Türkiye, “korku siyaseti” ile yönetilemez

İşin bu noktalara varacağı belliydi.

Önceki gün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı AKP Grup Toplantısı’nda dinleyenlerin ağzı açık kaldı.

Erdoğan’ın ifadeleri dehşet vericiydi:

“Gelin hanım beni Netanyahu’nun yanına koyuyor, onun ardından memleketim Rize’ye gidiyor. Gelin hanıma görüldüğü gibi gayet güzel bir ders veriliyor.

Burası Rize, sen kalkıp da Rize’nin uşağına bu şekilde hakaret edip onu Netanyahu gibi bebek katillerinin yanına koymaya kalkarsan yapılacak budur. Yine dua et ki gelin hanıma çok ileri gitmeden bir ders verdiler. Bu da Rizelinin edebini, adabını gösterir.

Bu daha bir. Daha neler olacak neler. Daha dur bakalım bunlar iyi günler.”

Erdoğan’ın İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e yönelik konuşmasının önemli noktaları böyleydi.

Türkiye için dönüm noktası

Sevgili okurlarım, bugüne kadar siyaset dünyamızda olup bitenleri bir tarafa bırakın.

O olduydu, bu olduydu…

Yapıldıydı, yapılmadıydı…

İyi yönettiydi, kötü yönettiydi…

Bırakın bunları bir tarafa, Erdoğan’ın önceki gün söyledikleri rejimimiz için bir dönüm noktası.

Bir milat…

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin en zirvesindeki kişi, bir parti genel başkanını açıkça tehdit ediyor.

*“Gelin hanıma görüldüğü gibi gayet güzel bir ders verildi” diyor.

*”Bu daha bir. Daha neler olacak neler. Daha dur bakalım bunlar iyi günler” diyor.

Dehşet verici!

Eğer bir ülkenin cumhurbaşkanı o ülkenin bir parti genel başkanını bu sözlerle tehdit ettiyse, o ülkede “demokrasi” yok demektir.

Dahası, o ülkenin “rejimi ve devlet düzeni” tehlikededir.

Bu sözler, o ülkede kimsenin can güvenliğinin olmadığı anlamına da gelir.

Yeni bir dönem mi başlıyor?

Eğer bir ülkede cumhurbaşkanı, “Daha neler olacak neler. Daha dur bakalım bunlar iyi günler” diyorsa, o ülkede yeni bir rejime geçilmiş demektir.

Hukuk düzeninin rafa kaldırıldığı, herkesin kendi hesabını kendisinin gördüğü, muhalefetin sesinin kesildiği, parti genel başkanlarının istedikleri şehirlere gidemediği bir rejim…

Öyle ya, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu sözlerinin başka anlamı olabilir mi?

Korku siyaseti

Amaç belli.

Türkiye’de iktidar gibi düşünmeyenlere, iktidardan yana olmayanlara “yaşam hakkı” verilmeyecek.

Ya “onlardan yana” olacaksın, ya da “yok” edileceksin.

Geldiğimiz nokta burası.

Türkiye “korku siyaseti” ile yönetilmek isteniyor.

Ancak zaman gösterecektir, bu ülkeyi “korku siyaseti” ile yönetmek mümkün değil.

Dün belediye başkanıydı, bugün çöpçü

Şaşırmayın, anlatacağım olay Türkiye’den değil, İsveç’ten.

Türkiye’de böyle bir şey olabilir mi?

Ülkemizin en küçük bir belediyesinde başkanlık yapan birisi, görev bitiminde geçimini sağlamak için hiç çöpçülük yapar mı?

Böyle bir şeyi düşünmek mümkün mü?

Adı, Ann-Sofie Hermansson.

Bir süre önceye kadar İsveç’in ikinci büyük kenti Göteborg’un belediye başkanı idi.

Tekrar seçime girdi, kazanamadı.

Geçimini sağlamak için çalışmak zorundaydı.

İş bulamadı, imdadına 19 yaşındayken aldığı ağır vasıta ehliyeti yetişti.

Bir çöp toplama şirketinde işe girdi.

Artık çöp toplayarak ve topladığı çöpleri taşıyarak yaşamını sürdürüyor.

Eee, ne yapsın bayan Hermansson?

İsveç’te eski belediye başkanlarına danışmanlık gibi, şirket yönetim kurulu üyeliği gibi “avanta iş” yok ki!

Görevin bittiyse bitti, ne iş bulursan çalışacaksın.

Küçük bir uyarı

Tarihin verdiği şu dersi unutmayalım!

Demokrasi kültürü olmayanlar, yani diktatörler; eleştiriyi “hakaret”, özeleştiriyi “zayıflık”, uzlaşmayı ise “yenilgi” olarak kabul ederler.

Bu nedenle siz siz olun, bu üç sözcüğe dikkat edin!

Peynir

Ülkemizde 193 çeşit peynir üretiliyor.

Buna rağmen Venezuela’dan 500 ton peynir ithal edilmesi için anlaşma yapılmış.

Bugüne kadar henüz ithalat yapılmamış, ama böyle bir anlaşma var.

Önemli bir konu mu?

Özünde önemli, ama Türkiye öyle bir “gıda ithalatçısı” ülke durumuna geldi ki, 128 ülkeden yüzlerce çeşit gıda ithal ediyoruz, Venezuela’dan da peynir ithal etsek ne olur?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder

# AKP

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Büyükşehir Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?