Reklamı Kapat

Bu kadar “asker düşmanlığı” neden?

Daha önce de yazdım, lafı fazla uzatmayacağım.

Son yıllarda her fırsatta sıcak tutulan “asker düşmanlığı”, kabul edelim ki tehlikeli bir yöne evrilmeye başladı.

2007 Ergenekon kumpası…

Arkasından 2010 Balyoz kumpası…

Bu iki kumpas, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin belini kırdı.

ABD böyle istiyordu, gereken yapıldı.

Mustafa Kemal’in askerleri hapse tıkıldı, yerlerine FETÖ’nün militan subayları yerleştirildi.

Onların amacının da ne olduğunu 15 Temmuz 2016’da gördük.

Ordu, o tarihten bu yana da bir türlü derlenip toparlanamıyor.

Eski “Atatürkçü çizgisi”ne bir türlü dönemiyor.

Geri dönmeyi bir tarafa bırakın, hızla uzaklaşıyor.

Özellikle uzaklaştırılıyor…

Hani konuşmalarında “Eski Türkiye-Yeni Türkiye” ifadelerini sıkça kullanıyorlar ya, aynı ayrıştırmayı Cumhuriyet’in bütün kurumlarında yapmaya başladılar.

Yeni “Anayasa Mahkemesi”…

Yeni “Yargıtay”…

Yeni “Danıştay”…

Yeni “Türk Silahlı Kuvvetleri”…

Hepsini kendilerine göre yeniden dizayn ediyorlar.

Görünen Türk Silahlı Kuvvetleri’nde artık “Atatürkçü görüşe” yer yok.

Çoğu zaten Ergenekon ve Balyoz kumpaslarıyla tasfiye edilip emekliye sevk edildi, şimdi onların “emekliliklerine” bile tahammül edemiyorlar.

Ülkemiz için çok önemli olan bir konuda anayasal haklarını kullanıp görüşlerini açıkladılar diye yapmadıklarını bırakmıyorlar.

Ama tarikat evinde görüntülenen “sarıklı amiral” ile ilgili henüz bir karar yok.

Sadece “Biz de karşıyız” dediler…

“İnceleme başlatıldı” dediler…

Hepsi bu kadar.

O “sarıklı amiral”, hâlâ görevde.

“Askerlik mesleğine giriş kuralları” da değiştirilip gevşetildi.

Öyle ince elenip sık dokunmayacak.

Kendisinin ve ailesinin “gerici unsurlar” taşıyıp taşımadığına bakılmayacak.

Bu ne demek?

Bu şu demek, bundan böyle askeri okulları tarikat kökenli ailelerin çocukları dolduracak.

Zaten okullarda “Atatürk öğretileri” ile ilgili dersler de ya kaldırıldı, ya da sembolik hale getirildi.

Tam şöyle bir noktadayız:

Nasıl pek çok kurum, “devletin kurumu” olmaktan çıkarılıp “AKP iktidarının kurumu” haline getirildiyse, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne de bundan böyle aynı gözle bakmak yanlış olmaz.

Yaratılan “Atatürkçü asker düşmanlığı”nın altında bence bu var.

Yeni bir “Ordu” kuruluyor.

“Siyasi İslamcı vesayet rejimi”ne uygun bir ordu…

İktidarın 2023 hedeflerinin içinde bu da var.

Yeni “örgüt” yapılanması

“Örgüt” veya “teşkilat” denince, akla ilk ne gelir?

Sivil toplum örgütü…

Diğer bir ifadeyle…

Sivil toplum teşkilatı…

STÖ’ler…

STK’lar…

Son yıllarda bu örgüt yapılanmasına yenileri eklendi.

Daha doğrusu, mevcut örgütler “farklı isimle” anılmaya başlandı.

İktidara yakın, iktidarın güdümünde olan örgütlere, artık kısaca “SÖ”, “saraycı örgütler” deniyor.

Diğerleri de “ÖÖ”, yani “özgür örgütler” olarak biliniyor.

“Saraycı örgütler” hangileri, biliyorsunuz…

Saray bir açıklama yapıyor, sanki düğmeye basılmış gibi, hepsi birden “saraya destek açıklamasında” bulunuyor.

Tabii, sadece “saraycı örgütler” yok, “saraycı kurumlar” da var.

Çoğu resmi…

Son “104 emekli amiral” olayında gördük.

Talimat üzerine ister istemez hepsi de topa girdi.

Yargıtay’ı…

Danıştay’ı…

Cahillik işte böyle bir şey

Sevgili okurlarım, yandaki fotoğrafa dikkatle bakın!

Bir video karesi o fotoğraf.

O videonun barkotunu da köşeme koydum.

Akıllı telefonunuza okutup bir izleyin.

Gördüklerinize inanamayacaksınız.

O kadar insan yeşil bayrakları açmış, araziye dikilmiş ağaçları neden söküyorlar dersiniz.

Anlatayım…

Olayın geçtiği ülke, Pakistan İslam Cumhuriyeti.

Belucistan Eyaleti sınırları içinde bulunan Haran çöl bölgesi, devlet tarafından bilimsel bir şekilde ağaçlandırılmış.

Ancak dini otorite bu ağaçlandırmaya karşı.

Fetva yayınlıyor, “Çöller Allah’ındır, isteseydi kendisi buralarda ağaç büyütürdü” diyor.

Geri bırakılmış Müslüman Pakistan halkı büyük bir öfke ile çöle akın ediyor, dikilen binlerce ağacı söküp atıyor.

İşte bu görüntüler, cahilliğin bir ülkenin başına nasıl bir bela olduğunun en iyi göstergesi.

Bir de yanına “yoksulluğu” eklersen, o topluma yaptıramayacağın şey yoktur.

Cahillik ve yoksulluk, içinde bulunduğumuz yüzyılın en büyük vebası!

Sakallı Celal’in o sözünü hatırlayın; “Bu kadar cehalet ancak tahsille mümkün olur” der.

Çöldeki o ağaçları sökenler de “cehalet tahsili” görmüş olmalı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder

# destek

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Serkan Özhan - Atatürkçülük Atatürkçülük başımıza Atatürkçülük hocası kesildi bu bir grup darbeci azınlık bıktırdılar milleti artık, senelerce müslüman düşmanlığı yaptılar başörtülü anaları yemin törenlerine alamdılar, millet ne diyecekti yani bu bir grub marjinal azınlık askerde burasının müslüman ülke olduğunu artık Atatürkçülük ayaklarına bu halka baskının sökmediğini yolun sonuna geldiklerini öğrenecekler. Bu kafayı değiştirmezlerse darbecilik huyundun vaz geçmezlerse Karşılarında kendilerine düşman bir halk bulacaklar. Bıktıı artık halk bu darbeci zihniyetin Atatürkçülük dayatmasından. Halk buna susca nalyış mı gösterceke. Bunun adı ordu düşmanlığı değil darbeci düşmanlığı.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 17 Nisan 21:17


Anket Karamürsel Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?