Üç Mozak…

Kıyıkışlacık, ya da tarihi adı ile “İASSOS” antik çağda “KARİA” olarak bilinen bölgenin bir balıkçı köyü.

Milas’a 26 kilometre uzaklıkta.

1960’dan bu yana İtalyan arkeoloji ekibinin çalışmaları sonucu bu köydeki tarihi mekanlar büyük ölçüde ortaya çıkarılmış.

Adeta küçük bir Efes gibi.

Buraya yıllar öncesi gelenler, zilyet yoluyla bu alanlara sahip olmuşlar!

Bir zamanlar, yaban domuzları ve diğer yaban canlılarının yaşadığı ormanlık alanlar zamanla yapılanmaya açılmış ve son yıllarda da yazlık sitelerle dolmuş.

Ormanlık alanlar küçülmüş, orman ortamında yaşayan canlı türleri azalmış, en dirençli olan yaban domuzları ve birkaç yaban hayvanı hala yaşama çabasında.

Sitelerde yaşayanlar yemek atıklarıyla domuzları beslemeye çalışıyor.

Ne var ki, çoğu zaman aç kalan domuzlar ana yollara çıkıyor, çöp bidonlarını devirip yaşamaya çalışıyor.

Kış aylarında, avcıların bu hayvanları vurdukları ve turistik otellere sattıkları söyleniyor.

Kıyıkışlacık’tan çıkışta zeytin ağaçlarıyla çevrili düz bir yol var. Sürücülerin bazıları bu düz yolda sürat yapmayı ve hoyratça araç kullanmayı marifet sanıyorlar!

Geçen gün bu yoldan Milas’a giderken, yol üzerinde ard arda üç “MOZAK” ölüsü,  yani “domuz yavrusu” görünce içim burkuldu.

İnsan kılığındaki ilkel bir yaratık, “hız tutkusuna” yenilmiş, üç yavru domuzu katletmiş.

 O yavruları yolun kenarına taşımayı bile düşünmemiş!

Bu cinayete neden olmadığım halde, kendimi suçlu gibi hissettim!

 

Cenneti cehenneme çeviriyoruz!

 

Ne yazık ki, bu ülkede “DOĞA CİNAYETLERİ” amansızca sürüyor!

İşte, “İKİZDERE” son örneği!

Bakir, doğal bir ormanı, içindeki tüm bitki ve hayvan çeşitliği ile yok ettikten sonra “bir yerine 100 ağaç dikeceğiz” palavrasıyla, o katledilen doğayı yeniden üretebileceği yalanlarıyla ya da cehaletiyle insanları kandırabileceğini sanan çirkin siyasetin kurbanıyız!

Avrupa ülkelerinde yasak olan “siyanürle altın çıkarma” talanı ile ülke doğasını yok edenlere sessiz kalmak büyük bir İHANET değilse nedir?

Ya da gelecek nesillerin yaşam haklarını yok etmek nedir?

Ülkenin dört bir yanından, insan feryatları yükseliyor;

Ormanlar ve meralar yapılanmaya açılıyor.

Ülkenin en güzel doğal mekanlarında binlerce maden ocağı ruhsatı dağıtılıyor.

Ormanlar ve meralar yapılanmaya açılıyor!

Tarım alanları hızla yok ediliyor!

Bodrum ve Antalya başta olmak üzere, ege ve Akdeniz’in en güzel kıyıları ve orman alanları “görgüsüz ve türedi zenginlerin” talan ve günah alanı oldu!

“BETON YIĞINLARINI” tatil mekanı sanan ilkel bir anlayış, ülkemizin turizm ve doğa cenneti alanlarını yok ediyor!

Çocuklarımız ve torunlarımız bugünkü nesli lanetle anacaklar.

Farkında mıyız?

İnandığımızı söylediğimiz, Yaradan’ın biz insanlara “İNSANCA YAŞAMAK” için bahşettiği doğaya kıymak insanlık mı?

Para ve zenginliği “mutluluk ve başarı” sanan insanlık ve doğa düşmanı “insanımsı yaratıklara” engel olamadan bu dünyada insanca yaşamak mümkün mü?

Yaz ortasında yaşanan ani ısı değişiklikleri ile gelen dolu yağışları ya da onlarca tekneyi batıran amansız fırtınalar, hala uyanmamıza yetmiyor mu?

Uyan ey insanlık;

DOĞA YOKSA SEN DE YOKSUN!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yaz tatilinizi nerede geçirmeyi tercih edersiniz?