Diyanet’te iyi ki Bünyamin Okumuş gibiler var

Halkı aydınlatmakla görevli din adamlarından Atatürk ve Cumhuriyet karşıtı laflar, gerici ifadeler duymuyor muyum, afakanlar basıyor.

Pes doğrusu, diyorum.

Bunlar; insanlık ve çağdaşlık düşmanı!

Bunlar; Diyanet İşleri Başkanlığı’na çöreklenmiş Arap kültür emperyalizminin uşakları!

Bunlar; vizyonsuz, öngörüsüz, örümceklenmiş, sığ kafalar!

Bunlar; Türkiye’yi Ortaçağ karanlığına geri götürmek isteyen zihniyetin lokomotifleri!

Aralarında “sağduyulu sesler” yok mu?

Az da olsa var.

Belki çoğu sağduyulu, belki çoğu “uygarlık çizgisinde”, ama tepki verme cesaretleri sınırlı.

İyi ki Bünyamin Okumuş gibiler var

Geçenlerde SÖZCÜ’de Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Bünyamin Okumuş’un görüşlerini okudum.

Okumuş, Ayasofya’da yaptığı konuşmada Atatürk’e hakaret eden imam Mustafa Demirkan’a tepkilerini şöyle dile getiriyor:

*Atatürk'ü anlamaktan aciz, gafil ve hainleri kınıyorum. Burası, Atatürk'ün kurduğu bir kurumdur. Atatürk Diyanet'i, dinle ilgili doğru bilgiyi halka anlatsın diye kurmuş. Atatürk'e rahmet okumak vefa borcumuzdur, bu borcu ödemek de birinci vazifemizdir. Atatürk ölmez bir eser bırakmıştır.

*Atatürk'ün hatıralarına ve heykellerine saldıran zavallılar, sizin yel değirmenlerine savaş açan Donkişot'tan ne farkınız var?

*Atatürk bizim börkümüzdür, birliğimizdir, simgemizdir. Ona laf yok, baş giderse börk gider. Allah muhafaza, bir daha da geri gelmez. Atatürk'e tahammülsüzlük Türkiye'ye tahammülsüzlüktür.

*Atatürk alerjisinin gerekçesini nasıl okumalıyız? Gizli FETÖ'cü olup olmadıkları mutlaka incelenmelidir. Vaazları ile milli birliğimizi yaralamaya hiç kimse cüret etmemelidir. Atatürk'e dil uzatanlar daha iyi Müslüman olduklarını mı sanıyorlar? Ey kendini bilmez akılsızlar, Atatürk’ümüzden ne istiyorsunuz? O tarih sahnesine çıkmasaydı, Türklüğün kıvancı, İslam'ın bekçisi olmasaydı doğdunuz zaman kulağınıza ezan mı okunur yoksa bir kilisede vaftiz mi olurdunuz?

                                      ********

Bünyamin Okumuş’un görüşleri böyle.

Dileyelim ki, Diyanet İşleri Başkanlığı’nda Bünyamin Okumuş’ların sayısı çoğalsın.

Balık

Uzmanlar anlatıyor:

“Karadeniz’de 26, Marmara’da 125 balığın neslini kuruttuk…”

Bunlar, “ deniz salyası tehdidi” başlamadan önceki rakamlar.

Öyle görünüyor ki, bu tehdit özellikle Marmara denizinde balık çeşitliliğini iyice yok edecek.

Şu anda barbunu Senegal’den, kalkanı Romanya’dan, lagosu Mısır’dan, sinariti Gana’dan, dil balığını Somali’den, uskumruyu Norveç’ten, sardalyayı Yunanistan’dan alıyoruz.

Yakında hamsi de ithal balıklar arasına girerse, hiç şaşırmayın!

Yandaş basın zırvalamaları

Durum kötü, anket sonuçları tepetaklak ya…

Artık ne yapacaklarını şaşırdılar.

Ön plana çıkaracakları, övecekleri elle tutulur bir hizmet yok…

Bir gün yalan, iki gün yalan, üç gün yalan, baktılar her gün yalan her gün yalan olmuyor, işi “zırvalamaya” döktüler.

Hem de ne zırvalama!

Yeni bir anekdot olsa, neyse.

Anlatıla anlatıla bayatlamış.

Geçenlerde anlı şanlı bir ulusal gazetenin anlı şanlı bir yazarının köşesinde yayınlanan hikâyeye bakın!

“Meşhur hikâyedir: Eski bir CHP Trabzon Milletvekili Ahmet Şener, Tonya’da aracıyla seyir halinde iken, yolda iki güğüm ile su taşıyan bir kadını görmüş ve iyilik olsun diye arabasına almış. Yaşlı kadına hangi partiye oy verdiğini sormuş, o da sağ partilerden birine verdiğini söylemiş.

Şener, “Ama artık bundan sonra bizim partiye oy verirsin değil mi?” demiş.

Kadın, “Sizin partiniz hangisi ki?” diye sormuş.

Şener, “CHP” demiş.

Kadın, “Ben o partiye oy vermem, arabayı durdurun” demiş, arabadan inmiş ve güğümlerdeki suları boşaltmış.

Şener, “Tamam, bize oy vermeyeceksin de o suları niye boşalttın be teyze?” diye sorunca, kadın “Biz o sularla abdest alacaktık, su murdar oldu, onun için boşalttım” demiş.

Halkından, halkının değerlerinden böylesine kopuk bir siyasi parti, iktidar yüzü görür mü?

Sittin senedir iktidar yüzü görmüyorlar lakin onlar bunun sebebini hâlâ başka yerlerde arıyorlar!”

Türk basınındaki ve Türk siyasetindeki şu seviyesizliğe bakar mısınız?

Her ne şart altında olursa olsun, CHP’ye vuracaklar ya, dönüp dolaşıp temcit pilavı gibi aynı hikâyeyi anlatıyorlar.

Yalan ve uydurma hikâyeyi…

Amaçları, günümüzün rezilliklerini örtbas etmek!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Bülent - Sevgili Tanzer bey

Sizin gibi doğruları söyleyen gazeteciler olduğu sürece gelecekten ümitlerim artıyor. siz çok yaşayın selamlar

Yanıtla . 1Beğen . 2Beğenme 09 Haziran 10:30


Anket Yaz tatilinizi nerede geçirmeyi tercih edersiniz?