Yüksekten korkan kuş

Hayatımızın büyük çoğunluğunda zorluklarla karşılaşıyoruz. Bunlar bazen daha kolay bir şekilde aşılabilecek olan zorluklar iken, bazı zamanlarda bir dağ gibi karşımıza dikilirler. O dağa tırmanmak çok zordur, istenmeyen, yapılamayacağını düşündüğümüz bir iştir. İnsanların bizi bu konuda desteklemesi gerekir, ama tam tersini yapıp, hiçbir şekilde yardım etmezler bize. Günler geçer, zaman akar, kum saatlerinin içindeki kumlar çöl olur ama sorun çözülmez. Yapılabilecek hiçbir şey yokmuş gibi gözükür gözümüze. Öylece oturur bekleriz.

Fakat aslında bilmeyiz ki, bizi ileri götürecek olan şey bu zorluktur. O dağın arkasında upuzun, çok güzel bir vadi vardır. O vadide yine bir takım zorluk tepecikleri vardır, çünkü hayat vadisidir o. Ama büyük bir dağı aştıktan sonra, o tepecikler dümdüz gözükmez mi gözümüze?

Şu hayatta en çok sevdiğim şeylerden biri algılarımızın ‘yanılabilir’ olmasıdır sanırım. Uzaktaki kocaman bir yük gemisi bize küçücükmüş gibi gözükür, duyduğumuz bir ses, gerçekte duyduğumuz şekilde çıkmamıştır, burnumuza gelen bir koku, aslında sandığımız koku değildir… Algılar, her zaman yanılabilir, bu yüzden gözümüzde bize çok büyük görünen sorunlar, belki de algılarımızın onları yanlış algılamasıyla bu kadar büyük görünürler. Belki de “büyük” sorunlarımız, küçücük varlıklardırlar ve algılarımız tarafından bize büyük bir dağ olarak gözüküyorlardır.

Sınavlar, stresler, işteki sorunlar, evdeki sorunlar, hastalıklar, büyük projeler, üzücü haberler… Gazeteleri ele alıp okumak, oradaki haberleri bir bir görmek bile bazen insanın içini üşütüp hasta edebiliyor. Ama aslında burada görmemiz gereken büyük bir gerçek var.

Biz nasıl o büyük yük gemisini küçücük görmüşsek, küçük sorunlarımızı da büyük görmüş olamaz mıyız? Bence olabiliriz. Bu yüzden sorunlarımızdan korkmamamız, algılarımızla konuşup, tepeleri dağ yapmaması gerektiğini onlara anlatmamız gerekir.

O sınav geçecek, stresler gidecek, sorunları bizzat siz çözeceksiniz ve bununla gurur duyacaksınız, hastalıkların tümü geçecek, güzel, sağlıklı günler gelecek, büyük projeler hayata geçirilecek, içinizi üşüten kış havası gibi olan kötü haberler, içinizde çiçekler açtıran mutluluk verici haberlere dönüşecekler. Ama bunların her birinin olması için algılarınızı yenmeniz lazım. Aslında tüm hayatımız boyunca algılarımız ile yaptığımız büyük bir savaş içerisindeyiz. Algılarımızın bu savaşı kazanmasına izin veremeyiz, değil mi?

Siz hiç yüksekten korkan bir kuş gördünüz mü? Kuşlar için yüksekten uçmak, alçaktan uçmaktan daha kolaydır çünkü onları itecek ve çok büyük bir kuvvet göstermemelerini sağlayacak olan o hızlı rüzgârlar gökyüzünün yüksek bölümlerindedir. Bir kuş yüksekten korkarsa, nasıl göç eder, nasıl rahatlıkla süzülür, güzel manzaranın keyfini nasıl çıkartır?

İşte biz de karşımıza çıkan dağlardan korkarsak, sonrasında gelecek olan güzellikleri kaçırır, korkarak, binalar arasında uçan bir kuş gibi keyifsizlikle yaşar gideriz. Bazen binaların arasında uçmak da güzeldir, ama göklere yükselmek, çok daha başka bir keyif, daha büyük bir mutluluk değil midir?

Kanadı kırık bir kuş olsaydınız siz hangi yolu seçerdiniz? Yükseklere çıkarken canım çok acır, ben en iyisi alçaktan, zorlanarak da olsa bu yoldan gideyim mi derdiniz, yoksa biraz can acısını ve sıkıntısını çok büyük bir problem olarak görmeden algılarınızı kendiniz yönetmek isteyip yükseklere mi çıkardınız? Unutmayın ki, yükseklerde en yakın dostunuz olan rüzgâr size yardım edecektir. Orada rüzgâr size gitmek istediğiniz yere gitmenizde yardım edecek, sizin kanadınız binalar arasında giderken yaşadığınız acıdan çok daha az acıyacaktır.

Sevgili okurum, bu sıralar etraftan duyduğum, kendi yaşadığım sıkıntılar, sorunlar, istenmeyen durumlar çoğunlukta. Çoğu kişiden mutsuzluk ve sıkıntı nidası duymak beni çok üzen ve rahatsız eden bir durum. Eminim ki bu durum ve sıkıntılar sizi de üzüyordur. Ama şunu unutmayın ki, durum ne olursa olsun, göç edebilmek, her şeyin güzel olabilmesi, dostunuz rüzgâra ulaşabilmek için yükselmek, göklere kanat germek gerekir.

O büyük dağ, aslında o kadar büyük değil, gökyüzünün büyük maviliği aslında o kadar uzak değil. Bizler sadece algı yanılsaması yaşıyoruz. Bu yanılsamayı yenmek ise, sadece bizim elimizde.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yağmur Uğuzluoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Büyükşehir Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?