Tekno-otorite

Covid19 salgınından sonra dünyanın nasıl bir düzene evrileceğini merak etmeyenimiz yoktur sanırım.

Özellikle “artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacağına” dair sıklıkla ifade edilen ve insanı merak ve korkuya sevk eden manipülasyon cümlesini düşündüğümüzde…

Doğaldır ki bu süreçte birçok ilim ve bilim adamı da gelecekte neler olabileceğine dair öngörülerde bulunmaya başladılar.

Bunlardan biri de meşhur İsrailli tarihçi Harari’dir.

Geçtiğimiz günlerde BBC’ye verdiği röportajda Harari, Covid19 salgının hem bilimsel hem siyasi sorunları gündeme getirdiğini, bilimsel sorunların çözüm yoluna girdiğini ancak siyasal anlamda bundan sonra olacaklara dair net bir yanıt olmadığını, esas sorunun da burada yattığını ifade etmektedir.

Harari ileride yaşanacak temel sorunu “tehlikeli teknoloji” adı altında ele almaktadır. Buna göre olağanüstü durumlarda tarihsel sürecin hızlı işlediğini, normalde üzerinde yıllarca düşünülüp alınan kararların bir gecede alındığını vurgulamaktadır.

Hızla geliştirilen gözetim teknolojilerinin, yeterli araştırma ve kamuoyu tartışmaları yapılmadan kullanıma girebileceği, yanlış ellerde ve iktidarlarda bunların “herkes hakkında bilgi toplayan ve şeffaf olmayan bir şekilde kararlar alan topyekun gözetim rejimlerini kurumsallaştırmada” kullanabileceği uyarısını yapmaktadır.

Dolayısıyla gelecekte siyasi sistemlerin genel olarak otoriterleşme eğiliminde olacağı fikri, yaygın bir kanaat olarak kendini göstermektedir.

Zira birçok siyaset bilimcinin de, Covid19 salgınında yaşananlar nedeniyle Batı’nın “demokratik otorite”ye dayanan sisteminin zedelenmesi ve başını Çin’in çektiği “ tekno-otorite”nin salgını kontrol altına almadaki hızı nedeniyle ileride bahsedilen sistemin yaygınlaşabileceğine işaret ettiği görülmektedir.

Yani Harari’nin de dikkat çektiği “teknolojiye dayalı otoriter iktidar” modelinin.

Salgından önce de kendini gösterdiği üzere, hızlı bir şekilde tüm dünyada yayılan dijitalleşme, temelinde bireylerin mahremiyetini, yani kamusal hürriyetini kısıtlayan bir sistemdir.

Mesela bir akıllı telefona sahipseniz, gün içerisinde nerede olduğunuzdan tutun yazışmalarınıza kadar hepsi yeri geldiğinde ifşa edilebilecek bir düzenektedir.

Salgınla beraber yaşanan korku ve güvenlik endişesi ile ise dijitalleşme, teknolojiye dayalı yönetim sistemlerinin tam manasıyla sorgulanmadan uygulanabilirliğini arttırabilir.

Başka bir açıdan bakıldığında, Covid19’dan sonra teknoloji ile beraber, küreselleşen dünyanın herkesin birbirini bildiği, gizlilik ve mahremiyetin kalmadığı büyük bir kasaba haline geleceğini söylemek de mümkündür.

Kısacası görünen o ki Covid19’la birlikte dijital çağ başlamıştır.

Şimdi asıl mesele dijital çağda, kimlerin kimler üzerinde ve nasıl bir “otorite” kurabileceğini öngörmek ve buna göre tedbir almaktır…

Saygılarımla…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nihal Özgirgin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Karamürsel Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?