriyip giden bu kutsal duygu ve olgular tam bir aşınma noktasına ulaşmıştır.

Ülkenin içinde bulunduğu maddi yetersizliklerin yaratıcısı bu insanlar değildir.

Eğer onlara maddi bir katkı sağlamaktan yoksunsanız, en azından evlerde ölüme mahkum etmeyin. Hiç olmazsa özgür olduklarını hissetsinler. Bu da para pul ile olmaz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Filiz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Kandıra Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?