Akıntıya karşı yüzülmez

Öncelikle hem SPK kuralları hem de basın etik ilkeleri çerçevesinde bu yazıda yer alan bilgilerin yatırım tavsiyesi olmadığını ve yazar olarak benim de kripto para yatırımı olan birisi olduğumu sizlere beyan ediyorum.

Geçtiğimiz hafta bir sabah uyandık ve yayınlanan bir yönetmelikle kripto para piyasalarına yönelik düzenlemeler yapıldığını öğrendik. Üzerinden kaç gün geçmiş olmasına rağmen halen daha bazı soruların yanıtları ve neyin yasak neyin serbest olduğu halen daha anlaşılmış değil. Yayınlanan yönetmelik dışında resmi makamlardan bir açıklama da gelmediği için uzmanlar ve hukukçular yayınlanan metni kendilerince yorumluyorlar.

En baştan söylemekte fayda var, devlet ekonomik hayata dair ne kadar düzenleme, mevzuat, kural, kanun koyarsa; oradaki doğal yapıyı bozar. Devletlerin dünya tarihi boyunca ekonomiye burnunu soktukları hiçbir durum uzun vadede hayırlı sonuçlar pek göstermemiştir. Bu düzenleme sadece bizim ülkemize özgü bir durum değil. Hindistan çok daha sert bir şekilde kripto paraları tamamen yasakladı. ABD’de de bu paraların ya da varlıkların (hukuki olarak ikisi arasında bir fark var ve tam olarak yerli yerine konumlanabilmiş değil) takibi ve vergilendirilmesi için hazırlıklar yapılıyor. Dünya genelinde 2021 ve 2022 seneleri kripto piyasaları için bir regülasyonlar yılı olacak.

Devletlerin kendi egemenlik haklarından olan para basma yetkilerini çok uzun zamandır bireylerin aleyhine bir şekilde kullanıyor olması sebebiyle ortaya çıkan kripto paralara karşı, sert ve katı tedbirlerini arttırmalarını zaten bekliyorduk. Bunların dozu daha da artar mı? Evet artabilir. Peki bir şeyi değiştirebilir mi? Sanmıyorum.

SU AKAR YATAĞINI BULUR

Dünya üzerinde bireyin para kazanma arzusunun önüne hiçbir resmi düzenleme geçememiştir ve geçemez de. İnsanlar bir sürü arka kapı yöntemleri yaratırlar, zamanla da bunlar de facto olarak yerleşir. Devletler baş edemeyeceklerini anlayınca da ya düzenlemeleri esnetirler ya da kafalarını başka yöne çevirerek bu piyasanın “black market” yani kaçak bir piyasa olmasına göz yumarlar.

Ancak kripto paralar meselesinde konu biraz daha farklı. Dünya genelinde kısıtlamalar artarken oyunu bozarak bu alandaki girişim ve yatırımlara kapılarını açan ülkeler olursa bu sürecin sonunda her anlamda çok daha karlı çıkacaklar. Bunun sebeplerinin başında bugün dünyanın en iyi yazılımcıları, siber güvenlikçileri ve benzeri bir çok alandaki en donanımlı kişilerin üzerinde çalıştıkları alan blok zincirler ve dolayısıyla kripto paralar.

Yani insanlığın en yetenekli beyinlerinin akın akın yöneldiği bir alandan bahsediyoruz. Buna karşı devletlerin yaşlı yöneticileri, hantal bürokrasileri ve geri kalmış zihniyetleri hiçbir şekilde direnemez, dayanamaz ve mağlup olmaya mahkum durumdan kurtulamaz.

BİREYLER DEVLETLERE GÜVENMİYOR

İlk majör kripto para olan Bitcoin’in bir yazılım olarak ortaya çıkması ve zaman içerisinde insanlardan yoğun bir şekilde ilgi görerek devasa bir piyasanın var olmasının önünü açan bir anlayış olmasının temelinde yatan değer arzının kısıtlı olmasıydı. Yani bu sistem kurulduğunda dendi ki “21 milyon adet Bitcoin olacak, bunun bindelik yüz bindelik bölünmüş halleri de dolaşımda durabilecek ve daha fazla üretilmeyecek”. Y

Yani 21 milyon Bitcoin ve onun 100 milyonda biri olan Satoshi (Bitcoin’in 100 milyonda birlik kuruşu olarak tanımlanabilir) toplamda 2.1e+15 denilen bir sayıya ulaşıyor. Bunun adı da 210 katrilyon olarak okunuyor (yanlış da yazmış olabilirim sıfırlar o kadar çok ki insan bir yerden sonra ekrana bakarken başı dönüyor).

Yani dünya üzerinde 210 katrilyon Satoshi yani 21 milyon Bitcoin olduktan sonra bu kripto varlıktan daha fazla üretilemeyecek. Ve dolayısıyla enflasyonla karşı karşıya kalmayacak. Bir Satoshi de ileride 1 Dolar olursa eğer (tamamen hipotetik bir rakam ve kolay hesaplama için) dünyadaki toplam Bitcoin varlığı 21 Katrilyon Dolar olacak. Bunun ne kadar büyük bir rakam olduğunu şöyle ölçebiliriz. Bugün dünyadaki tüm gayrimenkullerin (bütün evler, dükkanlar, arsalar. ABD’den Nijerya’ya, Türkiye’den Uganda’ya, Japonya’dan Peru’ya) toplam değerinin tahmini büyüklüğü 281 Trilyon Dolar. Yani tüm dünyadaki gayrimenkulleri 75 kere alabilecek kadar bir değer.

Burada kilit kavram enflasyon. Yani maddi değeri olan varlığın kıymetinin zaman içinde olağandışı şekilde düşüşe uğramaması. Merkez Bankalarının canları istedikçe istedikleri kadar para basarak insanların ellerindeki birikim değerleri olan paraların değerlerini düşürdükleri için; ve bizim gibi ülkelerde de olması gereken gerçek faiz oranına da iş dünyası ve tüketiciler çemkirdikleri için doğal olarak elimizdeki para değer kaybediyor. Bunu tüm dünyada insanlar yaşıyorlar kimisi çok yüksek oranda kimisi çok düşük oranda.

Türkiye örneğinde yıllık enflasyon oranı genel rakamlarla %15-16 olarak görünse de kendi halinde yaşayıp giden insanların (piyasa tabiriyle küçük yatırımcının) maruz kaldığı yıllık enflasyon bunun en az iki belki üç katı. Bundan dolayı da insanlar Merkez Bankasının verdiği faiz oranlarında paralarını tutsalar bile sürekli olarak zarar ettikleri için doğal olarak spekülatif araçlara yöneliyorlar.

Arsa, ev, araba alıyorlar. İşin içine bir de dini hassasiyetleri sebebiyle faizden ve dolaylı faiz olan kar payından uzak duranları da ekleyince ülkemizin ekonomik değeri hiçbir işe yaramayan enstrümanlarda birikiyor. Üstelik bunlar hızlıca nakde dönebilen ürünler olmadıkları için atıl duran sermayeler oluyor.

Dövize yönelenlerse “ne zaman satsak zarar” diyerek parayı hem piyasadan çekmiş hem de yabancı ülke parasında tutarak o ülkeyi teorik olarak bu ülkede kazandıkları parayla finanse ediyor oluyorlar.

PİYASADA AKILLI OLAN KAZANIR – AKILSIZ OLAN KAYBEDER

Bunun önüne geçilmesi gerekirken her şeyin bir kenara bırakılıp kripto varlıklara uğraşılması “koyun can derdinde, kasap et derdinde” durumudur. İnsanlar 100 Lira 300 Lira paralarını %15-20 arttırıp gün geçirmeye çalışıyorlar. Sosyal ağlarda ya da sokaklarda insanların ne yaptıklarına biraz dönüp bakan herkes bunu görecektir. Üstelik buralardan kazandıkları paraları da istiflemiyorlar, dönüp yine piyasada harcıyorlar.

Daha büyük çaplı kazananlarsa yine dönüp ev alıyor, araba alıyor. Bu parayı yine ekonomiye katıyor, üstelik ülke dışında kazanılmış bir parayı ülkeye sokmuş da oluyorlar.

Devletin gelip de buralara burnunu sokması insanların zaten darmadağın bir ekonomik yapı içinde ayakta kalmaya çalıştıkları bugünlerde hem yanlış hem de siyasi olarak akıl alır bir şey değil. Öte yandan muhalefetin de bu kararı eleştirirken “biz tüm paydaşlarla görüşeceğiz” açıklaması da aynısının laciverti bir durumdur. Siyasetçiler, partiler, devlet ve devletin uzantısı yapılar lütfen insanların ekonomik kararlarına burnunuzu sokmayın. Serbest bırakın.

Akıllı olan kar eder, akılsız olan zarar eder. Olayı genel hatlarıyla kavrayıp bir kazanç ışığını görüp buna inanan ama bilgisine güvenemeyen de gider uzmanından danışmanlık alır. Nasıl ki ben birey olarak gidip BIST ya da Nasdaq gibi dünyadaki tüm borsalarda kendi başıma işlem yapabilirken aynı zamanda danışmanlık firmaları ve portföy yöneticileri eliyle de işlem yapıp kazandırdıklarından onlara da bir pay veriyorsam; bu piyasaların da aynı şekilde erişilebilir olması lazım. Regüle edilmesi gereken piyasa değil, piyasada hizmet veren aracılar olmalıdır.

Zaten serbest piyasa denilen şey de piyasada herkesin tuttuğunu öpmesi değil, insanların herhangi bir mali ya da finansal piyasaya serbestçe erişebilme; iş yapma, işlem yapma hakkına sahip olmasıdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Arda Süar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Karamürsel Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?