Kaybolan sadece 128 Milyar Dolar değil

T.C. Merkez Bankası’nın 128 Milyar dolar rezervinin kaybolması elbette çok önemli. Muhalefetin devletimizin bir yıllık bütçesi kadar muazzam bir paranın ne olduğunu sorması da çok kıymetli.

Ancak bu soruların gündeme gelmesine yol açan afişlerin yasaklanması ve devamında yaşananlar çok değerli başka kayıplarımızın olduğunu da gösterdi.

Önce savcılar afişlerin fonunda bulunan “Saray” silueti sebebiyle “Cumhurbaşkanına hakaret” iddiasıyla soruşturmalar açtılar.

128 milyar dolar nerede?” sorusunun muhatabı CB sisteminde bellidir. Sistem “tek kişilik hükümet sistemidir.” Bakanlar da Merkez Bankası Başkanı da Cumhurbaşkanı tarafından atanan ve istediğinde kolayca görevden alınabilen teknisyenlerdir.

O halde muhalefetin böyle bir soruyu soracağı en doğru kişi Cumhurbaşkanıdır.

Muhalefetin yürütmenin başı olan Cumhurbaşkanına milletin parası hakkında soru sorması, bırakın suç olmayı, yapması gereken görevidir.

Muhalefet bu defa saray silueti olmayan afişlerle aynı soruyu sormaya başlayınca, daha da utanç verici uygulamalara şahit olduk.

Bazı valiler afişleri kaldırmak için “korona tedbirleri kapsamında” gerekçesiyle talimatlar verdiler.

Lebalep kongreler” ve binlerce kişilik cenaze namazlarında virüs tehlikesi görmeyen valiler birkaç metrelik bez afişlerdeki virüs bombalarını keşfettiler. Sağlığımızı korumak için (!) itfaiye, özel kuvvet, zabıta bütün kaynaklarını harekete geçirip afişleri indirme gayretkeşliğine girdiler.

Yaptıkları bu gülünç işlerle, en az 128 milyar dolar kadar önemli olan, değerlerimizi yok ettiler: Devletimize, demokrasiye ve hukuka olan inancımızı buharlaştırdılar. İdaresi, yargısı ve kurumlarıyla tam bir parti devleti görüntüsü verdiler.

Muhalefetsiz bir Türkiye” özleminin eseri olarak, CHP’nin “Kanal İstanbul”, “FETÖ’nün siyasi ayağı” ile elektrik ve doğalgaz zamları hakkında halkı bilgilendirmek için bastırdığı kitapçıkları toplattılar. CHP Genel Başkanı dahil parti yöneticileri ve milletvekilleri hakkında dokunulmazlıklarının kaldırılması için fezlekeler hazırlandı.

Bunlar demokratik ülkelerde normal sayılması mümkün olmayan işler.

İktidarın bu tavırları koltukları kaybetme korkusunun eseri. “Halkın gönüllerine girerek oy alma” imkanları kalmadığını görüp, korkutarak iktidarlarının devamını sağlamak telaşı içindeler.

Ama Türk milleti her zaman zor tepki verse de bu kadarına tahammül etmez. Çünkü Türkiye bir kabile devleti değil. Demokrasi tecrübesi çoğunluğun genlerine işlemiştir. Gittikçe otokratlaşan yönetim tarzı insanlarımızı ürkütmekte ve endişeye sevk etmektedir.

Ak Parti “128 milyar dolar nerede” sorusuna verdiği gülünç tepkilerle kendi ayağına sıktığını görmelidir.

******************************

BUGÜNÜN UĞRUNA YARINI FEDA ETMEK

Prof. Dr. İskender Öksüz iki köşe yazısı ile hem Türkiye’de ve hem de küresel çapta işlenen bir suça dikkat çekti:

Bugünün uğruna yarını feda etmek. Bugünün menfaati için gelecek nesillere ipotek koymak.”

Prof. Öksüz’ün verdiği örnekler hepimizin bildiği konular. Ama sorduğu sorular tokat gibi:

“Türkiye’nin nefes borularından Balıkesir ve Çanakkale’nin Kaz Dağları’nda, bu övülerek yaratılmış ormanların yüzölçümünün %70’ine maden arama ruhsatı verilmiş! Bu ruhsatlardan azımsanmayacak bir kısmı maden işletmesine dönüşmüş. Bunlar arasında geriye dönülemez tabiat tahribatı yapanlar çoğunlukta.

Bugün birileri kazanıyor. Belki bugünün Türkiye’sinin de kazançları var. Ya yarının Türkiye’si? Çocuklarımız, torunlarımız? Onlardan izin aldık mı?”

İskender Öksüz Hoca işte bu noktada en kritik soruyu sorup, cevabını veriyor:

Millî iradeye dayanan iktidar dilediğini yapabilir mi?”

İktidarlar milletten aldığı yetkiyi, belli sınırlar içinde kullanabilir, milletin geleceğine zarar verecek şekilde kullanamaz!

****

Bugünün iktidarının “getirisi götürüsünden az olan gösterişli yatırımlarla” gelecek nesilleri de borçlandırma hakkı var mıdır?

Mesela 1,7 milyar dolar yapım maliyetli Osmangazi Köprüsü’ne, Hazine garantisi kapsamında, sadece bir yılda 3,3 milyar lira ödedik. Çünkü her sene için dolar üzerinden gelir garantisi verilmiş. Araç sahiplerinden tahsil edilen, fahiş geçiş ücretleri bile yetmediği için ödenen fark bu. Mevcut iktidardan sonra da yıllarca, garanti edilen bu paraları ödemeye devam edeceğiz.

Kanal İstanbul” projesinin yapım maliyetinin 74 milyar dolar olacağı bildiriliyor. Bugün İstanbul Boğaz’ından geçen gemi sayısının iki katı kadar geçiş garantisi verilecek. “En az 300 milyar dolarlık Kanal İstanbul’un Hazine garantisini” çocuklarımız ve torunlarımız da ödeyecek.

İbrahim Kahveci’nin ifadesiyle, “ecnebi ülke gemileri için evlatlarımızın geleceğini ipotek ediyoruz.”

Böyle bir borçlandırmaya “iktidarın hakkı vardır” diyebilir misiniz?

Hadi biz “oy verdik, katlanalım” diyelim. Fakat “çocuklarımız, torunlarımız da size oy verdi mi?”

****

Toplumsal vicdanın kabul etmediği böyle bir yetki aşımı olduğunda sistemin bir sigortası olmalıdır.

Bu sigortaanayasal demokrasiyi” benimsemek ve tavizsiz uygulamaktır. Çünkü anayasal demokrasi “iktidarın milletin geleceğini ipotek altına almasını engelleyen, demokrasiyi ve hürriyetleri ortadan kaldırmasını engelleyen demokrasi cinsidir.”

CB Sistemi, bizi “Anayasal Demokrasi”den uzaklaştırıyor ve iktidarın yetki aşımına karşı sigortadan mahrum ediyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ruhittin Sönmez - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Serkan Özhan - Amerika terör örgütü pkk/ypg ve partisi HDP yi kullandığını bilmeyen yoktur. Bunlar ne Kürt halkına ne de Kürtçlğe hizmet eder. İyi niyetli olarak başlatılan barış Sürecini Amerika'nın çıkarları doğrultusunda baltalayıp tekrar binlerce insanın ölmesine sebep olmuşlardır. Bu Amerikan borazanı HDP nin bir vekili TBMM de hortum ile şov yapıp AKP nin 128 Milyar doları hortumlayıp son kurşuna kadar İndra Gandi yaptığını anlattı. Fetö ile özdeştirilen İYİ Partide benzer sözler söylerken, CHP de hortum ile şov yapan HDP li vekilin görüntülerini Halk TV de yayınlayıp Parti Binalarına 128 Milyar pankartları asıyor. Atatürkçülüğünden hiç kimsenin şüphe etmeyeceği eski DSP başkanı Mahsun Türkerse bunların söylediklerinin tam tersini söylüyor. Kuş kadar beyin olan devlet İşlerinde 1 kuruş harcamanın dahi evraksız ve usulsüz yapılmayacağını bilir. Amerika Joe Beden, IMF ten borç almayan, Amerika'nın sözünü dinlemeyen Tayyip Erdoğan'ı Türkiye'de iş birliği içinde olduğu muhalefet ile devirmek istiyor. Klasik Amerikan yalanıdır, "hırsızlık yaptılar, çaldılarrrr'. Amerika'nın sözünden çıkıp Rusya ile yakınlaşan Menderesi içimizdek iş birlikçi dostlarını kullanıp, "hırsızlık yaptı köpek mamasını hazineye ödetti, tonlarca altın ile kaçacaktı" yalanları ile devirmişlerdi. Şimdi aynı klasik senaryo Amerika tarafından yerli iş birlikçisi muhalefet ve borazanlarınca tekrar oynamak istiyor ama halk buna gülüyor. İletişim çağında herkes uyandı halk artık. Herşeyi anında cep telefonlarından okuyup öğreniyor. Bu hırsızlık masallarına çoktan bağışıklık kazandı. Zavallı borazanlar Amerikan emperyalizmin ve IMF in devirmek istediği adam için ötsün dursun bakalım 128 Milyar doları çaldılar. Ya bunlar hırsız değil miydi size göre 19 Yıldan beri. Hırsızsalar hazinede 128 Milyar dolar nasıl brikti, birde buradan yaksanız. Halkı bunu düşünemeyecek kadar akılsız sananlar aslında halk kendi zeka seviyelerini gösterip kendilerine güldürtmekten başka bir iş yamıyorlar.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 20 Nisan 19:21
01

Cenk Cemil - Bir türlü anlamak istemediğiniz belli ! Kaybolan bir şey yok ortada ! Sadece yalan ve bu yalanın süslenmesi var ! Siz de ikinci şıkkı tercih edip, iktidara güya oy kaybettirip, onları alaşağı edeceksiniz ! Sizin bu mantaliteniz ve anlayışınızla 20 senelik ilkidar, çok iyi bilesiniz ki, bir 20 sene daha yerinden asla kımıldamaz ! Çünkü, yazılarınız onlara oy kazandırmaktan başka bir işe yaramıyor !

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 20 Nisan 18:21


Anket Karamürsel Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?