Ramazan Bayramı’nın starları

Bayramı hem şenlikli, hem hüzünlü geçirdik.

Anlatayım…

Eskiden televizyon kanalları bayramlarda ekranlarına starları çıkarmak için yarışırlardı.

Birinci bayram günü filanca şarkıcı…

İkinci gün falanca…

Bu bayram, böyle olmadı.

Bu bayram televizyonlarda ve sosyal medyada “farklı starları” izledik.

Organize suç örgütü starlarını…

Siyasetin starlarını…

Sinemacılar bizim gençliğimizde film reklamlarını “32 kısım tekmili birden” diye yaparlardı.

Ardı sıra yayınlanan kasetler de adeta “32 kısım tekmili birden” havası yarattı.

İçinde ne ararsan var!

Bayram günlerinin baş starı, hiç kuşkusuz Sedat Peker’di.

“Herkes, her şeyi bilecek” sloganıyla kasetler yayınladı.

İzlenme rekorları kırdı.  

Bayram sohbetlerinin en önemli konusu buydu.

Sedat Peker’in açıklamaları tüm yurda dalga dalga yayıldı.

Sedat Peker, “Pandora’nın kutusu”nu açıverdi

Mitolojideki “Pandora’nın kutusu” efsanesini bilirsiniz.

Efsaneye göre, insanlığa dair tüm kötülükler bir kutuya doldurulur, kapağı kapatılır, güzeller güzeli Pandora’ya armağan edilir, sakın açma diye de sıkı sıkıya tembihlenir.

Gel gör ki, Pandora merakına yenik düşer, kutuyu açar, kötülükleri dünyaya saçar.

Kasetleri izlerken, bu efsane aklıma düştü.

Sedat Peker, iktidardaki güç savaşında “kıskaca” alınınca, yıllardır sakladığı “Siyasetçi-Mafya İlişkileri Kutusu”nun içindekileri pislikleri ortalığa döküverdi.

Madem öyle, işte böyle!

Lağım patladı, tüm kirli ilişkiler etrafa saçıldı.

Aman Allah’ım, neler neler! 

Mevcut İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile ilgili iddialar…

Eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar ve oğlu AKP Milletvekili Tolga Ağar ile ilgili iddialar…

Günlerdir konuşulduğundan tek tek yazmıyorum, mide bulandırıcı şeyler.

Çok iyi oldu, çok!

Görüyorsunuz, bu dünyada hiçbir şey gizli kalmıyor.

Gün oluyor, ortaya dökülüveriyor.

Sen istediğin kadar gizle, var gücünle baskıla, nafile!

Olup bitene üzülelim mi?

Yaşananlardan endişe duyalım mı?

Üzülelim, ülkemiz adına üzülelim.

Ama kesinlikle endişe duymayalım.

İyiye işaret…

Sistem, kendini temizliyor.

Böyle gitmesi mümkün değildi, bir yerden patlayacaktı, patladı.

Herkes eteğindeki taşları döksün…

Kim ne biliyorsa söylesin…

Bu ülkeye ve bu millete kötülük yapanlar temizlensin, iyilerle yolumuza devam edelim.

Biz, kimin kim olduğunu biliyorduk.

Ama “lağımın patlaması”, kimin kim olduğunu bilmeyenlere ve ısrarla bilmek istemeyenlere de çok şey anlatacak.

Türkiye yıllardır böylesine “kirli ilişkilerle” yönetiliyordu.

Kimin eli, kimin cebinde belli değildi.

Şimdi gün yüzüne çıktı.

Şu hale bakın!

İktidar, mafya ile kol kola.

İktidar, mafyaya “koruma polisi” veriyor.

İktidar, mafyaya “pasaport” veriyor.

Siyasetçi, parti kurultayında üstünlük sağlamak için mafyadan destek alıyor.

“Siyasetçi” ve “mafya” güçlerini birleştirmiş, yıllardır “iktidar gücünü” elinden bırakmak istemiyor.

İç içeler…

“Kazan kazan”ı oynuyorlar…

Ama görüyoruz ki, paylaşımda sıkıntı var.

Paylaşamadılar…

Güçler savaşı başladı, bir güç diğerini tasfiye etmek isteyince, tasfiye edilen, gemileri yaktı!

Bence, “kasetler savaşı” ülkemiz için bir milat.

Türkiye’de artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

Olayların üstü ne kadar kapatılmak istenirse istensin, lağım bir defa patladı, kokusunu gidermek mümkün değil.

İtiraf ve özür

Mehmet Ağar…

“Kızgınlıkla söyledim, sürçü lisan ettim” dedi…

“Kalpten özür diliyorum” dedi…

Ama nafile!

Ne yaparsa yapsın, Mehmet Ağar o itirafını “yok” edemez, “hükümsüz” kılamaz.

Bu memlekette İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı yapmış biri, yöneticisi olduğu marinadan söz ederken “Buraya mafya giremiyorsa, bizim burada olmamızdandır” diyebiliyor.

Ülkemiz için ne kadar acı bir itiraf!

Ağzından çıkanı kulağı duymadı herhalde.

O sözünün, “Buraya mafya giremiyorsa, bizim burada olmamızdandır” sözünün tercümesi şu:

“Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bir marinayı mafyadan koruyamayacak kadar güçsüz durumda.”

Bu sözüyle devleti yerle bir ediyor.

Veya o söz şöyle de tercüme edilebilir:

“Devlet marinayı mafyadan koruyamaz, ama ben korurum. Çünkü ben devletten daha güçlüyüm…”

Ülkemizin düşürüldüğü durumu görüyor musunuz?

Yok, yok, bu böyle gitmez!

Türkiye, bağırsaklarını mutlaka temizlemek zorunda!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder

# destek

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Büyükşehir Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?