Reklamı Kapat

Harfler birleşimi

İnsanoğlu, nefes aldığı tüm süre boyunca bir şey yapmaya, bir şey ile uğraşmaya programlı bir makine gibi. Belki fark etmiyoruz ama aslında biz ‘boş boş oturuyorum’ terimi söylerken bile bir şey yapıyoruz. Belki telefonumuza bakıyoruz, belki camdan dışarı bakıyoruz, belki de tek bir noktaya doğru dalıp giderek kendi içimizdeki düşünceler savaşını dindirmeye çalışıyoruz. Yani ne olursa olsun, istemesek bile aslında biz her an çalışan ve hiç durmayan makineleriz.

Bu durum insanların tüm hayatı boyunca pek çok şey yapmasını sağlıyor. Hiç durmayan bir makine, var olduğu sürece çokça üretim yapar, değil mi? İşte bizim durumumuz da aynen böyle. Çünkü bizler tüm hayatımız boyunca yaklaşık 130 bin kilometre yürüyor, 18 yıl ayakta duruyor, 25 bin beygir gücü enerji harcıyor, 26 yıl uyuyor, 300 ton ağırlık kaldırıyor, 2 yıl telefon ile konuşuyoruz…

Yaptığımız işlerin, uyumak dışında, çoğunu yaparken bazı şeylere ihtiyaç duyuyoruz. Bence bu yolda en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, kelimeler ve diller.

Düşünsenize, kelimeler olmasaydı, bir dile sahip olmasaydınız, bu kadar çok işi kolaylıkla yapabilir miydiniz? Çevreniz ile elbette bir şekilde anlaşırdınız ama ya kendiniz ile anlaşma? Beyninizin içinde bir gram bile sesin, düşüncenin dönmüyor olması, bana en korkunç gelen şeylerden biri. İşte bu yüzden kelimelerimiz bizim hayatımızı yaşamamızı sağlayan en güzel araçlardan biri.

Diller kelimeleri oluşturan ve aynı zamanda kelimelerden oluşan varlıklardır ve onlardan bu dünyada fazlaca var. Araştırmacılar bugün dünyada yaklaşık 7.111 dilin konuşulduğunu düşünüyor.  Peki, size bir soru, neden dünyanın farklı yerlerinde farklı diller, aynı anlama gelen farklı kelimeler konuşuluyor? Neden her şeyi daha da kolaylaştırıp tüm dünyaca aynı dili konuşmuyoruz?

Düşündüğünüzde bu durum aslında çok mantıklı bir şeymiş gibi gözükebilir ama aslında değildir. Çünkü bizler, insanlar sürekli bir değişim içerisindeyizdir. Fikirler, yasalar, insanlar, hatta çiçekler bile… Her şeyin bir değişim sürecinde olduğu bir dünyada-ki bu değişim hiç durmaz, sürekli olarak ilerler- elbette ki de diller de değişir. Dillere hemen her gün yeni kelimeler eklenip çıkarılabilir, bazı kullanımlar kaldırılabilir… Dil çok dinamik ve hiçbir zaman durmayan, aynı insanlar gibi, bir varlıktır. İşte bunlardan dolayı tüm dünyanın bir dili konuşması çok büyük sorunlar yaratabilecek bir durumdur. Çünkü bir harfin üzerindeki şapka işaretinin, o küçük şapka işaretinin değişmesi bile tüm dünyada bir kaosa yol açabilir. Bu değişimi isteyenler, istemeyenler, bir harf yüzünden kavga eden devletler derken ilginç bir dünyada yaşar gideriz. Aynı zamanda dillerimizin bize bir kimlik kattığını, bizi bir birey yaptığını düşünürsek, bence tüm dünyanın aynı dili kullanması pek hoş olmaz.

Son birkaç gündür beynimin içinde bağıran düşüncelerim bunları söylüyor bana. Bir de bir şey daha söylüyorlar, ama onu anlatması diğerleri gibi öyle çok kolay değil, biraz daha zor.
Neden her cisim için kullandığımız kelime, o kelimenin kendisi? Burada şundan bahsetmek istiyorum, mesela güneşe neden güneş, kağıda neden kağıt diyoruz, bu ‘harfler birleşimi’ nereden geliyor? Elbette diğer dillerden etkilenerek gelen kelimeler de var ama bu kelimeler için de geldiği dilde nasıl oluştuğunu merak ediyorum. Normalinde tek başınayken hiçbir anlamı olmayan, boş harfler zamanı gelince en sevdiğimiz şeyi bile ifade edebiliyor. İşte bu da tüm harflerin kudreti ve gücüdür.

Bu konuyu gerçekten çok ilginç buluyorum ve işte bu yüzden dünyada herkesin aynı dili konuşmasının çok kötü bir şey olacağını savunuyorum. Her dilin var olan ve yeni oluşan farklı kalıpları, kelimeleri ve kullanımlarıdır insanları özel yapan. Cemal Süreya ya da Turgut Uyar, dizelerini İngilizce dilinde yazsaydı, hepsi bu kadar etkileyici ve güzel olur muydu? İçimizde uyanan hisler oluşur muydu onlar dizelerini bambaşka yazsalar. Bence oluşmazdı. Çünkü farklı dillerde bizim sahip olduğumuz kullanımlar olmayabilir ya da bizim dilimizde verdiği etkiyi veremeyebilir. Aynı şekilde diğer dillerde bulunan kullanımlar da bizim dilimizde çok saçma bir hale gelebilir. (Ben burada şairlerin ve yazarların dil sayesinde bu kadar başarılı olduklarını savunmuyorum ama dilin onların ve bizim hayatımızda ve başarılarımızda büyük bir etken olduğunu savunuyorum.)

Dil kimlik, kimlik ise hayatımızdır. Kim olduğumuzu bilmeden yaşamak çok kötü bir şey değil mi? Siz kim olduğunuzu bilmeden yaşamak ister miydiniz? Sanmıyorum. O zaman lütfen harflerimize, kelimelerimize ve dilimize iyi davranın, onu kirletmeyin, farklı dillerden gelen kelimeler ile süslemeye çalışmayın. Siz sadece dilinizi kirlettiğinizi düşünebilirsiniz ama bir bakarsınız ki tüm kimliğiniz yok olup gider.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yağmur Uğuzluoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Karamürsel Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?