Öncesi ve 47 uzun yıl…

Gazetecilik yaşamının bana kazandırdığı çok güzellik var.

Ama biri var ki, çok önlerde yer alıyor. Meslek heyecanını buram buram duyduğumuz birlikte çalıştığımız arkadaşlar ve onlarla oluşan zengin anılar.

60 yıla ulaşan uzun bir zaman dilimi. Gerek gazeteciliğin tam göbeğinde, gerek  kıyısında, zaman zaman gönülden değil de kısa kısa kokusundan uzak kaldığım zamanlar.

Gazeteciliğin kokusu mürekkeple esanslanır. Mürekkepten bulaşır.  Daktilonun tıkırtısı bestesidir. Teknoloji bu mesleği bu güzel, sarıcı, bağlayıcı kokudan biraz uzaklaştırdı gibi. Şimdi elektronik gazeteler var, düşünceleri sessizce yazıya döken bilgisayarlar var.

Tüm değişime rağmen daha uzun bir süre gazeteciliğin kağıttan, mürekkepten koparıldığını görmek mümkün olmayacak sanıyorum. İçerik yönünden yeni bir gelişim doğabilir, ama teknik olarak birbirine aşık bu elemanların değişeceğini sanmıyorum.

TEKNİĞİN İLKELLİĞİ…

Bizi milattan önce yaşamışlardan saymayacağınızı ümit ederim, çünkü bizim nesil meslektaşlar, dizgi ve baskı tekniğinin en ilkele yakın olduğu dönemde mesleğe başlamış kişileriz. Gazeteler elle dizilerek çok basit teknikle hazırlanıyor, genellikle elle kağıt verilen makinelerde basılıyordu.

İzmit’teki yerel gazetecilerin çoğu, matbaacılık mesleğindeki kişiler arasından çıkıyordu.

Bizimşehir Gazetesinin kurucuları Feridun Özbay, Saim Aşkın, Doğuş Gazetesi’nin sahibi Birsen Özkaya ve daha nice isimler, bu yoldan geçerek gazeteci olmuşlardı. Anadolu Gazeteciliği bu örneklerle doludur.

UNUTAMADIKLARIM

Anılarımın içinde canlı duran o kadar çok isim var ki…

Nereden başlayacağımı, kimle başlamam gerektiği bilmek o denli zor.

Beni gazeteciliğe yönlendiren Avukat Müeyyet Akarsu oldu. Onun sayesinde Ahmet Fevzi’nin Hedef Gazetesi’nde yazıya başladım. Orada en fazla ilişkim şimdi adlarını anımsayamadığım iki matbaa teknisyeni ile oldu. Gazetedeki yazımı taze taze okumak için onların başında beklerken, seyrede seyrede o dönemin tekniğini de öğrendim.

Sonra Bizimşehir macerası başladı. Leyla Atakan ile birlikte trafik kazasında ölen Feridun Özbay’ı orada tanıdım ve çok sevdim. Ortağı Saim Aşkın çok otoriter bir kişilikti. Sevimli yanlarını da gördüm. Bizimşehir’in en etkili yazarları Naci Girginsoy ve Dündar Çiğit’ti. Onların heyecanlı sohbetlerinin izleyicisi oldum. Girginsoy’un akıcı anlatımının hayranıydım. O dönemin iktidar taraftarı gazetecilerinden Selahattin Telser’in yazılarını o dönemde okudum. Kendisini yıllar sonra gördüm. Muhalif Gazeteci Saim Aşkın ile Telser’in çekişmeleri benim yaşantımın ilk gazete kavgalarına tanık olmamı sağladı. Bu kavgalara Kocaeli basının değerli kalemi Cevdet Yakup Baykal da katılırdı.

CUMHURİYETİN SAVAŞÇISI GAZETE

Türkyolu Gazetesi köklü geçmişi ile okul gibiydi. Kurucusu  Rıfat Yüce’nin oğlu Mehmet Yüce büyüğümüzle orada tanıştım. Yumuşak kişiliğiyle onu sevdim. Gazetecilikle pek ilgisi yoktu. Sadece patrondu. Yeğeni Dr. Metin Yüce tam bir matbaa tekniği sihirbazıydı. O günün teknik koşullarında çok güzel sayfalar hazırlardı. Dudağından düşürmediği Yenice sigarasının kokusunu hala duyar gibiyim.

Can kardeşim Cevat Çetin’i de orada tanıdım. Basının emekçisi Nedim Akkaya ile birlikte sanki daktilo yarışması yaparlardı. Bugünkü Feridun Özbay sokağı, onların daktilo sesleriyle yankılanırdı.

Doğuş Gazetesinin sahibi Birsen Özkaya bizlere tam bir ağabeylik yaptı. İlk telif ücretini o verdi. İşbirliğimiz üniversite yıllarına kadar, dostluğumuz da ölünceye kadar sürdü.

MİLLİYET’İN ÜNLÜLERİ

Daha Fakültede öğrenciyken hocam Abdi İpekçi tarafından MİLLİYET Gazetesi’nde görevlendirilmem meslek yaşamımın en önemli olayıdır. Burada geçen yıllarda Hasan Pulur, Halit Kıvanç, Namık Sevik, Sami Kohen, Ali Gevgilili, Hasan Yılmaer, Doğan Şener gibi ünlülerle ağabey kardeş ilişkileri içindeydik. Mehmet Ali Birand gibi sonradan çok ünlü olan gazetecilerin ilk meslek günlerine tanık oldum.

GELELİM KOCAELİ’NE…

Kocaeli Gazetesi, Kocaeli hatta Anadolu basınında bir devrimdir.  Tipo tekniğinden ofsete geçişin öncüsüdür. İzmit’te ilk rotatifin devreye girmesi sırasında gazetenin Genel Yayın Müdürü idim.

Burada Cevat Çetin ile birlikteydik. Yine Milliyet döneminde İzmit muhabiri olan Eyüp Esen bizle birlikteydi.  Milliyet’ten tanıdığım ve öğretmen olarak İzmit’e atanan Tanzer Ünal da gazetenin aslarındandı. Ruşen Hakkı dışarıdan destek veriyor, daha çok yazıları redakte ediyordu. Burada eski düzenden farklı bir durum vardı. Müessese Müdürü Nazif Çanakçılı, Reklam Müdürü Hazım Özbay, Spor Servisi Müdürü Sancar Şener gazetenin bölümlerinin başındaydı. Metin Karan sporda başlayıp sonra meslekte iyi yerlerde hala emek veren kardeşimizdir. Haber bölümünde Ahmet Serimer, Cenap Elmas en etkili acar habercilerdi. Bizimşehir’de sütun komşuluğu yaptığımız Dündar Çiğit gazetenin tüm sorumluluğunu taşıyordu. Gazete kısa sürede önemli okur kitlesine ulaşmıştı. Kentin sosyal yaşamında önemli etkiler yapıyordu. Orada bulunduğum yıllarda en büyük acıyı çok sevdiğimiz kardeşimiz Sancar Şener’in ölümüyle yaşadık.

TANZER ÜNAL DÖNEMİ

Gazetenin Tanzer Ünal tarafından satın alınmasıyla yeni bir dönem başladı. Çekirdek kadrodan ayrılanlar oldu. Başka bir gazete kurarak yollarına devam ettiler.

Gazetede yine canla başla çalışan arkadaşlarımız vardı ve eskileri aratmadılar. KOCAELİ yine eski etkinliğini sürdürdü.

Bana en büyük keyif yaşatan olay Tanzer Ünal’ın danışmanlık talebiydi. Semih Onat, Erkan Nigiz, Eyüp Esen, Ali Sait Güler ‘le birlikte gazetenin yayın danışma kurulunu oluşturduk. Haftada bir yaptığımız toplantılarda çok yeni fikirler ortaya çıktı ve bunlardan birkaçı hala uygulanıyor.

Eyüp ağabeyimiz her zamanki şen şakraklığıyla bu toplantıların neşe kaynağı oluyordu. Toplantı gününün gelmesini dört gözle bekliyorduk.

Bu güzel çalışma patron Tanzer Ünal’ın, gazetenin daha da gelişmesi için sürekli çalışan profesyonellerle çalışma isteğine dek sürdü… Yeni yöneticilerle danışma kurulu olarak yayın politikasında anlaşamadık. Biz de çok sevdiğimiz bu fahri görevden ayrıldık.

47 YAŞINDA BAŞARI İLE DEVAM…

 İstanbullu profesyonellerin ayrılmasından sonra gazete güvenli adımlarla yoluna devam etti.  Çok değerli gazeteciler Erkan Nigiz, Mustafa Küpçü gibi arkadaşlarımızın   basiretli yönetimi, Mine Güler kardeşimizin ciddi, disiplinli, zaman zaman espri yüklü çalışmalarıyla başarı çizgisi korundu. Şimdi bizden daha genç arkadaşlarımızın becerikli ellerinde yayınına devam ediyor.

47 yıl bu dile kolay. Bu gazete bu ömür içinde Tanzer Ünal ve ekibiyle hizmete devam ediyor.

Düşüncelerine çok değer verdiğim bir büyüğümün sözü vardır: “Gazetelerin sahipleri şahıslar değil, halktır, kamudur.  Mesleğini hakkıyla yerine getiren gazeteler var oldukça demokrasimiz güçlenir. Çünkü o gücü yaratan halktır, okuyucudur.”

Doğru söze ne denir?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Filiz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Burhan Akçin - Adnan abi ne güzel yazıyorsun.Sakladıklarını unutmuyorum,bizlerle paylaşıyorsun.İsimler,resimler,anılar....Çok yaşa sen

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 11 Mayıs 15:40


Anket Büyükşehir Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?