Ben’deki Biz

Hadise odur ki:

Güney Afrika’da çalışan bir antropolog bir kabilenin çocuklarına, birlikte oynayacakları bir oyun önerir ve şöyle der:

“Ben karşıdaki ağacın altına bir sepet meyve koyacağım, siz de şuradaki çizgide sıralanacaksınız ve yarışın başlaması için benim işaretimi bekleyeceksiniz. Ağacın altına ilk hanginiz ulaşırsa, sepetteki ödülü o kazanacak, tüm meyveleri o yiyecek.”

Akabinde çocukların başlama çizgisinde sıralandıklarını gördüğünde “başla” işaretini verir. O an tüm çocuklar el ele tutuşup, koşarak ağacın altına birlikte varırlar ve sepetteki meyveleri birlikte yemeye başlarlar.

Antropolog, şaşırır.

Neden böyle yaptıklarını sorduğunda “Ubuntu yaptık” cevabını alır.

Kavramı ilk kez duyan antropolog ne anlama geldiğini sorar. Çocuklar kavramı şöyle açıklar:

“Birbirimizle yarışa girseydik, yarışı sadece birimiz kazanmış, beşimiz kaybetmiş olacaktık. Beş arkadaş üzülünce, yarışı kazanan bir kişi nasıl ödül meyveyi yiyebilirdi?”

Her şeyi içeren bir evrende farklı biçimde var olma şeklinde tanımlanan Ubuntu, “Ben, biz olduğumuz için Ben’im” biçiminde de ifade edilen bir kavram.

Yani farklı “parçalar” da olsak esasında aynı bütünü oluşturduğumuzu, dolayısıyla kendimiz için yaptığımız her şeyin aynı zamanda bu bütünü de etkileyeceğini, etkilenen bütünün de yine bizi etkileyeceğini ifade eden bir kavram.

Dolayısıyla hayatın “ben”den ibaret olmadığını hatırlamamıza vesile olan bir kavram.

Nitekim kavramı araştırdığınızda sıklıkla Desmond Tutu’dan şu alıntıya da yer verildiğini görüyorsunuz:

“Ubuntu'ya inanan bir insan diğerlerine açıktır, diğerlerine olumludur, diğerleri iyi ve yetenekli olduğunda tehdit altında hissetmez, onun daha büyük bir bütünün parçası olduğunu bilmekten gelen bir özgüveni vardır ve diğerleri aşağılandığında, küçük düştüğünde, zulme uğradığında ya da ezildiğinde kendini de aşağılanmış hisseder.”

Nelson Mandela ise kendisinde şahıslaştığı ifade edilen bu kavramı şöyle izah ediyor: “Eski günlerde, biz gençken, bizim ülkemizden geçen bir seyyah bir köyde durur, yiyecek ya da içecek istemesine gerek yoktur. O köyde durduğunda köylüler ona yiyecek verir, onu ağırlar. Bu Ubuntu’nun bir yönüdür ama başka pek çok yönü de vardır. Ubuntu insanların kendilerini dikkate almaması, bizzat zenginleşmemesi gerektiği anlamına gelmez. Burada asıl mesele şudur: Etrafındaki topluluğun daha iyi konuma gelmesi için de aynı şeyi yapıyor musun? Bunlar hayatta önemli şeylerdir ve bir insan bunu yapabiliyorsa bu takdir edilecek bir şeydir. ”

Ne kadar bütüncül ve anlamlı bir bakış açısı, değil mi?

Her ne kadar Afrika’ya özgü hatta Afrika’nın özgürleşmesine vesile bir kavram olarak karşımıza çıksa da Ubuntu’nun evrensel bir boyutunun olduğunu da söylemek mümkün.

Zira siz “insanlığın ortak aklı” diyebilirsiniz, ben “tevhidin yansıması” derim ama benzer hususa işaret eden birçok kavram ve ilkeyi birçok farklı kültürde de görebiliriz.

“Bizden” hareket edecek olursak mesela “komşusu açken tok yatmama” ilkesi gibi.

Ya da rekabetin “iyilikte yarışma” olarak teşvik edilmesi gibi.

Veya “zulüm ile âbâd olanın akıbetinin berbâd olacağı” düsturu gibi.

Hatta “başımıza gelen sıkıntılarda elimizle işlediklerimizin payına” dikkat çekilmesi gibi.

İlahiri…

Neticede tüm bu ilkelerin insanlığa hatırlattığı temel hakikati ise şu şekilde ifade etmek mümkün:

Biz’i yok sayarak, Biz’in acı ve sıkıntılarına duyarsız kalarak ya da bu acı ve sıkıntılara sebep olarak Ben’i var edemezsiniz.

Zira bir bütünün parçaları olarak Biz’in acıları ve sıkıntıları muhakkak Ben’i de vurur.

Ya da Biz’in mutluluğu Ben’in mutluluğuna da vesile olur.

O nedenle Biz’in iyiliği ve güvenliğinin sağlanması aynı zamanda Ben’in iyiliği ve güvenliğinin sağlanması demektir.

Ve yine o nedenle Ben’in iyiliği için feda edilen Biz’in iyiliği, Ben’in varlığının da tehdididir.

Nitekim insanlığın tecrübesi de genel olarak bu hakikati içermiyor mu?

Dolayısıyla tüm evrende “iyi”likle var olabilmek için Ben’in iyiliğinin Biz’den de geçtiğini unutmamak lazım…

Ki Ben’deki Biz de Biz’deki Ben de iyi olsun…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Banu Gürer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Karamürsel Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?