Covid destekleri kimlerin cebine aktı?

Bütün dünyada tartışılan en güncel konu bu.

Bu kadar “Covid desteği” sağlanıyor, acaba bu destekler eşit mi paylaşılıyor?

Desteklerden “en fazla ihtiyacı olanlar” mı yararlanıyor, yoksa “tuzu kuru olanlar” servetlerine servet mi katıyor?

1888 yılından beri günlük yayınlanan uluslararası İngilizce iş gazetesi Financial Times, geçenlerde bununla ilgili Ruchir Sharma imzasıyla bir araştırma yazısı yayınladı.

İlginç, çok ilginç!

Özetini satırbaşlarıyla vereyim:

*Virüs yayılırken merkez bankaları dünya ekonomisini ayakta tutmak için ekonomilere toplam 9 trilyon dolar enjekte etti.

*Bu teşvikin büyük kısmı mali piyasalara, oradan da ultra zenginlerin net varlığına gitti. Ultra zenginlerin serveti bu dönemde 8 trilyon dolarlık artış gösterdi.

*2020’de dünyadaki milyarder sayısında patlama yaşandı. Nisan 2021 itibariyle milyarder sayısı 700 kişi artarak 2700’ü buldu.

*Pandemi sürecinde en büyük artış Çin’den geldi. Çin’de her 36 saatte bir milyarder ortaya çıktı, toplam sayı 238 artışla 626’ya yükseldi.

*Çin’in ardından ABD geliyor. ABD’de pandemi süresince 110 yeni milyarder ortaya çıktı, toplam milyarder sayısı 724 oldu.

*ABD ve Çin’de en çok kazanan 10 kişi, kısa bir süre öncesine kadar ömür boyu kazanılması imkânsız görünen meblağları sadece bir yılda servetlerine kattılar.

Haftalık OKSİJEN Gazetesi’nde yayınlanan araştırma çok uzun, ben size sadece özetin özetini verdim.

Çıkan sonuç şu:

TV kanallarından sık sık o ülke şu kadar bu ülke bu kadar halkına “covid desteği” sağladı haberlerini duyuyoruz ya, doğrudur, bazı ülkelerin sağladığı destekler astronomik boyutlarda.

Ancak paranın nihai aktığı yer değişmiyor, yine milyarderlerin kasasına giriyor.

Baksanıza, dünyadaki milyarder sayısı son bir yılda hızla artmış, toplam servetleri de katlanmış.

Demek pandemi de “dünyanın düzenini” değiştiremedi.

Fakir, daha fakirleşti.

Zengin, daha zenginleşti.

Bütün dünya “binde bire” çalışıyor.

Sedat Peker neden BAE’de?

BAE, Birleşik Arap Emirlikleri…

Sedat Peker, BAE’ye kapak attı, Türkiye’yi sarsan videolarını buradan yayınlıyor.

İyi de, bu işin içinde başka bir iş yok mu?

Alengirli bir iş.

Bildiğim kadarıyla…

Birleşik Arap Emirlikleri, İsrail’le stratejik ortak.

Aralarında resmi ve ciddi anlaşma var.

Dahası, Birleşik Arap Emirlikleri tamamen ABD’nin kontrolünde.

Otur, otur…

Kalk, kalk…

Sedat Peker burada kendisini güvende hissediyorsa, bu durumu farklı yorumlamak gerekmez mi?

Türkiye temizlenmeli de, nasıl?

Türkiye ne zaman kirlense…

Türkiye’de ne zaman “mafya türü” olaylar ayyuka çıksa…

Hemen “Türkiye temizlenmeli” naraları başlar.

Tamam, Türkiye temizlenmeli de, bu nasıl olacak?

Kirli ellerle mi?

Kirli ellerle temizlik yapılmaz.

Kirli elle temizlik yapıldığı nerede görülmüş?

Türkiye’yi kirletenler, Türkiye’yi nasıl temizleyecek?

Türkiye’yi ancak “temiz eller” temizleyebilir.

Toplum hızla argolaşırken

Siyaset, mafya, reis…

Süslü, kirli…

Derin, hesaplaşma, namussuz…

Düşkün, ahlaksız…

Peynir, pudra şekeri, kokain…

Gemi, eroin, uyuşturucu…

Tosuncuk, fedai…

Çete, pelikan, racon…

Damat, mert, namert…

Yoklama, yoksulluk, yolsuzluk…

Ölmek, öldürmek…

Çocuk pornosu, seks kasetleri…

Ben başladım, listeyi siz uzatabilirsiniz.

Son zamanlarda kelime haznemiz çok genişliyor, çok!

Yeni sözcükler…

Yeni üslup (anlatma biçimi)…

Toplum hızla argolaşıyor.

Fransız Buffon, “Üslup, insanın ta kendisidir” der.

Ziya Paşa’nın üslupla ilgili sözünü hepimiz biliriz:

“Üslubu beyan, ayniyle insan.”

Hz. Mevlana, üslubu “Testinin içinde ne varsa, dışarıya o sızar” şeklinde açıklar.

Meksikalı Oktavio Paz’ın sözcüklerle ilgili tespiti ise bambaşkadır:

“İnsan sözcüklerden oluşur, sözcükler de insanlardan…”

Bütün bunlardan ortaya çıkan gerçek şu:

Sözcüklerin bütünü yani dil, aklın formudur.

Akıl nasıl çalışırsa, dile öyle yansır.

Ne düşünürsen, nasıl düşünürsen, öyle ifade edersin.

Üslup ortaya çıkar.

Üslup; insanın kimliğidir, kişiliğidir, karakteridir, ahlakıdır.

Üslubuna bakarak insanlara not verebilirsiniz.

Üslubuna bakarak arkadaş seçebilirsiniz.

Bu nedenle üslup çok önemli.

Toplumun argolaşması bu nedenle önemli.

Toplum argolaşıyor ve siyaset hoyratlaşıyorsa, tehlike çanları çalıyor demektir.

Aman dikkat!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder

# çocuk

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Mert - ben gölcük ilçesinde oturuyorum. Yasaklı saatlerde marketler kurallara uydu. Fakat Anadolu lisesi karşısındaki manav geç saatlere kadar açık idi. Vergi vermeyen ,Belediye arazisine manav açan satış yaptı. Gerisini siz düşünün

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 03 Haziran 09:03


Anket Yaz tatilinizi nerede geçirmeyi tercih edersiniz?