Ekonominin kara deliği: Spor

Hemen herkesin bir şekilde bir spor dalında tuttuğu bir takım vardır. Bu da genelde futboldur ve üç büyük takımdır. Yaşadıkları şehrin takımını tutanlar, babasının tuttuğu yerel takımı tutanlar bile bir şekilde üç büyüklerden birisini ya tutarlar ya da bir sempati beslerler.

Ülkemizde futbol ekonomisinin boyutu akıl almaz seviyelere ulaşmış durumda. Taraftarların yayın gelirleri, lisanslı ürünler, maç günü hasılatlarıyla para aktardıkları kulüplere bir de dolaylı yollardan para aktardıkları iki durum var; bahis ve sponsorluklar.

Bir marka gelip bir takımın formasına, sağlık hizmetlerine ya da stadyum ismine babasının hayrına ya da patron o takımı çok seviyor diye sponsor olmuyor. O takımı destekleyen ve takip eden taraftarlara yönelik bir reklam çalışması olarak bunu yapıyor. Yani taraftarların tüketimden gelen güçleri çok farkında olmasalar da takımları için çok büyük bir gelir kaynağı.

Ancak ülkemizde saysanız sayısı beşi hadi bilemediniz onu geçmeyecek kadar kulüp dışında tüm futbol kulüpleri gırtlaklarına kadar borca batmış durumdalar. Öyle ki kulüplerin beş yıllık on yıllık gelirlerini toplasanız, üstüne bu sürede beş kuruş para da harcamasalar yine de borçlarını kapatacak bir para ortada yok. E tabi sporun rekabetçi doğası gereğince bu gelirleri korumak ya da arttırmak için başarılı olmak gerekiyor. Kulüp her sene sezonun ortasında yarıştığı tüm kulvarlarda havlu atarsa doğal olarak taraftarın ilgisi azalıyor bu da her tür gelir kaleminde dramatik düşüşler yaratıyor.

ŞİRKETLEŞME BİR ÇARE Mİ?

Türkiye’de spor kulüplerinin dernek statüsünde olması çok uzun yıllardır eleştirilen ve ülkemiz sporunun bu denli başarısız olmasının en büyük sebebi olarak gösterilen unsur. Ancak gördük ki şirketleşmiş kulüplerin de ne başarıları, ne istikrarları en azından ülkemiz örneğinde pek de dişe dokunur sonuçlar vermiyor. Dernek statüsü tartışılabilir ancak geçtiğimiz ay yaşadığımız Avrupa Süper Ligi girişiminin de spor kulüpleri şirket olursa, kendilerinin varlık sebebi olan taraftarlardan kopabilme ihtimalini de ortaya çıkartıyor.

Türkiye’de kamuoyuna mal olmuş ve harika yönetilen dernekler ve vakıflar var. Bir Dilek Tut Derneği, Darülaceze, TÜSİAD, Yeryüzü Doktorları, TEMA, AKUT, LÖSEV, TOG, Mor Çatı, TEGV, Darüşşafaka, Türk Eğitim Derneği, Türk Eğitim Vakfı, AÇEV, Mehmetçik Vakfı, ÇYDD… Daha bir sürü çalışmalarıyla herkesin takdirini kazanan dernek ve vakıf sayabiliriz. Bunlar da çok büyük paraları ve yapıları yönetiyor, organizasyonlar yapıyor, gelirlerini arttırarak büyümeye çalışıyorlar. Demek ki mesele şirket olup olmama değil, dernek ya da şirket olsun o yapıyı düzgün bir şekilde yönetecek kapasiteye, bilgiye, birikime ve aidiyet duygusuna sahip olmak.

İşin bir de ters bakış açısı var, yönetimleri dernek statüsü olan yapılarda seçilmek için taraftar desteği ve camiada havayı yakalamaya ihtiyaç duyuluyor. Kocaman markaları ve uzun projeksiyonlarda büyük gelirlere sahip yapıları yönettikleri için de kendi aile ekonomilerinde ya da yönettikleri şirketlerde atmayacakları ekonomik adımları, sözde atılımları bol keseden dağıtıyorlar. Sonuç da planlama olmadan bu şekilde gelişi güzel yapılan eylemlerin sonunda hüsran olunca kara delik daha da büyüyor.

Öte yandan yerel kulüplerin de belediyelerin kaynaklarını yutması gibi bir durum var ki bu noktada biraz temkinli olmak gerek. Zira yerel yönetimlerin sosyal hayatı geliştirmek için yerel paydaşlara kaynak aktarması ve onların önünü açması görevlerinden birisi olmakla beraber; bunun genelde siyasi saiklerle daha çok reklam ve popülizm için yapıldığı ve futbola odaklandığı da bir gerçek.

Örneğin hukuki bir düzenleme olsa ve belediyeler sadece amatör sporlar dediğimiz futbol dışı alanlara destek olabilseler; bu kaynaklar takibi sağlanabilen elektronik paralarla yapılsa ve istismarların önüne geçilse… Bu tip çok fazla denetim mekanizması geliştirilerek ve sağlıklı bir akış sağlanabilir.

EN ÇOK PARA EN BÜYÜK BAŞARISIZLIK

Bugün ülkemizdeki spor ekonomisinin herhalde %80-90’ı futbola ayrılıyordur. Ancak hem kulüpler hem de milli takımlar seviyesinde ülkemizin aktarılan kaynak – alınan başarı denklemine baktığımız zaman listede açık ara son sırada yine futbol yer alıyor. İnsanların ilgisi yüksek diye bu açmaz sürekli tolere ediliyor.

Bankalar cennet vadeli düşük faizli kredilerle kulüpleri yapılandırıyor, kamu kaynakları gerek kamu bankaları gerek yerel yönetimler eliyle sürekli buralara akıtılıyor. Sonuç? Sürekli büyüyen borçlar, zenginleşen menajerler ve simsarlar, yabancı transferlere abuk sabuk ödenen dövizler…

Her hafta sosyal medyada amatör sporlar alanında başarıya ulaşmış genç bir evladımız hakkında paylaşımlar görüyor ve mutluluktan havalara uçuyoruz. Üstelik hemen hepsi de olimpik spor dallarında kazanılıyor. Ancak medyanın ve siyasetçilerin bu konulara ilgisi; tebrik edip üç beş beğeni almaktan öte olmadığı için saman alevi gibi bu coşkular sönüveriyor.

Gençlik ve Spor Bakanlığı çok güzel projelerle çok nitelikli kaynaklar aktarıyor ama spor yayını yapan medya kuruluşları haftada üç beş dakika o da denk gelirse bu konulara değinmiyorlar bile. Çünkü izleyen yok. Seyirci sürekli olarak futbolun o itişmeli kakışmalı, seviyesiz polemiklerini istiyor. Yalan transfer söylentileriyle hayallere dalmayı istiyor. “Transfer Şampiyonu” diye bir tanım dünyanın başka bir yerinde kullanılmıyor, ben denk gelmedim.

Ancak son yirmi ve özellikle de on senede gördük ki futbola aktarılanın onda biri paralarla basketbol ve voleybolda hem kulüpler hem de milli takımlarımız çok büyük başarılar elde ediyoruz. Bunların da onda biri paralarla amatör sporlarda bir sürü gencimiz dünya çapında başarılar elde ediyorlar. Bu işte bir matematik ve mantık sorunu var.

Dünyanın ekonomik olarak en büyük spor organizasyonları arasında yer alan NBA ve NFL’in yönetim şekillerine çok değil on saat nitelikli bir okuma yaparak bakıp inceleseniz; bizim sistemin ne derece rezalet olduğunu görürsünüz. Profesyonel sporun olmadığı, sporun tamamen okul seviyesinde rekabetçi ve alt yapı olarak eğitime entegre edildiği bir yapının; profesyonel seviyede sadece bir organizasyondan ibaret olduğunu görürsünüz.

Ekonomik kuralları ve altyapı kurallarını net bir şekilde koyarak; büyüyen ekonomiden pay almayı bilen bu organizasyonları izlemekten aldığımız keyfin yüzde birini kendi ülkemizdeki sporu izlerken alamıyoruz.

Tuttuğumuz, taraftarı olduğumuz, uğruna zaman ve para harcadığımız takımın içinde olduğu organizasyon, bundan on binlerce kilometre uzaktaki ve bize tamamen soyut ve yabancı kavramlarla örülü bir ligi izlerken aldığımız lezzeti veremiyorsa oturup bir düşünmek lazım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Arda Süar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.


2-ELEKTRİK TEKNİKERİ

- Endüstri Meslek Lisesi veya Üniversitelerin ilgili MYO bölümlerinden mezun, - İşini dikkatli ve titizlikle yapan, - Askerlik görevini tamamlamış...

0262 335 63 66  HYDRO-PACK MÜHENDİSLİK MAKİNA HİDROLİK SAN. VE TİC.LTD.ŞTİ 

ELEMAN ARANIYOR

KULLAR’DA KURULACAK  OLAN  FABRİKAMIZA  ELEMANLAR ALINACAKTIR. 1- MONTAJ ELEMANI - Endüstri Meslek Lisesi veya Üniversitelerin ilgili  MYO böl...

0262 335 63 66 HYDRO-PACK MÜHENDİSLİK MAKİNA HİDROLİK SAN. VE TİC.LTD.ŞTİ

ELEMAN ARANIYOR

- SERVİSİMİZİN MEKANİK BÖLÜMÜ USTALIĞINI YÜRÜTECEK, KONUSUNDA DENEYİMLİ PERSONEL ARANIYOR. - İŞ YERİMİZDE ÇALIŞACAK GENÇ, DİNAMİK, EMEKLİ VE TECRÜB...

0262 335 50 03 AUTO KİNG

ÜRETİM ELEMANI 

- ENGELLİ KADROMUZ İÇİN  EMEKLİ OLMAYAN BAY ELEMAN (Temizlik işlerini yapabilecek fiziki şartlarda) -  TEMİZLİK PERSONELİ - BAY (Daha önce özellikle...

ELEMAN ARANIYOR

 ELEMAN ARANIYOR AÇIKLAMA :  - ASKERLİK İLE İLİŞİĞİ OLMAYAN, - 18 - 40 YAŞ ARASI,  -  EMEKLİ OLMAYAN  - FORKLİFT OPERATÖRÜ  (Kamyon ehliyetli t...

Satılık dubleks daire

Derince Sırrı Paşa Mahallesi Öğretmenler Caddesi İrfan Sokak'ta, 5 yaşındaki binanın 3. katındaki çatı dubleks satılıktır. Krediye uygun 3+1, brüt 17...

0538 094 41 95

SAHİBİNDEN SATILIK DÜKKAN

Başiskele Sanayi Sitesi’nde Dış cepheleriyle toplam 500 m2, İç cepheleri 195m2 kullanım alanı olan 2’li dükkan

0537 308 16 63

HURDA GAZETE SATILIR

Hurda (eski gazete) gazete satılır

YÜRÜYEN VE UÇAN TÜM HAŞERELERLE MÜCADELE

Kocaeli bölgesinde, * Ev * İş yeri * Çeşitli alanlarda ilaçlama yapılır. Covid-19 buharlı dezenfektan yapılmaktadır.

05071250076 KARTEPE TARIM VE İLAÇLAMA

Anket Büyükşehir Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?