Dünyanın fişi çekilse

Hayatımızın tüm bölümlerinde bize eşlik eden varlıkları sayalım bu hafta. Bu saydığımız şeylerden bir tanesi muhtemelen ya telefonumuz ya da internetimiz olur. Aslında zamanımızın çoğunu bu camdan yapılmış ekrana değil, pencere camına bakarak geçirsek çok daha güzel anılara sahip olabiliriz. Hepimiz bunu düşünürüz ama alışmış olduğumuz şehrin limanından çıkmak bizi korkutabilir. O liman sıcak ve sevgi doludur. Biraz yıkık döküktür ama orayı severiz.

Bilmeyiz ki, eğer limandan çıkmaya korkmasak, bu yıkık dökük yerden milyonlarca kat çok daha güzel olan bir adaya gideceğiz ve bir daha o kötü limana asla geri dönmemiz gerekmeyecek çünkü ona ihtiyacımız olmayacak. Hayatımız o limandan çok daha fazlası olacak.

Bunu yapmak, limandan kurtulmak yani telefonumuzu, ekranlarımızı bırakmak bizim için, hele ki şu zamanda, çok zor bir şey. Artık bizim okulumuz, işimiz, sevdiklerimizi gördüğümüz yer, hepsi bilgisayarımız olmuş durumda. Yani aslında bilgisayarımız ve telefonumuz artık bizim hayatımızı sürdürebilmemiz için gereken iki uzvumuz. Aynı kalbimiz gibi.

Eskiden hep dalga geçerdik, “bilgisayarlar bizi ele geçirecek, tüm hayatımızı onlar yönetecek!” diye. Bilmiyorduk ki bu söylediklerimiz hayatımızın en büyük gerçeği olacaktı. Ben bu yazıyı şu an bilgisayarımın klavyesinden yazıyorum, ödevlerimi buradan yapıyorum, derslerime buradan giriyorum, sevdiğim kişileri bu ekran sayesinde görüyorum ve tüm vaktimi neredeyse burada, ekranımın beni sarmalayan kollarında geçiriyorum.

Şu anda tüm dünyanın bu durumda olması, bence bizi bu konuda düşünmeye itmeli. Ya dünya gerçekten bilgisayarlar tarafından ele geçiriliyorsa? Ya şu an ele geçirilmiş halde ise?

Bunu anlayabilir miyiz bilemiyorum. Çünkü çok uzun bir süredir hayatımızdalar ve insanoğlunun yapısı, çoğu şeye kolayca alışabilmesini sağlar. Bu yenilik, eğer insanların hayatlarını daha kolay bir hale getirirse, ona çok daha sıcak bir şekilde bakılır, hatta bazen daha hızlı bir alışma süresi geçirir insan.

Ne olmuş olursa olsun, bilgisayarlarımız ve telefonlarımız bir anda yok olsalar, çok zor günler geçireceğimiz kesin. Ben de sizinle bu konu hakkında konuşmak istedim sevgili okur. Bu tip bir durum olsa, ‘dünyanın fişi çekilse’ siz vaktinizi keyif alarak geçirebilir misiniz?

Eğer bu sorunun cevabı çoğunluk için “Evet, geçirebilirim. Tabii ki hayatımda zorluklar olur ama onlara, aynı telefonlara alıştığım gibi, zamanla alışırım.” ise, dünya daha bilgisayarlar tarafından ele geçirilmemiş demektir. Ama cevap çoğunluk için bunu zıttıysa, bilgisayarların dünyamıza hükmetmeye başlamış olduğunu ve dünyanın bir fişe bağlı yaşadığını söyleyebiliriz.

Dünyanın kabloyla bir fişe bağlanmış olması sizi korkutmasın. Bunu geçirmenin, bu hastalığı atlatmanın çok güzel yolları var ve bu yolları şu an, tüm hayatımız bir bilgisayar olmuşken bile uygulayıp dünyamızı kurtarabiliriz.

Uzunca bilgisayara baktıktan sonra gökyüzüne bakmaktır dünyanın fişini çekecek olan şey. Kuşları saymak, nereye gittiklerini hayal etmek, bulutları şekillere benzetmeye çalışmak, hayal kurmak… Bunlar dünyamızı kurtaracak olan en güzel eylemlerden sadece bir kaçı.

Sevdiğimiz bir şarkıyla dans etmek, camdan bakarak bizden başka kimlerin bu dünyada dolandığını görmek, uyandıktan sonra telefona bakmak yerine beş sayfa kitap okumak, uyumadan önce dizi izlemek yerine otuz sayfa kitap okumak, her gün egzersiz yapmak, belki yarım saat yürümek ve doğayı gözlemlemek… Etrafında çok fazla bina olan bir yerde yaşıyorsanız üzülmeyin, geniş ve büyük kaldırımlara meydan okuyan küçük sarı çiçeklere bakın. Ama telefonunuza bakmayın. Bakılabilecek onca şey varken sürekli başınıza öne eğmeyin.

Tabii ki size hiçbir zaman ekrana bakmayın, asla bunu yapmayın demiyorum. Eğer söylediklerimi böyle anladıysanız sizin için bir açıklama yapmak isterim.
Düşüncelerime ve kısa hayatımdan öğrendiğim şeylere göre, mutluluk direkt olarak gelen ve seni bulan bir şey değil. Mutluluk bir seçimdir ve ancak bunu fark edenler gerçekten mutlu ve huzurlu olabilir. Mutlu olmak için her şeyden biraz yapmak, sevdiğiniz her türlü şeye vakit ayırmak gerekir. Eğer tek mutluluğunuz elinizdeki bilgisayarınız ise işte burada bir sorun vardır. Mutluluklarınızı çeşitlendirin. Zira her an şarjları bitebilir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yağmur Uğuzluoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Kandıra Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?